Yıldırımlar Holding yönetim kurulu başkanı Ali Rıza Yıldırım, zam talep eden işçilere:
"Herkesi kapının önüne koyarım. Burası benim işimin sadece %15'i, kazanmıyoruz zaten."
Hızlı trende dışarıda deniz manzarası var ama göremiyorsunuz. Neden? Çünkü tüm camları reklamla kaplamışlar. Çünkü biz gemi ve deniz manzarası yerine Buzdağı su reklamı görmeyi tercih ederiz? Boşluk da bırakmasaydınız ışık da girmese olurdu… @BuzdagiSu
olay eşimin kız kardeşi ve bacanağımın ailesinin başına geldi, dünden beri hastane ve karakol geziyoruz. yaşadıklarımızın şokunu halen atlatabilmiş değiliz. sizden ricam daha fazla kamuoyu oluşması ve adaletin tecelli etmesi için haberi paylaşmanız
Geçen senede aynı muhabbet olmuştu madem voleybol federasyonu aynı hatayı 2. defa yapmış siz yapmasaydınız! Türk voleybol Milli takımına biz bunu yakıştıramıyoruz der gerekeni siz yapardınız, top atmak onların işi sizin değil! #türkhavayolları#thy#voleybolfederasyonu
Kursa getirmiş çocuklarını kaldırıma arabasını çekiyor bebek arabasıyla geçemiyorum birde kusura bakmayın yer yok diyor, zahmet olmazsa biraz ileriye çekin oradan yürütün çocuklarınızı hadi ben geçtim engelli bir birey nasıl geçicek diyince +
Dokuz vatan evladı daha bu topraklar uğruna şehit oldu.
Şehitlerimizden biri Müslüm Özdemir .
Ailesi Ümmühan ve Ali Özdemir depremzede .Evleri yıkılmış.Şehidimiz ailesine ev almak için mücadele ediyormuş. Deprem sonrası Konteyner verilmiş aileye kış gelince ısınamamışlar. Mecburen çadır kurup soba ile ısınmışlar.
Bir yıl oldu neredeyse !
Şehit haberi gelince yetkililer hemen 9-10 tane ısıtıcı soba götürüp konteynerin içine bırakmış.
O ananın babanın yüreğine düşen ateş tüm Kahramanmaraşı yakar.
Yeni öğrendim. Şehidimizin ailesine duyarlı vatanseverler ev alacaklar.Hazırlıkları hemen yaptılar. Kendileri duyuracaklar.
Ağzımın içi cam kırıkları ile dolu…
ÖZEL HASTANE SOYGUN/REHİN DÜZENİ (OKUYUN)
Cumartesi günü kalp yetmezliği hastası olan Annem (tansiyon yükselmesi ve göğüs ağrısı sebebiyle) en yakın konum olan Medical Park Hastanesi aciline götürüldü.
Yapılan tetkikler sonrası anjiyo olabileceği ve yatış gerektiği,
Bunun için-de evraklar imzalamam gerektiği ve günlük yatak ücretininde 1650 TL olduğu söylendi.
Aradan geçen 4 saat sonra Kardiyoloji doktorunun arandığı, yapılan yeni tetkiklerde hastanın kalp krizi geçirmediği ve anjiyo için aciliyet olmadığı söylendi. Pazar öğlen 11 gibi de gelip hastamı alabileceğim eklendi.
Taburcu için sabah 9.30'da hastaneye gittiğimde annemin anjiyoya alındığını öğrendim.
Telaşla neler olduğunu sorduğumda,
Kalp krizi geçirmediği ancak göğüs ağrısı sebebiyle anjiyo yapılacağı ve ücretinin 5500 TL olduğu söylendi -ki- zaten içeriye alınmıştı.
Anjiyo esnasında kapıda beklerken içeriden genç biri beni çağırdı ve bir damarın %70 tıkalı olduğunu, stent takılması gerektiğini söyledi. Üzerine 'hangisini takalım' deyince,
Bende 'hangisi derken neyi kastediyorsunuz?' dedim.
Cevaben 'yerli stentler ve yüksek kalite ithal olanlar var' dedi.
Bende 'yerli olanlardan kaliteli olanı takın o halde' dedim.
Aradan geçen 25 dakikadan sonra, işlemi uygulayan doktor beni yanına çağırdı ve iki damarına 'en kaliteli ilaçlı ithal stent' taktığını;
Hastanın ertesi güne kadar takip edileceğini ve pazartesi öğlen taburcu olacağını söyledi.
Esas olaylar ise bundan sonra başladı.
Pazartesi saat 11 gibi hastaneye gittim. Hastayı göremeyeceğim söylenerek hasta taburcu birimine gitmemi söylediler.
Ardından görüştüğüm hanımefendi (arkasındaki cama yansıyan) boş pc ekranına 3-5 tık yaptıktan sonra "87 bin TL ödemeniz çıkıyor" dedi.
Bende 'neden bu kadar' diye sorunca, sadece takılan stentlerin 80 bin TL tuttuğunu ve bunları kendilerinin satın aldığını söyledi. Üzerine kredi kartına taksit yapabileceğini ekledi.
Kredi kartı kullanmadığımı ve Sağlık Bakanlığını arayıp bilgi alacağımı, acilden girişlerde bu gibi durumlar için yapılan hiçbir işlemden ücret alınamayacağını ve takılan süper kalite(!) hastane stentlerinin ise bana sorulmadığını söyledim.
O saatten sonra sözde çok kurumsal ve bir o kadar da kibar olan herkesin tavrı anında değişti.
Tamamı 5 saat süren;
Yetkili, müdür yardımcısı ve müdür ile olan görüşmelerden sonra annemin REHİN TUTULMASINDAN dolayı 40 bin TL ödeyip anca taburcu edebildim -ki- fatura dahil hiçbir evrak da verilmedi.
Bu arada Sağlık Bakanlığı ihbar hattına şikayetim üzerine yetkililer tarafından arandım ve uygulanan ithal stent ücretleri dışında tek kuruş dahi ödememem gerektiği,
Hastanenin bu stentleri takarken de hasta yakınından onay alması gerektiği,
Çünkü devletin Türkiye'de ki bütün hastaneler de kendi yüksek kalite stentlerinin bulunduğu söylendi.
İthal stentlere verilecek ücretinde belirli bir miktarı aşamayacağı ve alacağım detaylı fatura ile beraber ilçe SGK'ya giderek şikayetçi olabileceğim eklendi.
Hülasa,
Girmiş olduğumuz 2024 yılında,
@MedicalParkHG hastanesi kravat takan modern mafya üslublu yetkilileri ile sevgili annemi tam 5 saat rehin tuttu.
Yetmedi borç almamı, kredi kartı kullanmamı ve kredi çekmemi tavsiye etti.
Yetmedi, anneme takılan stentlerin kontrolü için doktora/hastaneye bağlı olduğumu ve tatsızlık çıkmasının bize zarar vereceği belirtildi.
Kısacası kibarca ve defaatle tehdit edildim.
Buradaki mevzu esasen tutar değil, bu tutarın haksız yere -tehditle- istenmiş olması ve özel hastanelerin artık resmi birer soygun kuruluşları haline gelmesidir.
Abartısız söylüyorum;
Taburcu biriminin önünde bekleyen onlarca çaresiz insana söylenen akıl almaz fiyatları duysanız kulaklarınıza inanamazsınız.
Devlet hastanesinden kalp krizi geçirdiği için ambulans ile sevk edilen ve anjiyo sonrası 3 stent takılan bir hastanın yakınından 145 bin TL istediler. Kadıncağız yana döne para arıyordu.
Sağlık Bakanlığı'nın (@saglikbakanligi) Özel Hastanelerin uyguladığı bu zulm ve mafya düzenine artık dur demesi gerekiyor.
@aykiricomtr kural ve levhalarda hamile, yaşlı ve engellilere yer verilmeli diye belirtiliyor bunu bilerek kullanmak lazım toplu taşımayı. Haklısınız yorgunluk olur, hastalık olur ama onun dışında da toplum kurallarına uyulmalı diye düşünüyorum. Tabiki gelip de kalk kalk demek de doğru değil