İspanyol milletvekili Irene Montero, Avrupa Parlamentosu'nda konuştu:
" -İran'ın bombalanması ve yaptırımlar kadınlara özgürlük getirmez. Trump'a petrol getirir.
-Trump 21. yüzyılın H*tler'idir. ABD tecrit edilmelidir.
-Biraz onurunuz olsun."
https://t.co/YXT31vYQbD
ABD'li bir kadın:
-Kızımla aynı yaşta Gazzeli küçük bir kızın, kirli bir hastane zemininde son nefesini vermesini izledim.
-Küçük kafasını kaldırıp, annesine öpücük vermeye çalıştı.
-Hayatımın her anını Filistin'in özgür olması için harcamaya hazırım.
İnsanlar genellikle kardeşler mahkemeye çıktığında bunun miras veya arazi anlaşmazlıkları yüzünden olduğunu düşünür. Ancak Suudi Arabistan'dan gelen bu gerçek hikaye bambaşka ve gerçekten yüreklere dokunuyor.
Hizam Al-Ghamdi adında yaşlı bir adam, kendi küçük kardeşine karşı mahkemede durmak zorunda kaldı ve aralarında para yüzünden bir anlaşmazlık yoktu, bunun yerine her biri, zayıf ve yaşlı annelerine bakma sorumluluğunu üstlenmekte ısrar etti.
Hizam, annesine her zaman yaptığı gibi bakmak istediğini ve onun hayatının kendisi olduğunu söyleyerek ısrarla savundu ancak küçük kardeşi, Hizam'ın zaten yaşlandığını ve tedaviye ihtiyacı olduğunu düşünerek buna karşı çıktı.
Mahkeme salonunda duygusal anlar yaşandı; iki kardeş de hâkimin önünde annelerine bakma onurunu talep etti
Hakim ne karar vereceğinden emin olamayınca annesini çağırdı ve ondan bir seçim yapmasını istedi. Annesinin cevabı herkesi etkiledi; iki oğlunun da sol ve sağ gözü gibi olduğunu ve seçim yapamayacağını söyledi.
Anne karar veremediği için hakimin mantığa göre karar vermesi gerekiyordu
Mahkeme sonunda velayeti küçük kardeşe verdi çünkü yaşı küçük ve gücü daha fazlaydı.
Karar açıklandığında Hizam gözyaşlarına boğulurken, ortam hüzünlendi.
Korkudan veya öfkeden değil, annesine kalan günlerinde hizmet etmeye devam etme fırsatını "kaybettiğini" hissettiği için ağladı.
🔴 Avrupa’da Filistin eylemleri devam ediyor.
Norveçli üniversite öğrencileri, Filistin’e destek amacıyla Oslo’daki tren istasyonunda protesto düzenledi.
Bugün sağlık sektörü yöneticilerinin önündeki en kritik soru artık “Ne kadar büyüyoruz?” değil; “Hangi büyüme, hangi riske değer?”
Bu dönemin kazananları;
•Operasyonel verimliliğini güçlendiren,
•Finansal disiplinini koruyan,
•Doğru zamanlama ile doğru hedefe yönelen,
•Dijital dönüşümü iş modelinin çekirdeğine yerleştiren kurumlar olacak.
Türkiye’de ve globalde sağlık sektörünün geleceğini şekillendirmek istiyorsak, M&A süreçlerinde sadece bilanço değil; vizyon, uyumlanabilirlik ve entegrasyon zekâsı ile ilerlemek zorundayız.
Güney Afrika'da bir kilisede 15 yıldır rahiplik yapan adam gördüğü tekrar eden rüyalar üzerine Müslüman oldu. 2500 kişilik kilise cemaatinin tamamı da onunla beraber Müslüman oldu. Allah dilediğini doğru yola eriştirir.
https://t.co/2uYDefOjb7
Bugün rekabet eden değil, geleceği şekillendiren sağlık kurumlarının ortak noktası net:
Dijital altyapıya erken yatırım yapanlar, yarının sağlık ekosisteminde lider olacak.
Akıllı hastane yaklaşımı; sadece cihaz yatırımı değil,
•iş süreçlerinin yeniden tasarımı,
•verinin kurumsal sermaye olarak yönetilmesi,
•hasta deneyiminin uçtan uca dijitalleşmesi
gibi çok boyutlu bir dönüşüm gerektiriyor.
Türkiye ve b��lge ülkeleri için ise mesaj çok açık:
Sağlıkta küresel rekabet artık teknolojik kapasiteyle kazanılıyor.
Fransız milletvekil Karim Zeribi:
- Batı Şeria'da 300 bin yerleşimci vardı.
- Şu an kaç biliyormuşsun, 800 bin.
- 20 bin konut inşa edilmiş, 50 bin tanesi inşa halinde.
- İsrail hükümetinin desteğiyle öldürülüyor, yerlerinden ediliyorlar.
- Ne istiyorlar, sessiz kalmamızı mı?
- İnsan olduğumuz için bu imkansız.
Bu tiwiti göre herkes yoruma etiketi bırakabilir mi?
Dünya gündemine çıkmalıyız değil mi?
Bugün susarsak, yarın çok geç olacak.
Filistini Yalnız Bıraktık
#WeLeftPalestineAlone