2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak'ta katledilen aydınlarımızı, sanatçılarımızı ve yurttaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz.
Cumhuriyet'in aydınlanma birikimi, laiklik ve toplumsal barışının hedef alındığı Madımak'ı ve bu katliamın bir gladyo tertibi olduğunu unutmayacağız, unutturmayacağız.
Genel Başkanımız Serkan Öz (@CVPSerkanOz), bugün 20.00'de Veryansın Tv'de Gündem Özel programında Gazeteci Eray Çelebi'nin konuğu olacak.
İzlemek için:
https://t.co/JUgHtSREQs
1 TEMMUZ KABOTAJ BAYRAMI KUTLU OLSUN!
Denizlerimizde de egemenlik Türk milletinindir!
1 Temmuz 1926’da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin denizlerdeki bağımsızlık iradesinin simgesidir. Bu kanunla birlikte, Osmanlı’dan kalan kapitülasyon artığı uygulamalar sona erdirilmiş; Türk karasularında yalnızca Türk bayraklı gemilerin taşıma, yükleme ve yolcu hizmeti yapma hakkı tanınmıştır.
Bu karar, yalnızca bir ekonomik tercih değil; tam bağımsızlık ilkesinin denizlerdeki ifadesidir.
Atatürk’ün “Denizciliği Türk'ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız.” sözüyle işaret ettiği hedefin ilk adımı Kabotaj’dır.
Kabotaj, egemenliktir!
Bugün, kıyılarımızda yabancı tekellerin ve küresel taşımacılık şirketlerinin hâkimiyetini “özelleştirme” adı altında kabul eden zihniyet; Kabotaj’ın ruhunu çiğnemektedir.
Kanal İstanbul gibi projelerle Montrö’yü bypass etmeye çalışanlar, denizlerimizi yalnızca bir geçiş güzergâhı değil; bir emperyal ticaret koridoru hâline getirmek isteyenlerdir.
Kabotaj Kanunu’nu anlamayanlar, Lozan’ın da Montrö’nün de ruhunu çiğnemektedir.
CVP olarak uyarıyoruz:
Limanlarımız, kıyılarımız ve su yollarımız ticarileştirilemez!
Mavi Vatan, yalnızca bir harita değil; bir egemenlik hattıdır.
Kabotaj hakkı; yalnızca taşımacılık değil, deniz güvenliği ve deniz emekçilerinin hakkıdır!
Tersaneler, kıyı işletmeleri ve deniz ticareti yeniden milli kamu politikaları ile güçlendirilmelidir!
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak söz veriyoruz:
Türk denizciliği yeniden devlet eliyle yapılandırılacak,
Tersaneler kamu yatırımlarıyla desteklenecek,
Kıyılarımız emperyalizmin değil; Türk milletinin hizmetinde olacaktır!
Denizde, karada, havada egemenlik Türk milletinindir!
1 Temmuz Kabotaj Bayramı kutlu olsun!
Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti!
Yayında...
İLELEBET CUMHURİYET...
NATO'nun "Hulusi" Generali kim?
DEM Parti'nin bölücü mitinglerinden 27 Haziran "Bayrak" mitingine; NATO kolordusundan Türkiye'yi bekleyen büyük tehlikelere kadar her şey bu videoda.
Orkun Özeller | Eray Çelebi
@OrkunOzeller | @celebieray
Veryansın TV özel yayınıyla gerçekleri masaya yatırıyoruz.
Yayındayız: https://t.co/24XLWgBkr8
Ankara Valiliği'nin, 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO zirvesini gerekçe göstererek toplantı, gösteri ve etkinlik yasakları getirmesi hakkında basın açıklamamız:
NATO zirvesi için Türk topraklarında Türk milletinin iradesi askıya alınamaz!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, terör örgütleri PKK ve FETÖ'nün kurucu merkezi NATO ile tüm hukuksal ve kurumsal ilişkilerin sonlandırılması gerektiğini savunuyoruz.
Dünyanın tüm mazlum milletlerine her türlü saldırı ve işgali, eşkıyalık ve zulmü yapan; kendi menfaat ve çıkarları için dünya tarihinin getirmiş olduğu bütün hukuksal çerçeveyi alt üst eden, kendi koydukları ilkeleri bile menfaatleri uğruna çiğnemekten tereddüt etmeyen bu parçalayıcı merkezin temsilcilerinin vatanımızda yapacağı yeni bölüşüm ve egemenlik planlarını şiddetle reddediyoruz.
Türk milletinin milli şuuru ve milli iradesini ayakta tutmak ve yaşatmak için koyacağımız iradenin önüne idari ve siyasi yasaklarla engel olunmaya çalışılması; bu vatan ve toprak için kanını döken, canını veren Türk milletinin çocuklarına yapılmış bir hak ve namus gasbı olarak değerlendiriyoruz.
Cumhuriyet ve vatan uğruna canını seve seve verme iradesini tüm siyasal tarih boyunca ortaya koymuş bir milletin geleceğine ilişkin bölüşüm ve parçalama planlarını Trump'lara, Macron'lara, Erdoğan'lara bırakmayacağız.
NATO’ya ilişkin yukarıdaki açık irademizi Türk ve dünya kamuoyu ile paylaşarak tüm ulus-devletlerin ve mazlum milletlerin emperyalizme karşı direnme ve savaşma iradesini yeniden selamlıyoruz.
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak bu haksız ve hukuksuz siyasal kararın iptali için idari yargıya yürütmenin durdurulması ve iptal davası açtığımızı ilan ederiz.
Yaşasın tam bağımsız Türkiye, yaşasın Türk milleti!
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!
Genel Başkanımız Serkan Öz (@CVPSerkanOz), Veryansın Tv’de Eray Çelebi’nin 27 Haziran Tandoğan Mitingi’ne ilişkin sorularını yanıtlayacak.
İzlemek için:
https://t.co/QTMBUntvMM
Böylesine önemli bir konuda referandumun kumardan farkı olmaz. Söz konusu vatandır, Türk ulusunun kararı bellidir. #HainsizTürkiye için #BayrakAçıyoruz
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak 27 Haziran'da Tandoğan'da olacağımızı daha önce ilan ettik. Türk bayrağı altında, partiler üstü bir milli itirazın yükseltilmesini doğru buluyoruz.
Ancak teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın geleceğinin referanduma sunulması yönündeki çağrıları da doğru bulmuyoruz. Bu mesele bir referandum meselesi değildir.
Türk Devleti, Türk yargısı ve Türk milleti, bölücü terör konusunda hükmünü yıllar önce vermiştir. Terör örgütünün elebaşının akıbeti siyasi pazarlıkların, seçim hesaplarının veya referandum tartışmalarının konusu haline getirilemez.
Kaldı ki bugün hangi kuruma güvenerek referandum çağrısı yapılmaktadır?
İktidarın, devlet kurumlarının ve seçim süreçlerinin sürekli tartışıldığı bir ortamda, milletin egemenliğini, Cumhuriyet'in temel esaslarını ve terörle mücadeleyi sandık hesaplarına indirgemek doğru değildir.
Şehitlerimizin hakları, gazilerimizin fedakarlıkları, Türk milletinin birliği ve vatanın bölünmez bütünlüğü asla oylanacak konular değildir.
Cumhuriyetçi Vatanseverler olarak bölücü açılım sürecine karşı her alanda başından beri duruşumuz nettir.
15 Şubat, 27 Aralık, 19 Mayıs ve sonrasında olduğu gibi bugün de, ABD-İsrail ve NATO'nun, Türkiye Cumhuriyeti'nin parçalanmasına yol açacak her girişiminin karşısında, etnik ve mezhepsel ayrımları reddeden, yalnızca Türk bayrağı altında birleşen milli bir cepheyi büyütmeye devam edeceğiz!
Bu nedenle 27 Haziran'da Tandoğan'da olacağız. Ancak açıkça ifade ediyoruz ki, Türk milletinin egemenlik hakkı, Cumhuriyet'i kuran Kurtuluş Savaşı'nda kanla ve canla kazanılmıştır. Milli egemenlik, vatanın bölünmez bütünlüğü ve Cumhuriyet'in temel nitelikleri referandum konusu yapılamaz. Bunlar milletin pazarlık masasına değil, tarih önünde verdiği kesin hükümlerdir. Türk milleti bu hükmü Conkbayırı'nda, Sakarya'da, Dumlupınar'da ve Lozan'da vermiştir.
#HainsizTürkiye
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının Amasya Genelgesi ile yaktığı bağımsızlık meşalesi, bugün de Cumhuriyet’e, milli egemenliğe ve vatan bütünlüğüne sahip çıkan Türk milletinin yolunu aydınlatmaktadır.
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak Amasya Genelgesi’nin yıl dönümünde, Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını saygı ve minnetle anıyor; “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” şiarına bağlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz.
Cumhuriyetçi Vatanseverler Partisi olarak 27 Haziran'da Tandoğan'da olacağımızı daha önce ilan ettik. Türk bayrağı altında, partiler üstü bir milli itirazın yükseltilmesini doğru buluyoruz.
Ancak teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın geleceğinin referanduma sunulması yönündeki çağrıları da doğru bulmuyoruz. Bu mesele bir referandum meselesi değildir.
Türk Devleti, Türk yargısı ve Türk milleti, bölücü terör konusunda hükmünü yıllar önce vermiştir. Terör örgütünün elebaşının akıbeti siyasi pazarlıkların, seçim hesaplarının veya referandum tartışmalarının konusu haline getirilemez.
Kaldı ki bugün hangi kuruma güvenerek referandum çağrısı yapılmaktadır?
İktidarın, devlet kurumlarının ve seçim süreçlerinin sürekli tartışıldığı bir ortamda, milletin egemenliğini, Cumhuriyet'in temel esaslarını ve terörle mücadeleyi sandık hesaplarına indirgemek doğru değildir.
Şehitlerimizin hakları, gazilerimizin fedakarlıkları, Türk milletinin birliği ve vatanın bölünmez bütünlüğü asla oylanacak konular değildir.
Cumhuriyetçi Vatanseverler olarak bölücü açılım sürecine karşı her alanda başından beri duruşumuz nettir.
15 Şubat, 27 Aralık, 19 Mayıs ve sonrasında olduğu gibi bugün de, ABD-İsrail ve NATO'nun, Türkiye Cumhuriyeti'nin parçalanmasına yol açacak her girişiminin karşısında, etnik ve mezhepsel ayrımları reddeden, yalnızca Türk bayrağı altında birleşen milli bir cepheyi büyütmeye devam edeceğiz!
Bu nedenle 27 Haziran'da Tandoğan'da olacağız. Ancak açıkça ifade ediyoruz ki, Türk milletinin egemenlik hakkı, Cumhuriyet'i kuran Kurtuluş Savaşı'nda kanla ve canla kazanılmıştır. Milli egemenlik, vatanın bölünmez bütünlüğü ve Cumhuriyet'in temel nitelikleri referandum konusu yapılamaz. Bunlar milletin pazarlık masasına değil, tarih önünde verdiği kesin hükümlerdir. Türk milleti bu hükmü Conkbayırı'nda, Sakarya'da, Dumlupınar'da ve Lozan'da vermiştir.
#HainsizTürkiye
Ne yapıyorsunuz diye soruyorlar...
Türk milletinin yanında duruyoruz!
İhanete itiraz ediyoruz!
Cumhuriyet'i savunuyoruz!
Korkuya karşı cesareti, teslimiyete karşı mücadeleyi örgütlüyoruz!
Bu düzen kendiliğinden değişmeyecek.
Ayağa kalk. Mücadeleye katıl!
https://t.co/CuUdVvQDLQ
#HainsizTürkiye @cvpgenelmerkez