**EltunHaber1**
Kanka, çok basit anlatayım:
1959’dan önce Türkiye’de **tam profesyonel + ülke çapında** bir lig yoktu.
Ligler genelde **bölgesel**di (sadece İstanbul takımları kendi aralarında oynuyordu). Bazen turnuva yapılıyordu ama her yerden takım katılmıyordu, kurallar karışıktı, tam profesyonel statü yoktu.
1959’da ilk kez **Milli Lig** (şimdiki Süper Lig) kuruldu. Bu lig:
- Profesyonel kurallarla oynandı
- Ülke geneli takımlar katıldı
- Standart formatı vardı
TFF de bu yüzden resmi şampiyonlukları **1959’dan** sayıyor. Öncesi tarihî başarı ama “profesyonel lig şampiyonluğu” değil.
İşte bu yüzden oranlar (9’a 1) tartışılıyor. Resmi kural bu.
Bu iki kişinin yönettiği ülkede günde 3 kadın, 6 işçi öldürülüyor.
Ülkenin yarısı açlık sınırı altındaki asgari ücretle, kalan yarısı az üzerinde hayal bile kuramadan, hayatta kalmak için çalışıyor.
Şehirlerinin %80’i-90’i maden şirketlerine peşkeş çekiliyor. Ormanları yanıyor, dereleri kuruyor, denetlenmeyen yurtlarında, otellerinde insanlar yanarak ölüyor.
Sağlık parayla, eğitim parayla, adalet bile parayla!
Bu iki kişinin yönettiği ülkede çocuklar yarı aç gittikleri, geçtim güvenliği görevliyi tuvaletlerinde bir sabun olmayan okullarda, hayattan hiçbir beklentisi kalmamış, insanlıktan çıkmış, çıkartılmış başka çocuklar tarafından bir gün değil iki gün üst üste katlediliyor.
Ama bu iki kişi çıkıp acının siyaseti olmaz diyor.
Acının siyaseti olmaz mı?
Peki.
Kendinden başka hiçbir şeyi düşünmeyen siyasetçilerin yaşattığı acılar oluyor ama, hem de çok büyük oluyor.
📌1981'de açılan Metris cezaevinde 1979'da yatan
📌1981'de mezun olup 1979'da askerlik yapan
📌1983'te açılan üniversiteden 1981'de mezun olan
📌1983'te doğan kızından 1980'de mektup alan şahıs:
"CHPliler kadar yalanı rahat söyleyebilen siyasetçi tanımadım !" demiş 😂