İkinci Abdülhamit Han çökmekte olan bir imparatorluğu 33 yıl ayakta tutmuştur. Kimsenin canına kıymamıştır. Hatta başına gelenler onun aşırı merhametinden kaynaklanır. Onu istibdatla suçlayanlar daha sonra istibdatın ne olduğunu bizzat yaşayarak öğrenmişler ve arkasından pişmanlık şiirleri yazmışlar. Mektepler kurmuş, demiryolları gibi yatırımlar yapmış.
Onun kıymeti ve büyüklüğünün ölçüsü şudur:
Onu tahttan indirenler, on sene içinde imparatorluğun tasfiye edilmesine sebep olmuşlardır. Arnavutluk, Makedonya, Selanik, Suriye, Irak, Hicaz, Filistin vatan topraklar dışında kalmış. Milli mücadeleyle ancak Anadolu ve Trakyayı kurtarabilmişiz. Karşılığında neleri feda ettiğimiz herkesin malumudur.
Biz kimsenin şahsi kusurlarıyla ilgilenmiyoruz. Allah’la kendi aralarında.
Vatanımıza , Miletimize veDevletimize ne hizmeti geçmiş biz ona bakarız.
Abdülhamit hanı seviyoruz ve dua ediyoruz.
Biz inancımız gereği, kimsenin kutsal gördüklerine (batıl olduklarını bildiğimiz halde) hakaret etmiyoruz!
Kimse bizim hak olduğunda zerre kadar şüphemiz olmayan kutsallarımıza hakaret edemez. Herkes haddini bilsin.
Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya kalkmasın!