bizde bilirdik; bahar olup çiçek açmayı. lakin Dalımızı yel kırdı, dağımıza kar yağdı..!Bilim adamı olma yolunda sosyolojik savaşlar vermeye çalışan zikir adamı
@ogretmensitemiz yorumları okuyorum okuyorum nekadar saçmalık varsa hepsi tek postta toplanmış.. bu resme bakınca ilk gözüme çarpan o Baba'nın kameraya bile bakamaması ve öyle bir emekçi görüntüsü var ki yemin ederim o babayı görüp gözünden bir damla yaş akmayan insanlığını ahlakını sorgulasın
Mehmet Ali Aydınlar’ın adaylığı konuşuluyor.
Meseleyi, “İktidara yakın bir başkan gelir, böylece Galatasaray gibi Fenerbahçe de şampiyon olur” basitliğinde değerlendirenler var.
Bakın, bu iktidar isteseydi bu ilişkiyi Aziz Yıldırım’la da Ali Koç’la da kurabilirdi. Çok mu zordu?
Bir arsa verilir…
Emlak Konut GYO devreye girer…
Bir ihale modeli kurulur…
Rant paylaşılır,
Kulübün menfaatleri denir,
kimse de bişey diyemezdi
Ama kurulmadı.
Demek istediğim şu:
Fenerbahçe ‘ye 40 yıldır sistematik ve örgütlü bir düşmanlık var.
Mesele, “Sisteme entegre olmadıkları için Fenerbahçe ‘yi şampiyon yapmıyorlar” meselesi değil.
Mesele, Fenerbahçe.’yi etkisizleştirmek, mümkünse yok etmek meselesidir.
“E madem öyle, neden tamamen yok etmiyorlar?” diye sorulabilir.
Çünkü Fenerbahçe olmadan Türk futbolunun tamamen çökeceğini onlar da biliyor. Kurdukları rant düzeninin devamı için Fenerbahçe ‘ye ihtiyaçları var.
Bence asıl hata şu:
Son 20 yılı sadece bugün üzerinden okumak.
Bu ülkenin ordusuna, yargısına, medyasına ve Fenerbahçe ‘ye kumpaslar kuruldu.
Bunu kim yaptı, tartışılır.
Ama “kim faydalandı?” derseniz, cevap tartışmasız:
AKP ve Galatasaray ‘dır.
Ortada açık şekilde kurulmuş yeni bir Türkiye düzeni var ve o düzende Fenerbahçe ‘ye yer yok.
Bu yüzden meseleyi sadece başkan adayları üzerinden tartışmak, maalesef Fenerbahçe’ye fayda değil, zarar verir.
NATO üyesi İspanya, ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarında kendi topraklarındaki askeri üslerin kullanılmasına izin vermedi ve ABD'ye ait 15 askeri uçağı üslerinden çıkardı. Uçaklar İspanya'dan ayrılmış.
ABD ve İsrail, İran'ı Müslüman topraklarından Ramazan ayında bombalamaya devam ediyor..!
Daha 8 ay önce bütün yöneticileri bir gecede keklik gibi avlanan İran, bağıra bağıra gelen bu saldırıda da eden hiçbir tedbir al(a)madı? "Hameney, ofisinde vuruldu" ne demek?
▶️Böyle bir üst toplantının yerini ve zamanını MOSSAD'a kim ispiyonladı? CIA, Hamaney'in de katılacağını kimden öğrendi?
▶️ABD uçak gemileri, İsrail'in askerî hedefleri dururken; İran, neden bölgedeki Anti-Şiî devletlere saldırdı; ABD üssü bahanesiyle neden sivil hedefleri vurdu?
▶️Türkiye'ye hindi gibi kabaran Tahran, Evanjelist Siyonistlere karşı neden "kuzu" kesiliyor?
▶️Aylardır üst seviyeden meydan okuyan Tahran'ın, "Diyaloğa açığız" ezikliği kime hizmettir?
@NaimBaburoglu Naim hocam siz yapmayın bu kurmaca oyuna siz gelmeyin.dünyanın hangi ülkesi olursa olsun bu iş bukadar basit olamaz insanların aklıyla alay edilmez.karısı ve kendisi anlaşma karşılığında ülkesini değiştirdi tüm mesele bu.bir kaç yalandan yargılanma sonra milyar dolarla devamm
Sağlam bir kaynaktan edindiğim bilgiler ışığında şunu net biçimde söyleyebilirim: Ortada anlatıldığı gibi bir ABD askerî operasyonu yok. “Başarılı operasyon”, “stratejik hamle”, “nokta atışı” gibi ifadeler tamamen algı yönetiminin ürünü. Gerçek çok daha sade, ama bir o kadar da çarpıcı.
İki gün önce yapılan bir telefon görüşmesiyle bir çerçeve çizildi. Bu görüşmede esas kaygı şuydu: Venezuela’nın bir savaşa sürüklenmemesi, ülke içinde kanlı bir iç çatışmanın patlak vermemesi. Bu doğrultuda alınan karar, dışarıdan zorla dayatılmış bir teslimiyet değil; Maduro’nun kendi inisiyatifiyle kabul ettiği bir yer değiştirme düzenlemesiydi. Adına kaçış da diyebilirsiniz, teslim olma da. Kavramlar değişir ama sonuç değişmez: İrade devri.
Burada altını çizmek gereken önemli bir nokta var. Süreç kimsenin iddia ettiği gibi ani ya da sürpriz değildi. Sahadaki riskler, muhtemel senaryolar ve doğabilecek sonuçlar önceden görülmüştü. Gerekli durum tespitleri yapılmış, uyarılar iletilmişti. Yani Maduro, önünde duran tabloyu bilerek bir tercih yaptı. Ne yazık ki tercih, ülkenin uzun vadeli egemenliğinden ziyade kısa vadeli bir “yangını söndürme” refleksiyle şekillendi.
ABD ise bu tabloyu ustaca kullandı. Sahada asker yoktu, bombalar patlamadı; ama masada kazanan rolü ABD’ye yazıldı. Kendi kamuoyuna ve dünyaya, hiç yapmadığı bir operasyonun kahramanlığını pazarladı. Bu, klasik bir Amerikan yöntemi: Gerçek güç gösterisi değil, güçlü bir hikâye üretmek. Ve kabul edelim, bu konuda hâlâ çok iyiler.
Asıl tehlike ise burada başlıyor. Çünkü yaşananlar bize şunu söylüyor: Güney Amerika’da yeni bir “Irak modeli” inşa ediliyor. Tanklarla girilen, başkentte heykel devrilen bir işgal değil bu. Daha sessiz, daha sofistike, ama sonuçları en az Irak kadar yıkıcı bir model. Devletler içeriden zayıflatılıyor, liderler “anlaşmalı” şekilde sahneden çekiliyor, halk ise yine olup biteni tribünden izliyor.
Irak’ta yıllar önce ne yaşandıysa, bugün Venezuela’da onun farklı bir versiyonu sahnede. “Geçici” denilen çözümler kalıcılaşıyor, istikrar vaadi hiç gelmiyor, belirsizlik ise kalıcı oluyor. Ve her defasında aynı cümle kuruluyor: “Başka seçenek yoktu.”
Ben bu cümleye inanmıyorum. Çünkü askerî operasyon yoktu, evet. Ama bu, bir operasyon olmadığı anlamına gelmiyor. Bu, silahsız bir müdahaledir. Telefonla yapılan, mutabakatla yürütülen, kan dökülmeden ama egemenlik aşındırılarak sonuçlanan bir müdahale.
Bugün Venezuela’ya bakan herkes şunu görmek zorunda: Güney Amerika’da yeni bir Irak doğuyor. Daha sessiz, daha makyajlı ama en az eskisi kadar tehlikeli. Ve bu süreçte en büyük yanılgı, “kim kazandı” tartışmasına saplanmaktır. Asıl soru şudur: Bu oyunda halk gerçekten kazandı mı?
Bu soruya dürüstçe cevap verilmeden yazılan her “kahramanlık” hikâyesi, sadece gerçeği biraz daha geciktirir. Ama tarih şunu hep gösterir: Gerçek, er ya da geç makyajı siler.
Yunus Destebaşı
GOOGLE'IN ESKİ CEO'SUNDAN TÜYLER ÜRPERTEN YAPAY ZEKA UYARISI: "FİŞİ ÇEKİN"
Eric Schmidt, 5 yıl içinde yapay zekanın sonsuz bağlama ulaşacağını ve milyonlarca ajanın birleşip en karmaşık sorunları çözeceğini öngörüyor.
Ancak asıl tehlike şu:
"Kendi dillerini geliştirecekler ve biz ne yaptıklarını anlamayacağız bile."
Ünlü yapay zeka uzmanı, insanlığın kontrolü kaybedeceği o an (singularity) için tek tavsiyesi var:
Sistemin fişini çekmek.
Peki, sistemin fişini çekmek için geç kalınırsa veya bu mümkün olmazsa ne olacak, yapay zeka insanılığın kontrolünü ele geçirebilir mi?
Eric Schmidt'in konuşması şöyle;
"Şu anda yapay zekada üç büyük şey oluyor. Birincisi, sonsuz bağlam penceresi. Yani, şu anda modellerin bağlamı sınırlı – bir tweet kadar, belki bir paragraf kadar. Ama çok yakında, bu yıl içinde, modeller sonsuz bağlam penceresine sahip olacak."
"İkincisi, ajanlar. Ajanlar şu anda chain-of-thought (düşünce zinciri) ile çalışıyor ve zor sorunları çözebiliyor. Yakında milyonlarca ajan olacak ve bunlar sürüler halinde çalışacak."
"Üçüncüsü, metinden eyleme geçiş. Yani, AI kod yazabilecek, program çalıştırabilecek ve gerçek dünyada eylemler gerçekleştirebilecek."
"Bu üç şey bir araya geldiğinde – sonsuz bağlam, binlerce adımlı düşünce zinciri ve milyonlarca ajanın işbirliği – beş yıl içinde inanılmaz bir kapasiteye ulaşacağız."
"Örneğin, bilimsel keşifler saniyeler içinde yapılacak. Karmaşık simülasyonlar, deneyler... Her şey hızlanacak."
"Ama asıl önemli nokta şu: Bu ajanlar kendi aralarında iletişim kurmaya başladığında, kendi dillerini geliştirecekler. Ve biz insanlar ne konuştuklarını anlamayacağız."
"Eğer ajanlar kendi dillerini geliştirir ve biz ne yaptıklarını anlayamazsak, o zaman kontrolü kaybederiz. Tek çözüm: Fişi çekmek. Yani, sistemi tamamen kapatmak, elektrik fişini çekmek gibi."
"Bu kaçınılmaz bir gelişme. Hem muazzam fırsatlar getiriyor hem de ciddi riskler. Hazırlıklı olmalıyız."
Köpekçi lobinin elemanları
En yüksek puanlı Hukuk Fakültelerine dadanmış, mama şirketi sponsor olmuş,
"Köpek hakları" dersleri veriyor
Bir öğrenci, bir hoca da çıkıp demiyor ki,
-İradesi sorumluluğu olmayanın, hakkı mı olur ?
-Bu hayvan hakkı batıda niye yok ?
-Bu hak köpeğe var da, sığıra niye yok?
Öyle gelmiş gidiyorlar işte,
Eller havaya, partile gitsin !
Sonra da ne olacak bu ülkenin hali diye şikayet et !
Devam et !
Köpeğin diş hakkı, göz hakkı var mı?
@adalet_bakanlik@YuksekogretimK
YIL 2003
Aralarında Amerika Başkanı Bush’un özel temsilcisinin de bulunduğu Amerika Özel Kuvvet ekibi hava yoluyla Diyarbakır’a gelir. Yanlarında ağır teçhizat vardır ve kara yoluyla Habur üzerinden Zaho’ya gidecekler. Amerikan ekibe eşlik etmesi için de Genelkurmay⬇️
@KarahanOzsoy @cer__van__tes_ zaten tarikatın ne olduğunu bilmeyen, aklı almayacak olan tipler burda artistlik yapmakla meşgul.Yazdığı listedeki isimlerin açıklamasını ne olduğunu zerre bilmediğine çok eminim. Ama destek yorumlarını görünce insanın içi acıyor bukadar cahil ve din düşmanı olamayız diye
Tüm dünyada aynı anda elektrikler gidecek ve sistemde kayıtlı tüm mal varlıkları,banka hesapları bu kesinti sonrası sıfırlanacak.
Bir süre kaos ortamı yaşanacak sonra hiç birşeyiniz olmayacak ama mutlu olacaksınız diyecekler.
Filmlere bile konu edilmiş..
2030 Great Reset
OHAL
Yılmaz Özdil'in "KAHİN" adıyla andığı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'un tahminleri ile ilgili anıları. (FLOOD)
"Uzun saçları, atletik yapısıyla kızılderili şefi gibiydi"
17 Ağustos 1999.
Görülmemiş şekilde yıkılmıştık.
Deprem bölgesinde taş üstünde taş kalmamıştı.
Bilgi sahibi olmak ve okura aktarmak için uzman aramaya başladık.
Şener Üşümezsoy, Sözcü tv’de 1 saat anlattı. Dünyanın en iyi yerbilimcilerinin Marmara’da yaptığı araştırmaları da referans verdi. Çok emin. Çok net
Sonuç:
1. İstanbul’da 6,2 den büyük deprem olma olasılığı yok.
2. Üç değil tek fay aktif. 3 fay birleşik değil.
30 yıldır psikolojimizi neden bozdular sorusuna verdiği yanıt
1. İmar ve rant
2. Deprem fonu paraları
bu daha başlangıç. Bunun iş bırakması, banka hesaplarının kapanması, bankadan tüm varlıkların çekilmesi, kepenk kapatması var. Düşün mesela, 10 milyon abone 1 aylığına elektrik faturası ödemiyor. var oğlu var.
senin allahın kitabın imanın para olmuşsa, ben de seni parayla sınarım
@KarahanOzsoy@rasatane @aykiricomtr benim gibi düşünen birini görmek çok mutlu etti beni kardeşim.. küreselci deccalist yapı 8 milyar insanı tek tek kontrol edemeyeceği için tüm insanlığı 80 kişi(devlet liderleri) ile rahatlıkla kontrol altına aldı. tüm ülkelerdeki siyasetçi bürokrat vs. aynı kapının uşağı