Sayın takipçi arkadaşlarım ben 60 yaşında,eşi,iki kocaman çocuğu ve torunu olan bir kadınım.burada olma sebebim yaşanan güncel olayları takip etmek.rica ediyorum bana özelden mesaj atmayın.hemen engelliyorum.bilginize..
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Kurtuluş Savaşı” kavramının yeni müfredatta yer almayacağını, “Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” dedi. Yeni müfredatta “Kurtuluş Savaşı” kavramının çıkarılacağını, yerine “Milli Mücadele” kavramının getirileceğini söyledi.
Bir hatırlatmayı ifade etmek isterim,
Öncelikle bu İsimlendirme keyfi değil, dönemin kendi adlandırmasıdır. Savaşı yürütenler ona “İstiklal Harbi” dedi, gazilere verilen madalyanın adı İstiklal Madalyası, milli marşın adı İstiklal Marşı’dır. “Kurtuluş Savaşı” bu adın Türkçeleşmiş halidir. Ayrıca “koskoca Osmanlı İmparatorluğu” argümanı kendi içinde çelişkilidir, o koskoca imparatorluk 1918’de savaşı kaybetmiş, ordusu terhis edilmiş, başkenti işgal altında, padişahı işgalcilerle uzlaşmış durumdaydı. “Kurtuluş Savaşı”tam da o devletin artık halkını koruyamadığı boşlukta, Anadolu halkının kendi örgütlediği direniştir. Osmanlı’nın büyüklüğüne saygı, işgal gerçeğini silmeyi gerektirmez, ikisi aynı anda anlatılabilir. “Milli Mücadele” zaten kullanılan bir kavramdır, sorun eklenmesi değil, “Kurtuluş”un çıkarılmasıdır. İki kavram yüz yıldır yan yana yaşıyor. Birini müfredattan silmek pedagojik bir sadeleştirme değil, tarihsel anlamı daraltan bir tercih olur. “Mücadele” neye karşı verildiğini söylemez, “Kurtuluş” ise işgali, Sevr’i ve bağımsızlığın bedelini ismin içinde taşır. Öğrenciden gizlenen kelime değil, o kelimenin hatırlattığı bağlamdır.
*Çok uzun yazmışsın okunmuyor abi…
Çok yerli ve milli bir paylaşım olmuş!
Kurtuluş Savaşının ismini değiştirmeye kalkanlar; “Osmanlı’ya hasta adam”diyenlerin bayrağının renklerini FSM köprüsüne yansıttırmış!
Şehir tiyatrolarında ki tüm oyunlarına iki kere gitmek kural gibi idi.ilki heyecanla,ikincisi kaçırdığım replikleri yakalamak için…ama lüküs hayata kaç kere gittiğimi hatırlamıyorum bile…huzurla uyu #ZihniGöktay
Zihni Göktay’a saygılarımla…
Ankara. 70’li yılların ortası. Ben çocuğum, o delikanlı. Babam Lütfi Kopan’la Karakediler olarak sahneye çıkıyor Zihni Abi. Ballıbaba Sokak’taki sobalı evimizde kalıyor. Annem pek seviyor bu neşeli delikanlıyı ama zayıf buluyor. Öyle dolduruyor ki tabağını, Zihni Abi anneme “Bol kepçe Bursa lokantası” diye takılıyor hep.
Karakediler, siyasi komedi yapıyor. Taşlama, parodi, şarkılar. Bazı şakaları tehdit bile alıyor ama yine de çıkıp yoksulluktan, haksızlıktan, Demirel’den İsmet Paşa’dan söz ettikleri oyunlarını oynuyorlar. Sonra Zihni Abi, tiyatro diyor, İstanbul diyor. İyi ki de diyor. O genç koskocaaa Zihni Göktay oluyor.
Yıllaaaar sonra ablam @yesimkopan sayesinde buluştular babamla. Sarıldılar. Bana da her görüştüğümüzde abilik yaptı, sevgiyle sarıldı. İyi ki yaşadın, iyi ki sahnedeydin Zihni Abi.
#ZihniGöktay
@cdag0916 İnsanları görünüş ile yargılamak kötü bir karaktersizlik gerçeği ise de bu ailenin geçtiği yolları bilmemek,mücadeleyi yok soymakta o kadar fitursuz cehaletin toplumu ele geçirdiği kanıtıdır.utanmadan bu yorumları yapanların hiç bir şeyden ar etmeyecekleri aşikar…
@margasi46 Bu çocuğun hakkı ciddi bir dayaktır.ama öyle böyle değil tam cennetten çıkmalık.bu çocuk değildir ve önce ailesi sonra toplum için tehlikedir.ailesine zerre acımam o ayrı 😡
@Sultanucar_ist@keles_selma Safi kötü bir insan profili.selam dahi verilmeyeceklerden😡sınansın inşallah.bir saniyede hayatı değişsin de https://t.co/7cYXnpHghS aldığı beddualarla bu çok uzak değil..