Onlarca sekme, onlarca hesap, onlarca haber sitesi... Bir transferi kaçırmamak için sabah kalkar kalkmaz telefona uzanıyoruz.
Bunu fark edince basit bir şey yapmaya karar verdim: hepsini tek yere topladım.
https://t.co/0wxNUMitfe'da her güvenilir transfer gazetecisi takipte, haberler Türkçe özetle geliyor, kaynağın ne kadar güvenilir olduğu yazıyor, oyuncunun piyasa değeri görünüyor. Ayrıca taraftar olarak sen de her transfer için oy kullanabiliyorsun — kulübüm istiyor mu istemiyor mu diye.
Telefona uygulama olarak da yükleyebilirsin, App Store falan gerek yok.
Geliştirmeye devam ediyorum, eksik gördüğün şeyleri söylersen eklerim.
🌐 https://t.co/0wxNUMitfe
Cumhuriyet tarihimizin en zorlu ve en onurlu görevlerinden birini üstlenen Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel'in başarılı olacağına olan inancım sonsuzdur…
Genel Merkezimizdeki iğrenç araç görüntülerinden sonra iki kelam etmek farz oldu:
-İki araç da partinin parasıyla alınmıştır, faturaları mevcuttur.
-Araçlardan biri 2022 yılında Kılıçdaroğlu tarafından alınmış ve kullanılmıştır. O aracı oraya koyanlar bunu bilmeyecek kadar cehalet sahibidir.
-Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradıktan sonra, Erdoğan Toprak, Aziz İhsan Aktaş’tan bir zırhlı araç almış ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kullanımıma sunmuştur. Kılıçdaroğlu, Aziz İhsan Aktaş’ın zırhlı aracını 1,5 yıl boyunca kullanmıştır.
-Evi camdan olan başkasının evine taş atmasın!
CHP kurultayının iptali meselesinde ortaya çıkan tablo artık çok daha net görülüyor.
Bir taraftan
“kurultay iptal edildi, yönetim değişti”
algısı oluşturulmaya çalışılıyor.
Ama ortadaki resmi belgeler başka bir şey söylüyor.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın siyasi parti sicil kayıtlarında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak hâlâ Özgür Özel görünüyor.
YSK kayıtlarında da
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak hâlâ Özgür Özel görünüyor.
Mevcut yönetimin mazbatası duruyor.
Yani seçim hukukunda en önemli belge olan mazbata geri alınmış değil.
İptal edilmiş değil.
Yerine başka bir isim adına yeni mazbata düzenlenmiş değil.
Üstelik YSK’nın resmi yazısında çok açık bir ifade var:
“Kurulumuzun Anayasa ve yasalar gereği mahkeme kararlarını uygulamak gibi bir görevi ve yetkisi bulunmamaktadır.”
Yani halkın anlayacağı şekilde konuşalım:
Ortada tartışılan bir mahkeme kararı olabilir.
Ama seçim hukukunda bir yönetimin değişmesi için resmi kayıtların değişmesi gerekir.
Mazbatanın iptal edilmesi gerekir.
Yeni mazbata düzenlenmesi gerekir.
Bunların hiçbiri yapılmadan,
“CHP yönetimi değişti” demek hukuken de siyaseten de havada kalır.
Çünkü seçim hukukunda esas olan yorum değil,
resmi kayıttır.
Yetkiyi belirleyen şey dedikodu değil,
mazbatadır.
Bugün görünen gerçek şudur:
YSK kayıtlarında değişiklik yok.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarında değişiklik yok.
Mazbata iptali yok.
Yeni mazbata yok.
O halde ortaya çıkan bu tartışmanın temelinde hukuki belirsizlik olduğu açıktır.
Bu mesele sadece CHP’nin iç meselesi değildir.
Bu mesele;
demokratik siyasetin nasıl işleyeceğiyle ilgilidir.
Çünkü bir siyasi partinin kurultay iradesi,
delegelerin oyuyla oluşur.
Eğer seçim kurullarının verdiği mazbatalar yok sayılarak,
mahkeme koridorlarında siyasi sonuç üretilmeye çalışılırsa,
yarın hiçbir partinin kongresi,
hiçbir seçimin sonucu,
hiçbir demokratik irade güvende olmaz.
Mesele tam da budur.
Sandıkla gelen iradenin,
hukuki tartışmalar üzerinden etkisiz hale getirilmek istenmesidir.
Ama unutulmamalıdır:
Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceğine;
kapalı kapılar ardında yapılan hesaplar değil,
delegeler,
partililer
ve millet karar verir.
CHP sahipsiz değildir.
Millet iradesi de sahipsiz değildir.
Bayram arifesinde yüzleşmek zorundasınız.
Bu ülkenin bayramları artık hüzün ve umutsuzluk dolu!
2017’de yoksulluk çeken bebeklerin oranı %36.8 düzeyindeyken,
2026’da %50’lere tırmanan bir ülke olduk.
Son 12 yılda bebek bezinden mamaya tüm temel malzemeler 402 TL’den 6680 TL’ye yükselmiş.
Tam 16 kat.
İktidarın 7 milyon bebeğimize açlık ve yoksulluk yaşattığı, anne karnında bile yetersiz beslenmesine sebep olduğu bir Türkiye’yiz artık!
Ancak doğmamış bebeklerimizi bile ağlatan sarayın tek derdi demokrasiye, adalete darbe:
Tek imza ile koca üniversiteyi bir gün ara ile aç - kapa yapmak, ana muhalefete kayyum atamak…
Düşün bu milletin yakasından!
Sen haksızlıkları protesto eden halka durup dururken su sıkarsan ben de o tomanın hortumunu koparırım demiş yiğidim.
Ben ortada bir suç göremiyorum.
Ellerin dert görmesin.
İzmir Barosu TOMA'nın üzerine çıkan vatandaşın burnunun kırıldığını ve kafa travması geçirdiğini açıkladı.
Bu görüntüler resmen işkencedir.
Böyle gözaltı olmaz.
İşkence insanlık suçudur
SON DAKİKA | Ekrem İmamoğlu:
"Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz! Bizim yerimiz, milli iradeye düşmalık edenlerin yanı olmadı, olmayacak."
Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz."
CHP HALKTIR, HALKIN DEDİĞİ OLUR.
İstanbul üç bölgede meydanlarda!
Halkın iradesine, demokrasiye ve geleceğimize sahip çıkmak için meydanlardayız.
Tüm halkımız davetlidir.
📍 1. Bölge: Boğa Heykeli / Kadıköy
📍 2. Bölge: Şişhane Metrosu / Beyoğlu
📍 3. Bölge: CHP İlçe Başkanlığı / Bahçelievler
🗓 24 Mayıs 2026, Pazar
🕖 19.00