Bundan sonra Türk ordusunun ve Türk polis teşkilatının PKK terörüne akıtacak bir damla kanı olmamalı. Yine Teröre kan akacaksa bu süreci yürüten siyasi ahlak yoksunlarının ve onların çocuklarının kanı akmalı. Her şeye rağmen şehitlerin kemikleri sızlıyor.
Sayın Komutanım,
Orkun Özeller (Emekli Albay) X platformunda paylaştığı videoda; yine süreci engel olacağını ifade ederek İmralıya yüzeceğini söyledi
Abdullah Öcalan’ın İmralı’da “misafir” konumuna getirilmesi ihtimaline sert tepki gösterdi:
“Gerekirse yüzerek İmralı’ya giderim. Ben bunu kabul etmiyorum, Türk milleti de kabul etmeyecektir.”
ülkeyi yönetenlere çağrıda bulunarak:
“Ülkenin huzurunu ve iç barışını istiyorsanız, bizim hassasiyetlerimize dikkat edeceksiniz.”
İfadelerinde bulundu
Arz ederim
@tcsavunma
Kolaylık olsun diye hazırladım
Fatih Çiçekli valime destek videosunu da arz eder misiniz bilemedim. Ama her gün paylaşımlarıma bakıp inceliyor olmanıza çok sevindim
Siyasetiniz batsın. Biz nasıl bu hale geldik?.
10 gün oldu…. Biriniz bile Gazilerimizin yanına gidemez miydiniz?
Biriniz bile gidip gönüllerini almaya çalışamaz mıydınız?
Utandığınız için mi yoksa, Utanmaz olduğunuz için mi gidemiyorsunuz
Bir general bile gelip gazimizin elini tutarak “sizi buralarda bu halde görmek canımızı yakıyor” diyemez miydiniz
Haklarının verilmesini geçtim bari bir teselli verseydiniz
Türk milleti ülkesi için fedakarlıklar yapan Şehit yakınlarına ve Gazilerine değer veren bir millettir. @Akparti ve @MHP_Bilgi de bir tane Türklük bilinciyle hareket edecek milletvekili kalmadı mı? Teröristlerin gönlünü hoş etmek mi derdiniz?
O zaman Yazıklar olsun derim
Gazilerimize Ahmet kayanın şarkısıyla “ahmak” diyen coniyi zaten klasman dışı tutuyorum.
@tcsavunma size Zabit ve Kumandan ile Hasbihal kıtabını okumanızı öneririm. Tabii ki Siyaset yapmaktan zaman bulabilirseniz
Ankara Güvenpark’ta günlerdir hak arayan bir gazimiz daha rahatsızlandı.
Bu sorunun ivedilikle çözülmesi gerekiyor.
Gazilerimizi bu şekilde görmeyi kabullenemiyorum.
Nasuh Mahruki’nin tutuklanma nedeni nedir derseniz cevabı Fransız düşünür Descartes’in “Cogito ergo sum. Düşünüyorum öyleyse varım” cümlesinde saklıdır.
Nasuh Mahruki 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişimi konusunda daha önce milyonlarca kez paylaşılan/düşünülen bir düşünceyi paylaşmıştır: Özetle, düşünmüştür. Aslında Türk devletinin en sızılmış, yıpratılmış anında bile dış destekli bir casusluk ve terör örgütünün komplosunu önceden tespit ettiği ve ezdiği görüşünü savunmuştur.
Descartes bugün Türkiye’de yaşasaydı herhalde “Cogito ergo apprekendite yani Düşünüyorum öyleyse tutuklayın” derdi.
Geçmiş olsun Nasuh bey.
Değerli eşinize ve babalarının ikinci kez hapse gidişine şahit olan çocuklarınıza da geçmiş olsun. Birgün elbet adaletin yaşandığı bir Türkiye’de yaşayacağız. Ve bugünler hiç uzak değil. @zaferpartisi@zpgencresmi@nasuhmahruki
Birileri İmralıya koşarken biz 27 Aralık günü Anıtkabir’e koştuk. O Kızılcagünde yanımızda olan @nasuhmahruki yi unutmadım. Nasuh’un yapmış olduğu paylaşımın halkta kin ve düşmanlık uyandırabileceğini düşünmüyorum
Soruyorum
Tutuksuz yargılama esas olmasına karşı neden tutuklu ?
Bengaldeşli engellinin bile aşabildiği bir sınır güvenliğimiz var demektir. Adam ülkesinden çıkıyor, İstanbul’un ortasına martı yakalıyor. Bacaklarını ve kanatlarını kırıyor. @zaferpartisi
Oğuzhan Uğur’un babası Hasan Atilla Uğur, bebek katili teröristbaşı Öcalan’ın ilk sorgusunu yapan Jandarma Binbaşı idi.
Oğuzhan Uğur ve ailesi, Apo’cuların baş düşmanları arasındadır.
Bunca zorluğa, riske ve mesaiye rağmen amiri memuru karın tokluğuna çalışıyor, meslekten kaçış yolları arıyor...
Polisi bu tükenmişliğe sürükleyen ekonomik ve psikolojik şartlara derhal son verilmedigi müddetçe kahramanlar laflarını ağzınıza almayın...
Başkomiser kaçıp kurtulmuş
Bulgaristan’dan göçe zorlanan 330 bin Türk’ü "almayalım!" diyen Erdoğan, 10 milyon Suriyeli, Afgan, Afrikalı vs ipini koparanın ülkemize dolmasını sağladı. Neden Türklere HAYIR diyen Erdoğan, Türk olmayanlara EVET diyor?
Erdoğan’ın Türk Milleti ile sorunu ne?
💭 Bir devlet üniversitesi hastanesinin yabancıların tedavisine öncelik verilmesini yazılı olarak istemesi Türk vatandaşlarının negatif ayrımcılığa uğradığının ve devlet kurumlarının işgal altında olduğunun yeni bir ispatıdır.
AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ifadesi alınan Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur, 18 sayfalık emniyet ifadesinde hem deprem dönemindeki faaliyetlerine hem de MASAK raporunda yer alan para hareketlerine ilişkin ayrıntılı açıklamalarda bulundu.
Uğur, kendisine gösterilen fotoğraflardaki isimlerden yalnızca Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent’i tanıdığını belirterek, diğer isimlerle herhangi bir tanışıklığı bulunmadığını söyledi. Haluk Levent ile ilk kez 2018 yılında programına konuk olduğunda tanıştığını, daha sonra 2022 yılında yeniden bir araya geldiklerini, deprem sırasında Hatay’da görüştüklerini, bunun dışında aralarında herhangi bir ilişki bulunmadığını ifade etti.
Ahbap Derneği ile ilişkisinin sorulması üzerine de dernek yönetiminden Haluk Levent dışında kimseyi tanımadığını belirten Uğur, Ahbap’ın herhangi bir faaliyetinde görev almadığını, yalnızca 2018 yılında İzmir’deki orman yangınları için düzenlenen ve birçok sanatçının katıldığı yardım organizasyonunda ücretsiz sahne aldığını anlattı.
Uğur, 6 Şubat akşamı Haluk Levent’in kendisini arayarak Hatay’a davet ettiğini, ertesi gün ambulans uçakla Adana’ya gittiklerini, Hatay’da AFAD koordinasyon merkezine geçtiklerini anlattı.
Hatay’da yardım organizasyonunu yönetmediğini belirten Uğur, bölgede röportajlar yaptığını, telefon ve internet altyapısının yetersiz olması nedeniyle İstanbul’a döndüğünü, sonrasında yardım yayınlarına başladığını söyledi.
İfadesinde en dikkat çeken başlıklardan biri ise deprem bağışları oldu.
Oğuzhan Uğur, kamuoyunda “bağış topluyoruz” şeklinde algılanan ifadelerinin yanlış anlaşıldığını savunarak şunları söyledi:
Kendilerinin hiçbir zaman bağış toplamadığını,Herhangi bir sivil toplum kuruluşu olmadıklarını, Kendi hesaplarına deprem bağışı olarak tek kuruş girmediğini,
Sadece AFAD ve Ahbap’ın doğrulanmış IBAN bilgilerini paylaştıklarını, Kendilerine “nereye bağış yapalım?” diye ulaşan kişileri ilgili kurumlara yönlendirdiklerini ifade etti.
Savcılığın, Ahbap’ın mali yapısı ve bağışlar hakkında bilgi sahibi olup olmadığını sorması üzerine Uğur, derneğin mali yapısına ilişkin bilgisinin bulunmadığını söyledi.
Deprem döneminde kendilerini arayan kişilerin beyanlarını not aldıklarını anlatan Uğur, bu kayıtlar üzerinden AFAD, Ahbap ve Kızılay’a yaklaşık 60 milyon TL bağış yapıldığını tahmin ettiklerini, ancak bunun yalnızca arayanların beyanlarına dayanan bir tahmin olduğunu, bağışların gerçekten yapılıp yapılmadığını bilmediklerini ifade etti.
Savcılığın, Ahbap bağışlarının amacı dışında kullanıldığına yönelik herhangi bir şüphesi olup olmadığı yönündeki sorusuna ise Uğur, derneğin mali işleyişi hakkında bilgi sahibi olmadığını belirterek, herhangi bir usulsüzlüğe tanık olmadığını ve bu yönde bir şüphesi bulunmadığını söyledi.
Savcılık, Gain Medya’dan Babala TV hesaplarına gönderilen 13 milyon 275 bin TL, Focus İstanbul’dan gelen ödemeler, nakit para yatırmaları, “avans” açıklamalı transferler ve Çekmeköy’deki River Oak villanın satın alınmasını tek tek sordu.
Uğur, Gain Medya (RAMS grup ) ile 2023 yılında yaklaşık 30 milyon TL tutarında program anlaşması yaptıklarını, normalde ilk ödemenin 10 milyon TL olması gerekirken ev almak istedikleri için ilk taksidin 13 milyon 275 bin TL olarak ödendiğini söyledi.
Bu paranın bir kısmıyla ev için peşinat ödendiğini, banka kredisi kullanılarak Çekmeköy’deki River Oak villanın satın alındığını, kredi borcunun ise hâlen devam ettiğini ifade etti.
Focus İstanbul’dan gelen ödemelerin “Saygı” programının ortak yapımı kapsamında yapıldığını belirten Uğur, tüm ticari işlemlere ilişkin sözleşme ve faturaların bulunduğunu, bunların savcılığa sunulacağını söyledi.
Şahsi hesabına gelen 20 bin 193 TL ile yurt dışından gelen 14 bin 962,56 TL tutarındaki transferlerin YouTube gelirleri olduğunu belirten Uğur, bu ödemelerin platformun standart ödeme sistemi kapsamında yapıldığını ve gerekli görülmesi halinde faturalarının ibraz edilebileceğini ifade etti.
@ulkucuhareketr Abdullah Öcalan denen bebek katili k*hpeye "önder" diyen k*ahpedir diyebilir misiniz? Bu kişi kimin çocuğudur söyleyebilir misiniz? Bırakın Orkun albayı. O şerefli bir Türk subayıdır. Siz kimin peşinden gittiğinize bakın bi evvela
Mersin Silifke’de Yapraklı Koyu’na giden vatandaş:
- Plaja 3 tane sandalye koydum. Görevller gelip, bir belge göstererek buraya sandalye koyamayacağımı söylediler.
- Belediye yetkilileri nerede? Biz burayı kullanamıyor muyuz şimdi?