Melih Gökçek bey,
Yine kamuoyuna yanlış bilgi veriyorsunuz.
Bu kez komşumun beş yaşındaki oğluna anlatır gibi, tane tane anlatayım.
Gördüğünüz gibi nerede bir yolsuzluk, usulsüzlük ya da kamu zararına ilişkin iddia varsa, siz de dahil olmak üzere hemen benim o konuda yazıp yazmadığıma bakıyorsunuz. İlgili yazım aşağıda.
https://t.co/OL7N5Hs1GO…
Ohitan İnşaat, Ankara Büyükşehir Belediyesi iştiraki ASKİ’den 2020 yılında, 2020/340285 ihale kayıt numaralı “İvedik-Temelli-Polatlı Arası İçmesuyu İletim Hattı, Depo, Terfi İstasyonları ve Tesislerin Yapımı” ihalesini 549 milyon 320 bin TL sözleşme bedeliyle aldı. (Belge 1)
Ben ise Ohitan İnşaat’ı, 2023 yılında Şanlıurfa’da meydana gelen sel felaketinde su basan köprülü kavşağı yapan firma olması nedeniyle araştırıp yazdım.
Yani ASKİ’nin söz konusu ihalesi, benim yazımdan yaklaşık üç yıl önce verilmişti.
Sonrasında benim yazım üzerine firma kamu ihalelerine katılmaktan yasaklandı. Kamu İhale Kurulu’nun 21 Şubat 2024 tarihli kararında da Ohitan İnşaat’ın 27 Nisan 2023’ten 27 Nisan 2025’e kadar tüm ihalelere katılmaktan yasaklı olduğu açıkça belirtiliyor. (Belge 2-3)
Üstelik bu şirket yalnızca ASKİ’den iş almadı. Şanlıurfa’daki belediyelerden, Hatay/Antakya’daki işlerden ve DSİ’den de çeşitli ihaleler aldı. Hatta ben yazmadan önce şirket, “Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesinde yer aldı ve ödülü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.(Belge4)
DSİ’nin Ohitan İnşaat hakkındaki yasaklama kararının ardından ASKİ Genel Müdürlüğü’ne de,DSİ yetkililerine de ulaştım. ASKI ,şirketin kendi ihalesinde sunduğu iş deneyim belgeleriyle ilgili inceleme başlattı. DSİ’ye sunulduğu belirtilen sahte iş deneyim belgesi ile Ohitan’ın ASKİ’nin Polatlı İçme Suyu Ana İsale Hattı ihalesinde sunduğu iş deneyim belgesi aynı değildi.
ASKİ yetkilileri ihalede kullanılan iş deneyim belgesinin gerçek olup olmadığının teyidi için Dışişleri Bakanlığı ile resmi yazışma yaptı. Bakanlıktan söz konusu iş deneyim belgesinin gerçek olduğuna ilişkin teyit alındı.Belgesini vermediler ancak bunu doğrulattım.
Dolayısıyla mesele gayet açık:
ASKİ ihalesi 2020’de.
Benim yazım 2023’te.
Firmanın yasaklılık dönemi ise 27 Nisan 2023’te başlıyor.
Her zaman olduğu gibi belgeleri ile cevap verdim size .Şimdi tekrar ana meseleye dönelim Sayın Melih Gökçek.
Oğlunuzun ve eşinin Almanya’daki şirketlerinin ve mal varlıklarının kaynağı nedir?
Bu yatırımlar hangi gelirlerle yapıldı?
Ve neden Türkiye değil de Almanya tercih edildi?
Demokrasi yarışından korktu diplomamı iptal ettirdi.
Tutuklanıp hücreye atılmamı istedi.
Sesimi, yüzümü, fotoğrafımı yasaklattı.
Sosyal medya hesabımı defalarca kapattırdı.
Yetmedi, mahkemede savunma hakkımı dahi engelletti.
Sanıklara soru sormama bile tahammül gösteremedi.
Şimdi ise bana yaptırmadıkları savunmamın yer aldığı “Millet Şahidimdir” kitabımı daha yayınlanmadan yasaklattı.
Emniyet güçleri eliyle matbaalar basıldı ve kitaplar toplandı.
Yılmayacağım!
Susmayacağım!
Durmayacak ve teslim olmayacağım!
Milletle beraber bu kitabı milyonlar okuyacak.
Savunmamı herkes görecek. Yasakçılar dahil!
30 bin Avro sermaye.
Sıfır ciro.
Sıfır çalışan.
İki yıl sonra bilançoda 3 milyon 857 bin Avroluk gayrimenkul.
Ardından 8,5 milyon Avroluk bir ticari kompleks için satın alma sözleşmesi…
Sonra 180 milyon Avroluk bir AVM için görüşmeler…
Gökçek ailesinin Almanya’daki milyonlarca Avroluk yatırım trafiğini, şirketleri, gayrimenkulleri ve noter belgelerini inceledim.
30 bin Avrodan milyonlara uzanan Gökçek ailesinin Almanya dosyası bugün Cumhuriyet’te.
Patron Yıldız,
"Sözüm söz. Haftaya herkesin alacağı ödenecek" diyordu.
Sözünü yine tutmadı.
Garantör olan üç bakan, Yıldız'a dokunamıyor.
Muhtemelen bilmediğimiz bir dokunulmazlığı var.
Hakları gaspedilen işçiler yaşamaya çalışıyor.
Haklarını savunan iki sendikacı tutuklandı.
Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu tutuklandı.
Muhalif siyasetçi, gazeteci, sendikacı, komedyen… hepsi cezaevinde
Genel Başkanımız Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanımız Başaran Aksu tutuklandı!
17 gündür Yıldızlar SSS Holding’in gasp ettiği ücret ve tazminatlarımız için direniyoruz. Üç bakanlığın garantörlüğünde verilen sözler tutulmadı. Müfettiş raporu alacaklarımızı tespit etti. Sebahattin Yıldız serbest gezerken Genel Başkanımız Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanımız Başaran Aksu tutuklandı.
Bu tutuklamalar siyasi iktidarın talimatıyla yürütülen, Yıldızlar SSS Holding’in çıkarlarına hizmet eden, bir sınıf saldırısıdır. Madencinin hakkını savunmak, holdinglerin nasıl büyütüldüğünü anlatmak ve işçilerin ülkeyi yönetenlerle görüşmesini istemek suç değildir.
Yıllarca ruhsatlarla, tapularla ve özelleştirmelerle büyütülen holdingin işçiye borcu ortada. Devlet gücü holdinge karşı işlemezken madenciye gözaltı, soruşturma ve tutuklama olarak dönüyor. Kimin korunduğu da kimin susturulmak istendiği de ortada.
Biz mertçe dövüşürüz. Safımızı gizlemeyiz, sözümüzü eğip bükmeyiz. Madencinin alın terini patrona yedirmedik, yedirmeyeceğiz. Başkanlarımızı yalnız bırakmayacağız.
Mücadelemiz devam ediyor. Halkımızı madenciden taraf olmaya, sendikaları ve bütün işçi sınıfını dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz. Bu kavga hepimizin kavgasıdır.
Yoldaşlarımızı alacağız. Hakkımızı alacağız. Mutlaka biz kazanacağız.
#MadenciMutlakaKazanacak
Gözaltına alınıyoruz!
Bir holdinge söz geçiremeyenler madencileri gözaltılarla yıldırmak istiyor. Bu aşağılama, bu cüret hepimizedir!
#MadenciMutlakaKazanacak
Bu ne iki yüzlülük!
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı yapılan görüşmede işçilere “tümüyle haklısınız” diyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, “işçinin hakkı patronun insafına bırakılamaz” diye açıklama yapıyor.
Ey Mustafa Çiftçi, hani işçilerin haklarının ödeneceğinin garantörü sizdiniz? Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır’ı Soma’da, Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’yu, sendika yöneticisi Eyüp Can’ı ve madenci kardeşlerim Kamil Tanrısever ile Bayram Özkiren’i eylem alanında yaka paça gözaltına alan emniyetten kim sorumlu?
Siz, bir avuç para babasının “devletin gerçek sahibi biziz, bakanı da, bakan yardımcısını da, Cumhurbaşkanı Başdanışmanını da ciddiye almayız” demesinden hoşnut olabilirsiniz ama kendini bu devletin gerçek sahibi sananlarla hesaplaşacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın.
Gözaltına alınan dostlarımızı da her bir maden işçisinin haklarını da teker teker alacağız!
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“İnsanları başka şehirlerden getirebilmek için, her türlü zulmü edebilmek için 'örgüt' dediler! Şimdi o örgütün liderini bıraktılar, ‘Meğerse örgüt yokmuş’ diyorlar.
Bu kadar insanın hakkına girdiler. Öyle pardon deyip kenara çekilmek yok!
Nerede bu iddianameyi hazırlayanları denetleyecek HSK? Bu insanları perişan edenler nerede? Başta, örgüt diyenin cezalandırılması lazım.”
Gazilerin eylemlerinin ilk gününden beri provokatif müdahalelerde bulunan bu “amir” kime hizmet etmektedir?
Milletin vekiline sadıran ve hayati riske sebep olan bu kişi hakkında ne işlem yapacaksınız?
Milletin vekilinin arkasında vekili olduğu asıl ve asil Türk Milleti var.
Hemen o edepsizle ilgili gerekli işlemi yapın!
Milletvekili olduğunu bildiğin halde, @YS_Turkoglu yerdeyken tekme bile atıyorsun...
Anayasal güvence altındaki dokunulmazlığı hiçe sayıyorsun...
Yani kanun-nizam tanımıyorsun..
Sonra da polis kimliğinden ötürü sana 'Kanun adamı" dememizi bekliyorsun...
Sen çok şey istiyorsun
Kamuoyuna Duyuru
Polis ablukası sırasında, vücudunun büyük bölümü protezlerle yaşamını sürdüren gazimiz rahatsızlanarak bayıldı.
Vatan için bedel ödeyen gazilerimizin maruz kaldığı bu tablo kabul edilemez. Gazimize acil şifalar diliyor, tüm gazilerimizin haklı mücadelesine kamuoyunun duyarlılık göstermesini bekliyoruz. Gaziler yalnız değildir!#GazileriminYanındayım #gündem #KurtuluşParkı #SONDAKİKA #türkiye #basın #haber
KIYMETLİ DOSTLARIM;
Bilenler biliyor; hayatımız boyunca hep derdimiz vatan, derdimiz millet diyenlerdeniz.
Vatandaşın canı nerede yanıyorsa biz oradayız.
Bu uğurda başımıza ne gelirse gelsin. onur nişanesi sayarız.
Kendi canımız yansa bile, “eyvallah” deriz.
Şehit aileleri ve gazilerimizin hak arama mücadelesine destek için gittiğimiz Kurtuluş Park’ında, kolluk kuvvetlerinin kullandığı orantısız gücün bir hedefi de biz olduk.
Yumruklu, tekmeli, kalkanlı darbelerden nasibimize düşeni aldık.
Arayan soran, hastaneye koşup gelen, başta Kıymetli Genel Başkanım Müsavat Dervişoğlu olmak üzere herkese çok teşekkür ediyorum.
Allah hepsinden razı olsun.
Çok şükür iyiyim, daha da iyi olacağım.
Neyin hıncını aldıklarını bilmediğim olayın müsebbiplerinden, bunu neden yaptıklarını tabi ki hukuk yoluyla soracağım günler gelecek.
Canım pahasına da olsa, Allah ömür verdikçe millet adına hak arama davamdan asla vazgeçmeyeceğim.
Hiç bir saldırı beni İYİ’lik yolundan döndüremez!
Benim için endişelenen herkese şükran borçluyum…
Sağ olun, var olun…
Hakkını arayan gaziler polis müdahalesiyle karşılaşıyor; onlara destek olmak isteyen İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ve danışmanı darbediliyor. Türkoğlu kalp spazmı geçirerek hastaneye kaldırılıyor.
Bu görüntüler sıradanlaştırılamaz!
Gazisine reva görülen de milletvekiline uygulanan şiddet de kabul edilemez.