2700 yıllık Apollo Tapınağı’nı görevliler değil, duyarlı bir genç korudu.
Antalya Side’deki Apollo Tapınağı’nda tarihi kalıntılara çıkan turistlere görevliler müdahale etmedi. Duyarlı bir genç ise turistleri Türkçe ve İngilizce uyararak tarihi alanı boşalttı.
Eğer ileri derece gözü bozuk biriysen her gözlük çıkarışın bir “blues clues” yada “where is Waldo”ya dönüşür. Hımm en son net gördüğüm şey neydi ? Etrafta gözlüğe benzer bir şekil var mı ? Filistin bize gözlüğün lokasyonu ile ilgili ne ip ucu bırakmış bakalım??
Doktorun "6 aydan önce denize giremez" dediği 2.5 aylık bebeği yüzdürmüş ya. 🤦🏻♀️ Halkımıza "cannot"ın "is not able to" değil de "must not" anlamına geldiği kısım yeterince anlatılmadı diye düşünüyorum.
Hollanda’da yaşayan bir kadın, acilde bekletildikleri için yaşadıkları sorunu paylaştı:
• Eğer ölmek üzere değilsem artık Hollanda’da asla acile gitmem.
• 3-4 ay önce eşim ayağını burktu ve ayağı şişmeye başladı.
• Biz de “Acile gidelim. Kırık varsa beklememiş oluruz” diye düşünerek acile gittik.
• Acile gittik ve park ücretli. Tabii o an biz bunları düşünmüyoruz. Amacımız eşimin ayağını göstermek.
• Bizi içeri aldılar ve 40 dakika sonra röntgen çekildi. Daha sonra Röntgenin sonucunu göstermek için beklemeye başladık.
• 6,5 saat sonucu göstermek için doktoru bekledik. Ortada doktor yok, doktorun nerede olduğunu soruyoruz, “Daha acil vakalar var onunla ilgileniyor” diyorlar.
• En sonunda beklemekten vazgeçtik eve döndük.
Geçmiş hekimliğimi romantize etmek isterdim. Ama sanırım sonu haksızlığa uğramak ile bitecek bir romantiklik olurdu bu. Bursa Uludağ 2 yıl boyunca gün aşırı, sonrasında azar azar azalan nöbet, sonrasında özelde Çapa'nın, Cerrahpaşa'nın almadığı hastalara da bakarak anormal yoğunlukta çalışma, kavga çıkaran, üzerinize yürüyen, şiddet uygulayan hasta sahibinin haklı görüldüğü ortam. Riski sizin kazancı çalıştığınız özel hastanenin patronunun aldığını anladığınızda artık çok geç(!) 2010 da açılan , bilirkişileri arasında sırıtarak "ben ROP diye bir hastalık bilmiyorum, Fahri imzala dedi imzaladım" diyen tip hocaların olduğu malpraktis davası, onbeş yıldır yaşanan stresle gelen Aort Diseksiyonu, hâlâ daha yarım bedenle çalışmaya devam etme, ama hasta bakmaya, hayat kurtarırken birilerinin arka planda şu sıralarda bile tek evinizi "hukuk böyle" başlığı altında elinizden alma durumu.
Benim/benim durumumda olan meslektaşlarımın hikayesi Türkiye'deki Pediatrinin durumunun hikayesidir.
Oysa yapılacaklar bellidir. Risk alan hekimlerin arkasında durulmalı. Maddi ve sosyal hakları artırılmalı. Sağlıkta şiddete çok ağır cezalar verilmeli. Malpraktis davaları düzene sokulmalı, yıkıcı tazminatlar engellenmeli, sigorta hepsini karşılamalıdır.
Çok nöbet tutmakla iyi hekim olunmuyor. Şu saatten sonra romantizmden ziyade somut önlemler şart.
Aha bu lanet çocuklardan biri de bendim ne işkence etmişim anneme zamanında. Şimdi yesin diye ettikleri dualar kümülatif olarak birikip sonradan aktifleştiği için yuvarlanarak geziyorum .
Karşınızda sürekli size yemek yedirmeye çalışan, siz yemeyince kızan, ağlayan biri olduğunu düşünün. Peşinizde geziyor ve elinde kaşık. Ağzınıza yemek sokmaya çalışıyor, siz yemeyince kızıyor, ağlıyor. Bir süre ara verip tekrar aynılarını yapıyor. Bütün gün defalarca tekrarlanıyor belki bunlar. Üstelik o kişi, bütün gün gördüğünüz, temas ettiğiniz tek insan ve size bakan, muhtaç olduğunuz birisi.
Ortamdaki gerilimi düşünün, ne kadar huzursuz hissedeceğinizi. Iştah mı kalır insanda? Var olan da kaybolur gider o gerilim yüzünden.
Allahaşkına çocuklarınıza eziyet etmeyi bırakın, rahat bırakın da huzur içinde acıkabilsinler.
Şu an 25-30 yaşlarında yalnız yaşamayı havalı sanıyorsunuz ama 50-60 yaşına geldiğinizde elinden tutacak bir eşin, arkanda duracak bir ailen yoksa bu hayatta tamamen hiçsin demektir. Gençken evlenip aile kurmayanlar, yaşlanınca huzurevi sırasında beklerler.
Okuldaki kardio hocamız söylemişti her konsültasyon aslında yardım çağrısıdır diye bunu dhyde çalışırken çok iyi anlıyorsunuz dhy yapmış ya da yapmamış uzman hekimi bile anlıyorsunuz. Uzman olduğumda buna çok dikkat edeceğim
SUT özet : hastayı korumak için verdiğim kan sulandırıcıya inme tanısı girdirir ,başka sebeple yazdığım ilaça hastanın sürekli taşıyacağı epilepsi , parkinson tanısı ister ama bir nörolog olarak kumadin kanamasına pıhtılaşma faktörünü ben veremem .
Hastanın ilacı ücretsiz alıp almadığı niye benim çabamı gerektirsin ki ben hastaya tanı ve tedavi vermekle yükümlüyüm ilacını ücretsiz alabilmesiyle bir alakam yok
İntörn doktorların görev tanımı ve çalışma yerini lakayıt hemşire sendikalarının ağzına pazarlık konusu eden , bunu hak gören herkesin üzerinde gelmiş ve gelecek tüm intörnlerin ahı üzerlerinde olsun. Son senesinde olan meslektaşlarımıza yapılan saygısızlık hepimizedir.