Kurtuluş Savaşından bu yana en büyük milli mücadelenin içindeyiz.
Ya onlar kazanıp Cumhuriyeti yıkacaklar.
Ya biz kazanıp Cumhurlyeti kurtaracağız.
Meseleyi bu ciddiyet ve kararlılıkla ele almak gerekiyor.
Arkadaşlar Türk olmak suç veya günah değil.
Kimseye iyi veya ılımlı gözükmek zorunda değiliz.
Biz faşist veya ırkçı değiliz.
Vatanımıza aşık Türk gençleriyiz.
Eğer ki bunu savunmak bu ülkede ırkçılığa giriyor ise bunu da kabul ediyoruz.
Biz neysek oyuz ve vazgeçmeyeceğiz!
Gençler daraldığınızı ve terkedilmiş, yalnız hissettiğinizi biliyorum, ben de aynı şekilde hissediyorum yeri geldiğinde ama şunu unutmayın: 23 yıllık sosyal mühendislik projelerine rağmen akp/mhp/pkk/10aralık ittifakının başarısız olduğunu Mart'ta meydanlara akın eden Türk bayraklı milyonlarca genç ile gördük.
Yalnız değiliz, örgütsüzüz, dağınığız. Ana akım siyasetteki boomerlardan medet ummayı bırakacağız, örgütleneceğiz ve Türkiye Cumhuriyeti'mizi geri alacağız.
Yarınlar bizimdir
Nasıl da kuduruyorlar ama Türk gençleri bölücülere boyun eğmeyince. İstiyorlar ki hümanizm sevgi saygı adı altında hepimiz Türk düşmanlarına hoşgörüyle bakalım. Her şeyi unutup ılık ılık takılalım etrafta. Öyle bir şey olmayacak ama. Türk, herkese hak ettiği gibi davranacak.
“Kongreye hanım öğretmenlerimizi çağırdığınız için sizi kutlarım. Ama hanımefendileri niye böyle ayrı oturttunuz? Sizin kendinize mi güveniniz yok, yoksa Türk hanımlarının faziletine mi? Bir daha böyle bir ilkellik görmeyeceğimi ümit ederim."
-Mustafa Kemal
(15 Temmuz 1921)
Farkında mısınız bizi ilk defa ciddiye alıyorlar. 50 ömre yetecek haksızlığa maruz kaldık dönüp bakmadılar, 3 gün mallarını almadık girdikleri triplere bak. Bu saatten sonra paramı götüme sokarım yine de bunlara yedirmem.
Yav isterse benim boykot uyguladığım mağaza, kafe, dükkan hınca hınç dolu olsun, önemli olan benim iç huzurum. Benim param senin yavşak boğazından geçmesin bana yeter.