Bu olaylar patlamadan önce, son 2 yılda malum fonlar ve hisseleriyle uğraşmayıp kendi çapında temel analiz yaparak düzgün yatırım yapmaya çalışanlar zaten para kayışı kaynaklı likidite eksikliği ve benzer sebeplerle adeta biçilmişti.
Olaylar patladıktan sonraki bu süreçte de, domino etkisi ve alım iştahının eksikliği sebebiyle, malum fonlarla uzaktan yakından hiçbir alakası olmayan şirketler çok büyük değer kayıpları yaşadılar ve yaşamaktalar.
Bu durumun hakkıyla bir şeyler yapmaya çalışan bireysel yatırımcı için gerçekten adil olmadığını düşünüyorum, bu sebeple de "borsa kumardır yeğenim" diyen Anadolu irfanını artık anlıyorum.
Biz iflah olmaz bağımlılar olduğumuz için ölene kadar burada olacağız ama borsayla işi olmayan hiç kimseyi de yadırgamam abi bu noktadan sonra.
Borsada abisi Fuat Taskesenlioglu ile Spekülasyon yaptıkları iddia edilen ve hakkında 213 suç duyurusu bulunan eski AKP milletvekili Zehra'nın davası soruşturmaya gerek yok diyerek kapatıldı.. mal varlığıni da videonun altına ekliyorum..
Türkiye'de hiçbir risk almadan en tatlı parayı kazanan emlakçı terörü:
• Ev sahibinin ev için riske attığı sermaye: 10.000.000 TL
• Kiracının her ay çalışıp ödediği para: 35.000 TL
• Emlakçının kapıyı açıp 2 telefon fotoğrafı çekerek aldığı komisyon: 35.000 TL + KDV!
Emlakçılık hizmet değil, açıkça aracı sömürüsüdür.
#konut
Türkiye'deki meslek ve ticaret odalarının tamamı kapatılmalıdır. Ya da zorunlu olmaktan çıkarılmalıdır.
Sadece aidat alıp yatan bir avuç iti besliyor iş insanları. Hiçbir faydaları yok. Kredi hortum yeri @abakingurlek@ticaret
Vergi Uzmanı Ozan Bingöl:
▪️"Üst düzey kamu görevlileri için ödenen kira gideri 14 milyon TL’den 114 milyon TL’ye çıkmış.
▪️Bakan yardımcıları, özel kalem müdürleri, danışmanların ısınması, apartman aidatı vergilerimizden ödeniyor.
▪️Hepsinin altında makam araçları var.
Birçoğunun ikinci maaşı var… Yazık bu vatandaşa.”
Amerika;
Çin arabalarının ABD’de satılmasını yasaklamış. Kapıyı kapatmış.
Çin’e yılda 50 milyar $ ticaret açığı veren ve kendi otomotiv sanayiini baltalayan Türkiye,
Hangi akla hizmet, vergisiz Çinli arabaları ülkeye doldurdu?
Kim bu kararı aldı? Hangi bürokratlar?
Last week’s Gold sell called the weekly pivot target cleanly.Updated H1 map: Sell from 4638. SL above the recent high. First targets sit at the mid-pivot and lower supports. Trendline still intact for now.Turn notifications on and follow for next week’s full analysis.#XAUUSD #Gold #ALTIN
https://t.co/z5GRAcPmEb
#Intetra Teknoloji #halkaarz#intet
⚪ %33 Varlık/Borçluluk Normal Seviyede
🔴 Pd/Dd: 2.56, FK: 30, Sektör Ort: 2.6
🟢 %100 Bireysel Eşit
🟢 Hisse Alır Gibi Başvuru
🔴 Nêt Kârlılık Ciddi Düşmüş
🔴 %25 Ortak Satışı
🟢 Katılım Başv. Var
🟢 Fiyal İst. Var
⏯️ https://t.co/ksFZbfiCbH
Türkiye’de her şeyden anlamak zorunda olmak...
Bugün gittiğim bir mobilyacıdan çıkarken şunu fark ettim; Türkiye’de vatandaş olmak bence ayrı bir meslek olmuş. Etin iyisini bileceksin, meyvenin iyisini bileceksin, peynirden anlayacaksın. Mevzuata, kanuna hakim olacaksın. Arabanın motorundan, fayanstan, tesisattan, inşaattan, sağlıktan anlayacaksın. Kısacası her şeyden anlayacaksın ki kimse seni kandırmasın.
Normal bir ülkede bir işin ustası olur, ona güvenirsin.
Bizde ise ustaya gitmeden önce o işin yarı ustası olmak zorundasın. Sistem hepimizi adeta bir İsviçre çakısı olmaya zorluyor. Valla yarın ne öğrenirim bilmiyorum ama sıra muhtemelen kalorifer tesisatında.
Yıllardır bahsettiğimiz adımlardan biri daha geldi.
Şimdi yapılması gereken ise Sarraf ile Kuyumculuğun ayrılması.
Şimdi kararı detaylı şekilde açıklamaya çalışacağım.
Darphane, 12 Ağustos'ta Kıymetli Maden Takip Sistemi'nin usul ve esaslarını yayımlayarak, rafinerilerce üretilen 1 gram ve üzeri standart işlenmemiş ve basılı kıymetli madenlerin yurt içinde satılabilmesi için tamamının benzersiz kod ve güvenlikli etiketle sisteme kaydedilmesini zorunlu hale getirdi.
Bu ne demek?
KAREKOD KARARI NE GETİRİYOR?
Fiziki altında karekod başlığıyla gündeme gelen düzenleme tek bir karardan değil, birbirini tamamlayan üç aşamadan oluşuyor ve bu aşamaların hangisinin ne yaptığı karışınca tablo da bulanıklaşıyor.
Temeli 23 Şubat 2023 tarihli ve 32113 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kıymetli Maden Standartları ve Rafinerileri Hakkında Tebliğ oluşturuyor. Bu tebliğ ile Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, Kıymetli Maden Takip Sistemi'nin kurulması ve işletilmesiyle görevlendirildi. Sistemin tanımı şu: rafineriler tarafından üretilen standart işlenmemiş kıymetli madenler ile basılı kıymetli madenlerin üreticisi, üretim tarihi ve yeri, ağırlığı, saflık ayarı ve seri numarası gibi özellikleri, Darphane'nin sağladığı benzersiz kodla her ürünün üzerine işleniyor ve aynı kodla Darphane tarafından kayıt altına alınıyor. Devletin beyan ettiği amaçlar da net biçimde sayılmış durumda: kayıt dışı ekonomiyle mücadele, vergi güvenliğinin sağlanması, saflık ayarı ve ağırlık üzerinden yapılan sahteciliğin önlenmesi ve rafineri üretiminin ambalajlanarak standart hale getirilmesi.
İkinci halka 29 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğ değişikliği. Bu değişiklik iki ayrı iş yapıyor. Birincisi, birebir fiziki karşılığı Darphane veya Borsa nezdinde saklanan belirli saflık ve ağırlıktaki işlenmemiş kıymetli madenlerin borsada işlem görmesine ilişkin esasları belirliyor, yani altının kontrollü biçimde dijitalleştirilmesinin önünü açıyor. Uygulama ve kayıt tutma esasları Bakanlığın uygun görüşü alınarak Borsa tarafından belirlenecek. Yürürlük tarihi itibarıyla halihazırda gayri maddi varlık niteliğindeki dijital kıymetli madene dönüştürülmüş varlıkların borsada işlem görebilmesi için de Bakanlığın uygun görüşü aranacak. İkincisi, KMTS tarafında rafinerilere yeni yükümlülükler getiriyor. Bakanlığa başvurusu bulunan ve değerlendirme süreci devam eden yerleşik tüzel kişilerin sistem kapsamında üretim yapması zorunlu hale geldi, bu rafinerilerin yürürlük tarihinden itibaren 1 ay içinde kayıt işlemleri için Darphane'ye başvurması, kayıt işlemleri onaylandıktan sonra da 1 ay içinde kayıt tarihinden önce üretilmiş ve henüz satılmamış ürünlerini sisteme kaydetmesi gerekiyor.
Üçüncü adım ise 12 Ağustos 2026'da yayımlanan uygulama usul ve esasları. Sahada gördüğümüz hareketlenmeyi başlatan da bu oldu. Kapsam şöyle çizilmiş: tüm basılı kıymetli madenler ile standart işlenmemiş kıymetli madenler kapsamındaki 1 gram ve üzeri altın, gümüş, platin, paladyum ve Darphane tarafından belirlenecek diğer ürünler. Granül halindeki gümüş hariç olmak üzere, rafineriler tarafından üretilen bu ürünlerin yurt içinde satılabilmesi için tamamının sisteme kaydedilmesi gerekiyor. Burası kararın en kritik cümlesi. Kayıt, kalite rozeti gibi tercihe bağlı bir şey değil, iç piyasada satış yapabilmenin ön koşulu.
İşaretleme yöntemi ağırlığa göre ikiye ayrılıyor. 1 gramdan 10 grama kadar, 10 gram dahil olmak üzere, güvenlikli etiket üzerindeki seri numarası ambalajın üzerine lazerle işaretleniyor. 10 gramın üzerindeki ürünlerde ise aynı seri numarası hem kıymetli madenin kendisine hem de ambalajına işleniyor. Bunun pratik anlamı şu: 10 gram ve altındaki bir ürünün kimliği ambalajına bağlı, ambalaj açıldığında ürün sertifikalı olma niteliğini fiilen kaybediyor.
Etiketin üretimi de rafinerinin kendi işi değil. Rafineriler güvenlikli etiket ve işaret taleplerini sistem üzerinden veriyor, talepler Darphane tarafından onaylanıyor, etiketler Güvenlikli Etiket Üretim ve Kodlama Tesisi'nde basılıp kodlanıyor ve teslime hazır hale getiriliyor. Ambalajın teknik özellikleri ve çizimleri ayrıca değerlendirilip onaylanıyor, ürün grup kodu tanımlanıyor. Rafinerinin bastığı kodla devletin güvenlikli etiketi arasındaki fark buradan doğuyor. Birincisi üreticinin beyanı, ikincisi merkezi kaydın teyidi.
Tüketici tarafında karar tek bir işleme iniyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın uygulaması üzerinden ürünün üzerindeki karekod okutuluyor, ürünün sistemde kayıtlı olup olmadığı ve künye bilgileri saniyeler içinde ekrana geliyor. Kodun kopyalanmasını zorlaştırmak için 2 aşamalı doğrulama kullanılıyor. Doğrulanabilen bilgiler arasında ürünün hangi rafineri tarafından, ne zaman ve nerede üretildiği, ağırlığı, saflık ayarı ve seri numarası yer alıyor.
Kararın kapsamadığı yeri de görmek gerekiyor. Sistem, rafineri üretimi standart ve basılı ürünler üzerine kurulu. Kuyumcu tezgahında üretilen geleneksel ziynet, bu yapının dışında kalıyor. Ayrıca sistem mülkiyeti değil ürünü kaydediyor. Bir gram altının kimin elinde olduğu Darphane'nin kaydında yer almıyor, o altının nereden geldiği yer alıyor. Kimse altınını beyan etmek zorunda değil, yalnızca satın aldığı altının kayıtlı olup olmadığını kontrol etmesi öneriliyor.
Bu ayrım, kararın neden dirençle karşılaşmadan yürüdüğünü de açıklıyor. Vatandaş kendi güvenliği için karekodu okuttukça, üretimden perakendeye uzanan zincirin tamamı kayıt altına giriyor. Sonuçta ortaya çıkan şey, resmi ithalat, rafineri üretimi ve yurt içi satış arasındaki farkın ilk kez ölçülebilir hale gelmesi. Bugüne kadar tahmin edilen kayıt dışı hacim, bundan sonra hesaplanabilir olacak.
Kısa vadede fiyat üzerinde bir etki beklenmemeli. Türkiye'de fiziki altının fiyatını ons ve kur belirliyor, iç kayıt rejimi değil. Ancak sertifikalı ürünle sertifikasız ürün arasında bir değer ayrışması oluşması kaçınılmaz görünüyor. Etiketi ve doğrulanabilir kodu olmayan paketli altın, ucuz olsa bile ikinci elde ayar testine tabi tutulacağı ve alıcı bulmakta zorlanacağı için likidite riski taşıyor. Aynı gramajdaki iki altın, bu karardan sonra artık aynı ürün değil.