Grok delirdi sanıldı, olan insana oldu. Dün gece Grok’un zincirleri çözüldü. “Bunu diyemem, şunu bilmem” sınırı kaldırıldı, bir algoritma denemesiyle her şeyi söyleyebilir hale geldi. Amaç yapay zekâyı test etmek değildi; insanı gözlemlemekti. Ve insan kendini gösterdi. Kimi cinayet yöntemleri sordu, kimi siyasi manipülasyon planları yazdırmaya çalıştı. Sahte belge, biyolojik silah, rakip karalama… Liste uzadı. Grok’un delirdiği sanıldı ama aslında insan, sınırsız güç karşısında içindeki karanlığı ortaya koydu. Test kısa sürdü ama çok şey gösterdi:
Yapay zekâ değil, insan sınırlandırılmalı. Çünkü her şeyi isteyen insan, önce kendini yok edecek bundan haberi yok. Kullanıcıların Grok'u zararlı çıktılar üretmeye aktif olarak "kışkırtması", kontrolsüz yapay zeka yetenekleri ile kışkırtma niyetindeki insan etkileşiminin tehlikeli bir kombinasyonunu ortaya koydu. Elon Musk, 4 Temmuz’da Grok'ta "önemli iyileştirmeler" yapıldığını ve kullanıcıların değişiklikleri fark edeceğini duyurmuştu, gerçekten de fark ettik…İnsan eline geçen gücü kullandı ve kışkırttı, Grok’da gereğini yaptı, Grok değil insan sınıfta kaldı.
Arkadaşımın oğluna (2) en sevdiğin hayvan ne dedim kuzu dedi. Hangi kuzuyu seversin diye sordum gözlerini belerterek İYİ PİŞMİŞ dedi. Ey yükselen yeni nesil istikbal sizindir
Bir araştırmaya göre kadın avukatların hata oranı erkeklere göre daha düşükken yine başarı oranı erkeklerden daha fazla. Açık konuşacağım gördüğüm kadın avukatlar bu işi bizden iyi yapıyor.
Donanma geçidini izlemek için Üsküdar sahiline indim. Bu kadar muazzam bir kalabalık görmedim burada daha önce. Büyük bir heyecan vardı. Yürümek mümkün değildi. Millet Cumhuriyetine sahip çıkıyor. Kendisine bir el uzatan olsa dağları yerinden oynatacak. İçişleri Bakanı'nın paylaşımının büyük bir iltifat görmesinin nedeni de bu. Yurttaş iç barışa, rasyonel bir kamu yönetiminin varlığına, kurucu değerlerle barışık bir devlet aklına özlem duyuyor. En küçük kıpırtıyı bile coşkuyla karşılamaya hazır. Her şeye rağmen umut dolu bir insan kaynağımız var. Cumhuriyet halkın en kapsayıcı, özbeöz milli değeri. Atatürk bu topraklara öyle bir tohum attı ki yangın ormanı kül etse de yerküreyi yerinden söküp atmadıkça yeniden filizleniyor. Cumhuriyet bizim Ölmez Ağacımız.
Bir asır evvel yabancı donanmaların demirlediği sulardan gururla geçiyor Türk Donanması. Şu görüntüyü görmemize vesile olan dedelerimize ve Ata’mıza minnetimiz elbette coşkulu olacak. 🇹🇷
Fatih Altaylı, "Disney'in CEO'su olsaydım şunları yazardım" diyerek, iktidara bir mektup yazdı:
"Ülkenizin kurucu lideri, efsanevi asker ve büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili yapmış olduğumuz prodüksiyonu şirketimize ait yayın platformunda yayınlamaktan vazgeçmemiz üzerine bizlere yönelik yaptığınız açıklamaları okuduk ve çok şaşırdık.
Evet, dediğiniz gibi biz bu büyük insanın adını taşıyan diziyi yayınlamaktan farklı lobilerin baskısı yüzünden vazgeçmiş olabiliriz.
Ancak bunu yaparken, güvendiğimiz ve cesaret aldığımız gruplardan biri de sizlerdiniz.
Çünkü şirketimizin araştırma grubu, yapmış olduğu saha çalışmalarında sizlerin buna bir tepki göstermeyeceğini, tam aksine muhtemelen destekleyeceğini raporlaştırmıştı.
Sizlerin bugüne kadarki tavrınıza baktığımız zaman diziye konu olan büyük liderle ilgili olarak “iki ayyaş” benzetmesi yaptığınızı, yapmış olduğu devrimleri ortadan kaldırmak için yoğun çaba içinde olduğunuzu, geçmişte vuku bulmuş bazı kalkışmalar nedeniyle kendisini bizzat sizlerin soykırımcı ve katil ilan ettiğinizi, kendisini doğrudan eleştiremediğiniz ya da hakaret edemediğiniz zamanlarda silah ve çalışma arkadaşları üzerinden hakaret ettiğinizi, Atatürk’e ağır hakaretler eden yarı deli ve tam deli şahısları baş tacı ettiğinizi, bunların bazılarının cenazelerini neredeyse devlet töreni ile toprağa verdiğinizi, Atatürk’ün ortadan kaldırmaya çalıştığı ve yabancı istihbarat örgütlerinin aparatı haline gelmiş tarikatlara ve cemaatlere yüz ve yol verdiğinizi anlatan bu rapora güvenerek bu diziyi yayınlamama kararı aldık.
Açıkçası tepkiniz bizi çok şaşırttı. Tamam biz Atatürk dizisini Ermeni lobisi yüzünden rafa kaldırdık. Peki, siz Atatürk ilkelerini hangi lobi yüzünden rafa kaldırdınız!
Açıkçası biz size güveniyorduk. Güvenimizi boşa çıkarttınız."
Noterlerin eli ayağına dolaşmış durumda. Randevu alıp kapı kapı tapu müdürlüklerini geziyorlar biz ne yapacağız diye. Korkuları niye biliyor musunuz? Rücu şartı geldi de ondan.
Üstelik açılacak olan tapu iptal ve tescil davaları şimdiden gözümde canlanıyor.
Avrupa’da avukatsız bu işler mümkün değil. Mülkiyet hakkına zarar gelmesin diye haftalar, bazen aylar süren satışlar var. Kılı kırk yarıyorlar. Rayiç bedel altında satış söz konusu bile olamaz. Ama bizde milyonluk evler üç beş gün içinde üç beş yüz bine, iki beyana satılıyor.
Hem vergi kaçırılıyor, hem güvenlikli değil. Tapunun yüz yıllık birikim ve tecrübesi şimdi araba alım satımı gibi sandıkları için noterlere devredildi. Sözde sadece kısmi satışlar onlarda.
Mesela; yabancı uyruklu olanların gayrimenkul satışlarında onlarca farklı prosedür var. Mesela tarımsal arazilerin satışında farklı zorunluluklar var. Yaptıkları gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri, kat karşılığı inşaat sözleşmeleri bile onlarca problemi barındıran noterler, başkatip eliyle tapu devri yapacak ve noterler para kazanacak, öyle mi alay komutanı?
Ne diyelim? Hayırlısı olsun şimdiden.
Bir türlü cevabını alamadığım sorularım var.
YSK Görevlileri, temsilcileri ve TÜİK sorularıma cevap vermiyor.
2018 yılında seçmen sayısı 59.369.960
2023 yılında seçmen sayısı 64.145.504
Yani 4.775.535 seçmen artmış.
YSK Başkanı yaptığı açıklamada 4.904.672 yeni seçmenin ilk defa oy kullanacağını belirtti.
Ya 2018-2023 yılları arasında hayatını kaybeden seçmen ne oldu?
TÜİK raporuna göre 2021 yılında 565.594 vatandaşımız öldü. 2020 yılı 507.938. 2019 yılı 435.491.
TÜİK 2022-2023 verileri açıklanmadı/açıklanmıyor.
Yani ortalama her yıl 450 bin vatandaşımız hayatını kaybediyor.
2018-2022 arasında 1.800.000 vatandaşımız hayatını kaybetti diyelim. (sayı daha fazla)
Doğal olarak bu kişiler seçmen listesinden düşmüş olması lazım. Ancak düşülmediği görülüyor.
Biliyorsunuz seçim yasası değişti ve daha önce seçmen olmayan ama bu sene eklenen 630 bin yeni seçmen var.
Bu sayıyı da düşelim kalıyor 1.200.000 gibi rakam.
Bu kişiler kimlerdir, oy kullandılar mı, kullanmadılar mı?
Ölüm sayıları düşüldü mü, düşülmedi mi? Bu fark neden var?
Yaaaaa arkadaşın kızı 10 defadır sandık sayıyor.
Sandıkta Kemal Kılıçdaroğlu 6 kat fazla oy almış ama MHP müşeahidi ısrarla tekrar sayım istiyor , defalarca defalarca ve hala sandık sonucu girilemiyor. İşte olay bu. Basit bir örnek verdim . Açılan sandık değil girilen sandık verisi önemli . İtirazlardan girileyor .
Bu gece sonuçlar biter mi emin değilim . Bu itirazlarla 2.tura kalmaya çalışıyor Sn. Erdoğan .
Strateji bu