Bekarlık günlerini özleyen, çocukları olduktan sonra bunalan ve hiçbir şey yapamadığını düşünen annelere bazı hatırlatmalar yapmak istiyorum:
Nerede tıkanıyorsunuz biliyor musunuz? İbadeti sadece namazdan ibaret görmekte ve ilimle meşgul olduğunuz bekar günlerinizle kendinizi kıyaslamakta…
Her halinizle Allah’ın kulu olduğunuz ve niyetinizle çok büyük sevaplar kazanabileceğiniz halde şeytan kısır bir noktadan baktırarak sizi ümitsizliğe düşürüyor.
Çocuksuz dönemlerle mukayeseler yaptırarak sizi depresyonla baş başa bırakmaya çalışıyor. Sanki kulluktan çıkmışsınız gibi vesvese veriyor.
Hayır, öyle değil! Siz, evlatlarınız olgunlaşıncaya kadar onlarla geçirdiğiniz her vakitte Allah rızası için sabrediyor, emek veriyor ve ibadet sevabı kazanıyorsunuz.
Üstelik hem çocuğunuzla ilgilenmenin sevabını hem de onunla meşgul olduğunuz için yapamadığınız nafile ibadetlerin ecrini alıyorsunuz niyetinizle.
İşte bu, çok büyük bir müjdedir. Böylece anne olmak, başlı başına cennete vesile olabilecek büyük bir kulluk vazifesidir.
Sakın aynı anda onlarca işi yapamadığınız vehmine kapılmayın.
Anne olmak ve insan yetiştirmek için çabalamak, onlarca işten fazlasını yapmak demektir. Allah’ın sizi, bu büyük vazife için seçtiğini düşünerek şükredin.
Emanetiniz olan çocuklarınıza sahip çıkın ama şunu da unutmayın: Siz ne yaparsanız yapın, Allah’ın dediği olacak. Bu sebeple de kendinizi üzmeyin.
Şimdi şu notlara kulak verin ve gücünüz kadar uygulayın:
1. Önce kendi sağlığınızı korumalısınız. Ruhunuz ve bedeniniz afiyet içinde olmalı. İmanınıza ve bünyenize gerekli takviyeyi yapın. Siz ayakta duramazsanız aileniz de yıpranır. İyi beslenmeye çalışın.
2. Farz ibadetlerinizi önceleyerek yaşayın. Asıl olanın haramdan kaçınmak olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Allah’a güven, umut ve saygı hislerinizi kalbinizin dayanıklılığı için canlı tutun.
3. Eşinizle aranızdaki muhabbet hiç azalmamalı. Gizli bir enerji olarak onunla ilişkinizi istikrarlı hale getirmeniz çok faydalı olur. Özel bakımınızı da ihmal etmeyin. Bunlar hep ibadet seviyesinde işlerdir.
4. Evde çocuklarınızla yalnız kaldığınız zamanları bir plana oturtmak için kendinizi zorlamayın. Çocuğunuz ilgi beklediğinde onunla olun. Bu sırada Kur’an dinleyin, ders dinleyin. Hem çocuklar da Allah kelamıyla büyümüş olsun. Müsait oldukça ev işlerinize yönelin. Bunlar da ibadettir.
5. Yorgun olduğunuzda yeteri kadar uyuyun, dinlenin; bu bile zikir gibi ibadet olabilir. Çünkü daha iyi olmak için dinleniyorsunuz.
6. Yemek yaparken, ev işleri ile meşgul iken de bir yandan Kur’an dinlemenizde, salavat getirmenizde, istiğfar etmenizde sakınca olmaz. Diliniz Allah dedikçe sevap bulursunuz.
7. Çocuklarınız sizin bu doğal ve namazlı, Kur’anlı halinizi gördükçe; babasını evde edebiyle, nezaketiyle izledikçe otomatik olarak kayda başlayacaktır. Örneklik doğallıktadır. Bizim tabii halimiz de İslam üzere olduğu için kaygılanacak bir durum yoktur.
8. Mümkün olduğu kadar telefon konuşmalarınızı erteleyin. Hem kendi sağlığınız hem de çocuklarınız için böylesi daha iyidir. Muhtemel boş görüşmelerden de uzak olursunuz böylece.
9. Rahat olduğunuz zamanlarda Kur’an okursunuz. Tam başladığınızda çocuğunuz ağlayabilir. Olsun, onu sallarken, emzirirken de okuyabilirsiniz. Okuyamazsanız ezberden bildiklerinizi okursunuz. Ezberiniz yoksa, niyetinizle, okur gibi kazanırsınız. Ne de olsa o uyanmasa idi okuyacağınızı Allah biliyordu.
10. Dua etmek için bir engel var mı? Diliniz hep dualı olsun. Abdest şartı da yok. Ne kadar dua ederseniz o kadar huzur bulursunuz.
Allah size salih çocukların annesi olmayı nasip etsin.
Evlatlarınıza güzelce sabredebilmeye sizi muvaffak eylesin.
Ailenize huzur, bereket ve afiyet versin.
@justmayway Çocuk sahibi olmayanların ebeveynlik hakkında yorum yapması yasaklansın simdi diceksin ki nerden biliyosun çocugumun olmadıgını??? Meli malı gereklilik kipi kullanmak üst perdeden konusan çocuksuz kadın turnusoludur ordan biliyorum kgjfjg
kızacaksınız, belki bağıracaksınız sonra vidan azabından siz ağlayacaksınız. tuvalete gitmek, yemek yemek bile lüks olduğunda anlayacaksınız ne demek istediğimi. kötü bir anne değil YORGUN. bi kenara çöküp ben yapamıyorum artık diye çok ağladığımı hatırlıyorum. yine gidip çocuğunuzla sakinleşeceksiniz. “anne olunca anlarsın” dedikleri şey bu tam olarak.
“Ey yüreklerinde rahmet denizleri kabaranlar
Ey saflarda omuzları birbirine saranlar
Ey savaşı sabrı ve takvayı kuşananlar
Uzatın ellerinizi Allah’ın rahmetine!”
@nahide44 Öyle bi yanıt vermişsiniz ki ne desem elimde kalır Doktorsuz kafama göre kullandıgımı söylemedim zaten. Herseye badozlama yorum yapmayın hastalık var mecburiyetler var keyfine kozmetiğe boğmaz hicbir anne bebegini.
Sağ altta Gemini işareti olan bir fotoğrafa zibilyon tane olumsuz yorum atmışlar.
Karşımızda bu zeka seviyesinde bir kitle olduğu sürece ben de halimize hamdediyorum. İşimiz kolay.
Büyüyen çocuklar neleri yapmayı bırakır?
1. Kucağa koşarak gelmeyi bırakır.
2. “Anne/baba gel uyuyalım” demeyi bırakır.
3. Elinizi sokakta sımsıkı tutmayı bırakır.
4. Her düştüğünde ilk sizi çağırmayı bırakır.
5. Sizinle aynı yatakta uyumak istemeyi bırakır.
6. Her anlattığını heyecanla paylaşmayı bırakır.
7. Öpülmekten utanmamayı bırakır.
8. Sizi her şeyin çözümü sanmayı bırakır.
9. Oyuncaklarını size gururla göstermeyi bırakır.
10. “Bir masal daha” demeyi bırakır.
11. Yanınızda ağlamayı bırakır.
12. Eve gelince ilk sizi aramayı bırakır.
13. Küçük elleri avucunuza tam oturur… sonra büyür.
14. “Beni bırakma” demeyi bırakır.
15. Ve bir gün… size ihtiyaç duymadığını sanmaya başlar.
O yüzden bugün sarılabiliyorken sarılın. Her gün son sarılmanızmış gibi sarılın, çünkü bir gün gerçekten haklı çıkacaksınız.
🗣️ Muhammed Emin Yıldırım: (Sumud Filosu)
“Yok mahremiyet meselesi, yok şu meselesi..
Burun kıvırarak alay ettiğiniz elin gavuru dediğiniz adamlar bu işi yapmış
Biz de o elin gavuruna mecbur kalmışız. Bu filoya katılmışız
Siz o fıkha uygun biçimde mahremiyet esaslarını koruyarak bir filo düzenleseydiniz de ona katılsaydık
Her türlü şeyden geri kalmışsınız. Şimdi kalkmışsınız utanmadan konuşuyorsunuz.”