Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu’nda,
20 bin dolara başhekimlik makamı,
5 bin dolara müdürlük makamı satıldığı iddia ediliyor!
Yıllarca meydanlarda söyledik. Yan yapı var dedik.
Sağlık hizmetlerinin bilgi ve belge güvenliği tehlikede dedik.
Bakanlığ�� göreve davet ediyoruz.
@hepsen_2020
@saglikbakanligi
Özel sektör öğretmenlerinin ve mülakat mağdurlarının hakkını yemek suç değil de, haklarını savunmak mı suç?
Hakkı gasp edilen öğretmenlerimizin haklı mücadelesine destek vermek amacıyla alana gelen Eğitim-Sen Genel Başkanı’na ve öğretmenlere yönelik sergilenen muamelenin ne Anayasa’da ne de Türkiye’nin taraf olduğu bağlayıcı ILO sözleşmelerinde yeri yoktur!
Demokratik hakların kullanılmasını engellemeye yönelik bu tür uygulamalar, hukuk devleti ilkesine ve sendikal özgürlüklere aykırıdır.
Hukuk dışı yanlış uygulamalardan bir an önce dönülmelidir.
Öğretmenlerimiz yalnız değildir!
@hepsen_2020
4 yıllık bir mücadele…
Pes etmeden, memleket meselesi dediğimiz bu yolda aklıyla haraket eden, yüreğin ortaya koyan tüm herkese teşekkürler.
Sonuç;
HEP-SEN CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ HASTANESİNDE YETKİLİDİR.
@hepsen_2020@hepsen_manisa@emrealigm@ynsmsek
Gaziantep Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi Başhekimliği’ne,
Size emanet edilen devlet makamının gücüyle bu millete 40 yılın üzerinde hizmet etmiş çalışanların onuruyla oynadınız.
Yapmayın dedik, erdemlilik dedik dinletemedik.
Dün onurumuzla bugünse sağlığımızla oynamaya kalktınız.
Buraya kadar!
Yurt dışı programım biter bitmez Gaziantep’te olacağım.
Mesele onur meselesi ise hepimiz ayağa kalkacağız!
Bu milletin sağlık çalışanları kimsenin oyuncağı değildir!
@hepsen_2020@gaziantepism@saglikbakanligi
Manisa'da kurum yöneticimizin hastanesinde meydana gelen sorunlar zinciri sonrasında sosyal medyada paylaştığı metin aynen şu şekilde;
"Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Anestezi Yoğun Bakımı yol geçen hanı değildir. Elini kolunu sallayan herkes içeriye giremez. Sayın kurum yetkililerini ve kurumun güvenlik amirini görev başına davet ediyoruz."
Hukuken hiçbir sonuç alamayacağını bile bile sırf sözüm ona sopa göstereyim niyetine metin nedeni ile soruşturma başlatan hastane idaresi!
Bu metnin neyinden rahatsız oldunuz? Birim güvenliğinin sağlanması için kamuoyunu bilgilendirmek yöneticileri göreve çağırmak ne zamandan beri kabahat oldu?
Hadi, yetki alanınız kudretliyse bir soruşturma da bana başlatın:
HAFSA SULTAN HASTANESİNDE GÜVENLİK ZAAFİYETİ VAR. TEDBİR ALMAK ZORUNDASINIZ !!!
@hepsen_manisa@hepsen_2020
Sağlık çalışanı olarak bizlerin bir saatlik emeğine 100 liralık değer biçen YÜZSÜZLERE KARŞI;
sahadan gelen binlerce mektuba
Hep-Sen sessiz kalmayacak⏳⏳⏳
@hepsen_2020
Denizli Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Hamdi TOPÇU,
Türkiye Cumhuriyeti anayasal bir hukuk devletidir!
Çalışanlar, yasa dışı izlenemez!
Çalışanlar, kanun ve mevzuat dışı çalıştırılamaz!
Çalaşanların görev yeri, yasa dışı değiştirilemez!
Yasa dışı bağış toplanamaz!
SON ÇAĞRI:
Yasa dışı durumlar düzelmez ise Hep-Sen gelir ve bunun hesabını sorar!
#RöntgenciBaşhekim
@drmemisoglu@saglikbakanligi@sagliklicozum@BERNABeozturk@Denizli_SM@DenizliValiligi
Herşey açıkça ortada iken tüm hukuk tanımazlıklara rağmen ben kazandım diyenler için yargı gereken cevabı masada bizler meydanlarda vereceğiz. #dokuzeylueldeyetkigaspı
Burada kanun açık. Eğitim iş kolunda görev yapan biri sağlık iş koluna üye olamaz. Ancak 36 kişiyi bu şekilde üye yaparak yetki almaya çalıştınız ve hala bu hukuksuzluğunuzu savunuyor musunuz. Bakanlık yazısı net bir şekilde aşağıdadır. @hepsen_2020
📌 Kanun-yönetmelik açık mı, açık!
📌 Yargı kararı var mı, var!
📌 Emsal idari emir var mı, var!
📌 Örneklerde çalışılan kurumların farkı ortada mı, ortada!
Tüm kanıt ve delilleri sunmamıza rağmen tek ses etmeyen, hükmü yanlı bazı görevlilerine devreden, irademizi görmezden gelmeye çalışan, "benim yetkimde değil" diyerek toplantıdan ayrılan Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcısını ve Rektörlüğünü kınıyorum.
Madem öyle tüm kamuoyu her şeyi bilecek!
#dokuzeylueldeyetkigaspı @hepsen_2020@universitemDEU@_bayramyilmaz_
Mayıs ayı sendika üye sayımlarına kadar Hemşirelik Fakültesi, Sağlık Meslek Yüksekokulu, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi gibi birimlerde görev yapan ve eğitim hizmet kolundaki sendikalara üye olan kamu emekçileri, açıkça hukuka aykırı bir şekilde Türk Sağlık-Sen’e kaydırılmıştır.
Bu açık yasa ihlaline rağmen, kurum avukatını da arkasına alarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yazılı görüşünü yok sayan, Yargıtay’ın bağlayıcı kararlarını hiçe sayan sorumlular; kişisel sorumluluktan kurtulamayacak, bu hukuk tanımazlığın hesabını en ağır şekilde bağımsız yargı önünde verecektir.
Anayasa’yı, kanunları ve yargı kararlarını hiçe sayan bu irade, sadece sendikal haklara değil, hukuk devletinin temel ilkelerine de saldırmaktadır. Bu saldırıya sessiz kalınmayacak, her türlü yasal ve hukuki mücadele sonuna kadar sürdürülecektir.
#dokuzeylüldeyetkigaspı
@ynsmsek@yasinaldemiir@_menderesozer@hepsen_2020@YuksekogretimK@izmirvaliligi@izmirism@csgbakanligi@ilo@tcbestepe@TC_icisleri@izmirvaliligi@izmirgibiyiz@izmirdecevirme@AliYerlikaya@dhainternet@darkwebhaber@bosunatiklama@universitemDEU@deuhastanem
Arkanıza Dokuz Eylül Hukuk Müşavirini de alsanız, Eğitim iş kolundan sağlık iş koluna onlarca üye de kaydırsanız gideceksiniz. Siz de sizin kirli düzeniniz de yok olup gidecek. Silineceksiniz.
Bre kanun tanımazlar!
Bre utanmazlar !
Açıkça sunduğumuz Çalışma bakanlığını hiçe sayanlar, Mahkeme kararlarını uygulamayanlar bu adalet elbet size de lazım olacak.
Kanıtlarımızı en kısa sürede sosyal medyadan tüm delilleri ile paylaşacağız.
Şunu da unutmayın
HEP-SEN 9 EYLÜL İÇİN GELECEK!
@hepsen_2020@hepsen_izmir@ynsmsek@yasinaldemiir@_menderesozer
Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nde fiilen yetkiyi hareketimiz Hep-Sen almış fakat illegal yöntemlerle farklı hizmet kollarında görev yapan çalışanları, sağlık ve sosyal hizmet koluna geçirerek yetki gaspı yapılmıştır.
Bu hukuksuzluklar yetmezmiş gibi ertelenen sayım icrasında, hazır bulunan yöneticilerimize sözel ve fiziki saldırı girişiminde bulunulmuştur.
Üyelerin iradesine saygı göstermeyen, hukuku ayaklar altına alıp yetkiyi gasp edenlere karşı hukuki süreç başlatılmıştır.
Hep-Sen tüm birimleri ile Dokuz Eylül iradesinin arkasındadır.
Tehditlerinizi ve hukuksuzluklarınızı ezip geçeceğiz!
@hepsen_2020
#dokuzeylüldeyetkigaspı
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay yaptığı açıklamada, memur sendikalarına “Aklınızı başınıza alın” dedi ve memurları, işçileri “köle gibi görmek” le suçladı.
Türk-İş Genel Başkanı’na Cevabımızdır:
Genel Başkan Ergün Atalay, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununu bir kez bile okumadan, kamu kesimi işyerlerinde görevlendirmelere ilişkin tümüyle yanlış bir açıklama yapmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre (Madde 4/A), “Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, kamu kesimi işyerlerinde işçi statüsünde çalışanları da şu şekilde tanımlamaktadır (Madde 4/D):
“ İşçiler: (A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan geçici işçilerdir.”
Kamu kurum ve kuruluşlarında görevlerin yerine getirilmesinde “amir” olarak çalışanların yönetiminden, “devlet memuru” olarak istihdam edilenler sorumludur. Devlet Memurları Kanununda “amir” ifadesi 87 kez geçmektedir ve bunların hepsinde de kastedilen, “memur” statüsünde çalışanlardır.
Cumhurbaşkanlığının görüşü de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ruhuna ve uygulamasına uygundur. Kamu hizmetinde “amirlik” görevini ancak “devlet memuru” statüsünde çalıştırılanlar yürütebilmektedir. Devlet memurluğuna kabul edilmede uygulanan işlemlerin, işçilerin istihdamındaki süreçten çok farklı olmasının nedeni de budur.
Türkiye’de çalışanların yaşadıkları sorunların sıralanmasında bir ayrımcılık yapılması hatalıdır. Birçok işyerinde memurlar da, işçiler de ciddi sorunlar yaşamaktadır. Özellikle kamu sağlık kuruluşlarında memur olarak çalışan hemşire, ebe ve sağlık personellerinin çalışma koşullarının birçok işçininkinden daha ağır, tehlikeli ve zor olduğunu belirtmek de gereklidir.
Türk-İş Genel Başkanı memurları suçlayacağına, işçilerin ve memurların ortak sorunu olan iki noktayı vurgulamalıdır.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Tüketici Fiyatları Endeksi, hem memurların, hem de işçilerin gelir kayıplarına yol açmalıdır. Ergün Atalay, memurlara sataşacağına, TÜİK’in TÜFE’sinin gerçek fiyat artışlarını yansıtmasını sağlayacak şekilde belirlenmesi için açıklamalar yapmalı ve kampanyalar örgütlemelidir.
Türk-İş Genel Başkanı, amirlik konusunda memurlara haksız eleştiriler getireceğine, gelir vergisi oranlarını hem memurlar hem de işçiler aleyhine düzenleyenleri eleştirmeli, memurların ve işçilerin gelir vergisi oranının yüzde 15 düzeyinde tutulması için açıklama yapmalı ve mücadele etmelidir.
@hepsen_2020