Show your support for #Gaza#CeasefireNow by signing our petition and show your support like thousands who marched in Dublin this afternoon. #NationalMarchForPalestine https://t.co/6o9P67dtBb
More than 2/3 of #Gaza's population is estimated to be crammed into less than 1/5 of the besieged Palestinian territory, @Oxfam says, as deadly Israeli bombardment and fighting continue to rage. #CeasefireNOW@trtworld
https://t.co/jw5zTpXLsH
İrlanda'nın Milli Günü dolayısıyla bu akşam İstanbul'daki Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yeşile büründü!
Yaşasın cumhuriyetlerimiz, yaşasın halklarımızın kardeşliği! 🇮🇪 🇹🇷
#StPatricksDay#LáFhéilePádraig☘️
Sol📸:FSM Köprüsü
Sağ📸 Samuel Beckett Köprüsü, 29 Ekim 2023.
1989 Mekke Hz.Hatice Evi Kazısı
1989 yılında Mekke’de ender görülen, istisnai bir arkeolojik kazı gerçekleştirildi.
Kazının arkasında dönemin güçlü isimlerinden, 1973 petrol ambargosu ile Avrupa’yı dize getiren, S.Arabistan Petrol Bakanı, Mekke doğumlu Zeki el Yemani vardı.++
"Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz."
- Mustafa Kemal Atatürk
Dost Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılı kutlu olsun! 🇹🇷
Happy 100th Anniversary of the Turkish Republic!
📍 Samuel Beckett Bridge, Dublin 🇮🇪
🇮🇱 Israel bombed homes.
🇮🇱 Israel bombed schools.
🇮🇱 Israel bombed hospitals.
🇮🇱 Israel bombed churches.
🇮🇱 Israel bombed evacuees.
🇮🇱 Israel bombed journalists.
🇮🇱 Israel bombed UN workers.
🇮🇱 But they want you to believe Israel is “good” and Palestinians are “evil.”
Dünyanın en büyük teknoloji şirketleri İsrail'e açık açık destek vermeye başladı. Oracle ana sayfadan vermiş.
Peki aynı Oracle''ın Türkiye'deki Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere neredeyse tüm bakanlıkların veritabanı olarak Oracle kullandığını biliyor musunuz?
Kızılay'ın tüm altyapısını yerli yazılımdan milyonlarca dolara SAP'e taşıdığını? Bir savaş durumunda bu altyapılar çalışacak mı sizce?
Vatandaşın cips, kola boykotu yapması kolay, devletimiz kendi boykotunu yapmalı önce.
The Ministry of Health takes action to provide health services to Gaza.
Negotiations with international health organizations are ongoing.
Following the inhumane attack on Al-Ahli Arab Hospital in Gaza, I conducted telephone diplomacy with many of my international interlocutors, including the top executives of the World Health Organization. The main point in my discussions has been that it is unacceptable for facilities serving human health to be attacked, under any circumstances and for any reason. It is never possible for us to remain unresponsive to this attack. The helplessness of sick and innocent people places a burden on us, especially, of the conscientious duty that a part of the world ignores and avoids undertaking.
As Türkiye, we are ready to send a Ship Hospital to the region or to establish Field Hospitals in Gaza or at points close to the Rafah Border Gate, to provide health services to our Palestinian brothers and sisters through them and to carry out this service. During my call with WHO Regional Director for Europe, Dr @hans_kluge, Ihave stated that it is urgent and essential to support the region in terms of health services. We are ready to act together with WHO if it decides to carry out these works. I have insisted that the WHO has a historical responsibility to this end. Our opinions and demands at this point have been welcomed by WHO EMRO Director Dr. Ahmed Al-Mandhari, and in consultation with WHO Director General @DrTedros, we have decided to immediately initiate the cooperation process between my country and the WHO. Our coordination and cooperation efforts in this direction firmly continue.
On this occasion, I would like to express again that, despite all kinds of diplomatic difficulties Türkiye will always continue to be there for babies, children, the elderly and innocent people. These days we live in are historical days when people make the choice of whether to stand by humanity or not. We have no voice to listen to other than our inner voices. We are those who regard the Palestinian people including the children, the elderly, the sick, the women as brothers.
Sağlık Bakanlığı, Gazze’ye sağlık hizmeti vermek için harekete geçti.
Uluslararası sağlık örgütleri ile görüşmeler de devam ediyor.
Gazze’de Al-Ahli Arab Hastanesine yapılan insanlık dışı saldırının ardından Dünya Sağlık Örgütü’nün en üst yöneticileri dâhil olmak üzere birçok uluslararası muhatabımla telefon diplomasisi gerçekleştirdim. İnsan sağlığına hizmet eden kurumların hangi şartlarda, hangi gerekçe ile olursa olsun saldırıya maruz kalmasının kabul edilemeyeceği düşüncesi, yaptığım görüşmelerde temel nokta oldu. Bu saldırıya tepkisiz kalmamız asla mümkün değildir. Hasta ve masum insanların çaresizliği, dünyanın bir kısmının görmezlikten geldiği, üstlenmekten kaçındığı vicdani görevi bilhassa bize yüklemektedir.
Türkiye olarak, bölgeye Gemi Hastane göndermeye veya Gazze’de ya da Refah Sınır Kapısına yakın noktalarda Sahra Hastaneleri kurmaya, Filistinli kardeşlerimize bunlar aracılığıyla sağlık hizmeti sunmaya ve bu hizmeti yürütmeye hazırız. DSÖ Avrupa Bölge Direktörü @hans_kluge ile yaptığım görüşmede bölgenin sağlık hizmetleri konusunda desteklenmesinin acil ve elzem olduğunu belirttim. Bu çalışmaları yürütmek üzere eğer karar verirse DSÖ ile birlikte hareket etmeye hazırız. Yaptığım görüşmelerimde Dünya Sağlık Örgütü’nün de bu anlamda tarihi bir sorumluluğu olduğunu ısrarla belirttim. Bu noktadaki görüş ve taleplerimiz EMRO Bölge Ofisi Direktörü Ahmed Al-Mandhari tarafından da olumlu karşılanmış olup, Genel Direktör @DrTedros'le de istişare halinde ivedilikle ülkemizle işbirliği sürecinin başlatılması yönünde karar aldık. Bu yöndeki koordinasyon ve işbirliği çalışmalarımız kararlılıkla devam etmektedir.
Bu vesile ile tekrar ifade etmek istiyorum ki, her türlü diplomatik zorluklara rağmen; Türkiye; bebeklerin, çocukların, yaşlıların, masum insanların yanında olmaya daima devam edecektir. Yaşadığımız bu günler, insanın, insanlığın yanında yer alıp almama tercihinin yapıldığı tarihi günlerdir. Bizim, vicdanımızın sesinden başka dinleyeceğimiz ses yok. Biz çocuğu, yaşlısı, hastası, kadını ile Filistin halkını kardeş bilenleriz.
İçimde kalmasın. Safi duygusal refleksle hareket edip "Mehmetçik Gazze'ye!" sloganı atan bir ümmetçilikle de safi duygusuz refleksle hareket edip ezberindeki birkaç cümle lafı tarih bilgisi sanarak "Toprak sattılar. Sırtımızdan vurdular." deyip duran bir milliyetçilikle de mesafeliyim.
10 yıl önceki halimle kalsaydım mitinglere gidip "Mehmetçik Gazze'ye!" sloganı atan kalabalıktan biri olabilirdim belki. Fakat gerçeklikle yüzleştim, hayal kırıklıkları biriktirdim, hamasi söylemlerden, kalabalıklardan, ideolojilerden sıyrılıp yalnızlaştım.
İslamcıların son 20 yıldaki yanlış refleksleri hakkında kitap dahi yazabilirim. Fakat lafta bile zalimin karşısında durmayı beceremeyenlere harbiden yuh olsun ya şu süreçte. Yüzölçümü ve nüfus oranı bakımından dünyadaki en yoğun insanın yaşadığı bölge Gazze. Sıkışmışlar, hayatları çok zor ama oradalar. Davaları bu. Orada kalmak. Ve sen bu insanlar için durmadan 'toprak sattılar' algısı yapıyorsun.
Kudüs'e gittim, siyonistler sur içinde diğer bölgelerdeki gibi rahat hırsızlık yapamasalar da orada evi, dükkanı bulunan Filistinlileri bir yığın şeyle yıldırmaya çalışmalarına rağmen, ederinin 5 katını, 10 katını vermelerine rağmen toprağını satmayanlar tanıdım. "Türklere uygundan bile satarız ama onlar dünyaları verse asla." lafını işittim. Türk gibi davranıp İsraillilere satmak üzere toprak almaya çalışan şerefsizler de vardı.
Filistin Davası hak davası, insanlık davasıdır. Sosyalisti komünisti bu davaya nasıl sadık kalıyor, nasıl tutarlı davranılır bakıp görün biraz. Olmadı şu bebeklerin cansız bedenlerine bakın. Onlar mı sırtınızdan vurdu lan sizi? Sırtından vurulan ecdat dirilip gelse tokadı çakardı bu tavırlarınızdan sebep. Taşıdığınız kin nefret gözünüzü kör etmiş. Madem bu soykırıma mukadderat diye bakıyorsunuz, bugün sessiz kalmayı bile beceremeyip büyük büyük laflar ettiyseniz yarın siz benzer duruma düşerseniz başkaları da sizle dalgasını geçer?
Hayır klavyelerinizden destek mesajı çıksa ne olacak? Medyadaki fonlanmadık yer bırakmadığımının çocukları memlekette zaten neredeyse İsrail bayrağı açıp gezecekken siz bedavadan ortalığı bulandırıyorsunuz.
İsrail lanet bir terör devletidir. Filistin halkı yalnız bırakılmış, haklarını ölümden yana kullanmış, ağlanmayan, çoluğuyla çocuğuyla onurlu direniş veren bir halktır.
4yıl önce ABDden ata toprağım Burdur’a döndüm ve “Köylerinizi terk etmeyin!” diyerek işe koyuldum. ToprağınMelekleri ile birlikte “ot bile bitmez” denilen çorak topraklarda rengarenk çiçekler açtırdık.“Dayanamaz,döner,” diyenlere inat bugün 13 susuz tarım ürünüyle karşınızdayız!+
Dün bizim için büyük bir sınavdı ve başardık!
200 bin kap İftar ve 13500 tabilot sahur ve kahvaltı öğünü ile günü bitirdik.
Açık söylemek gerekirse çok zorlandık!
Gönüllü ihtiyacımız var!
İstiklal Marşımızın kabul edildiği 12 Mart Günü, 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü ve 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde yaşamını yitirenleri anma etkinliği Büyükelçiliğimizde düzenlenen törenle idrak edildi.
Bir özel teşekkürü de madencilerimiz hak ediyor. Girilemez denilen yerlere girerek, “domuzdamı” gibi kendilerine has yöntemlerle enkazın içerisinde ilerleyip onlarca canımızı kurtaran madencilerimize minnettarız. İyi ki varlar. 🖤👷🏽♂️