Fenerbahçe. Football. Basketball.
Former basketball player.
Political Science & International Relations.
Sometimes analysis, sometimes a different point of view
Eski malzemeleri karıştırırken bulduğum şeye bakın… 😍
Old school menajerlik oyunu tutkunlarının neredeyse tamamının ayrı bir yere koyduğu, çoğu Türk oyunseverin ise bu seriye başlamasına vesile olan Championship Manager 00/01. Türkiye Ligi de seride ilk kez bu versiyonda yer almıştı.
Ronaldinho’nun Grêmio’da olduğu, Hagi’nin hâlâ aktif futbolcu olarak karşımıza çıktığı, bugün dünya yıldızı fabrikası olarak bildiğimiz Güney Amerika’dan birçok yeteneğin henüz Avrupa’ya adım atmadığı yıllar…
Figo Barcelona’da, Zidane Juventus’ta… Futbol dünyasının bambaşka olduğu bir dönem.
Türkiye’de ise kadrolar başlı başına bir nostaljiydi. Bir tarafta Hagi’li, Popescu’lu, Taffarel’li; dört sene üst üste şampiyon olmuş ve Avrupa’da tarih yazmış efsane Galatasaray kadrosu…
Karşısında ise Galatasaray’ın dört yıllık lig hegemonyasına son vermeye hazırlanan, Mustafa Denizli yönetimindeki; Milan Rapaić’li, Elvir Bolić’li, Oğün’lü, Rüştü’lü Fenerbahçe… Daha oyunu açıp takım seçerken bile o yılların rekabetini yeniden yaşamaya başlıyordunuz.
Saatlerce oyuncu aradığımız, hiç tanımadığımız bir futbolcuyu transfer edip birkaç sezon sonra dünya yıldızına dönüştürdüğümüz; internetten hazır taktiklerin, YouTube rehberlerinin olmadığı zamanlar…
Bugünkü Football Manager serisinin temellerini atan ve menajerlik oyunlarını birçok insan için basit bir bilgisayar oyunundan çok daha fazlasına dönüştüren kült yapımlardan biri.
Grafikleri yok denecek kadar azdı, maçları birkaç satır yazıdan takip ediyorduk ama hayal gücümüz bugünkü oyunların grafik motorlarından çok daha iyiydi.
Championship Manager 00/01… Bir oyun değil, bizim nesil için futbolun bilgisayar ekranındaki çocukluk hâliydi. ❤️⚽
@FootballManager
This choreography displayed by Crvena Zvezda supporters is a striking example of the double standards we see in the world.
The moment you glorify Hitler or Mussolini, the whole world reacts — and rightly so. You are condemned and ostracized. Yet when figures associated with the killing of Muslims and war crimes are glorified, we do not always see the same outrage.
Those “highly developed” countries that constantly lecture the rest of the world about democracy, human rights and universal values suddenly seem to look the other way when it suits them.
If you are truly against fascism, war crimes and inhumane ideologies, your principles cannot change depending on who the victims are. You cannot treat one group’s suffering as sacred while regarding another’s as insignificant.
That is exactly what hypocrisy looks like.
@bosnianbeast27@EdDzeko@BosniaNTBall@UEFA@FIFAcom
Mesut Özil jugaba junto a dos auténticas máquinas de hacer goles como Benzema y Cristiano Ronaldo.
Arda Güler, en cambio, juega con dos “lavadoras” como Mbappé y Vinícius, que además de ser egoístas, desperdician con una facilidad increíble las ocasiones que se les presentan.
Esta comparación también hay que analizarla desde esta perspectiva.
Devleti yönetenlerin bu kibrini anlamak gerçekten çok zor.
Kendi cebinizden mi ödüyorsunuz Sayın Bakan?
Her şeyi bir kenara bırakalım; asıl sorulması gereken, bu faturaların neden bu kadar yüksek geldiği değil mi? “Faturaları nasıl düşürürüz, vatandaşın üzerindeki yükü nasıl azaltırız?” demek yerine, “Faturanın yarısını devlet ödüyor” diye övünmek nasıl bir anlayış?
Devlet dediğiniz yapı o parayı nereden buluyor? Yine vatandaşın ödediği vergilerden.
Vatandaş önce yüksek faturayla karşı karşıya kalıyor, sonra kendi vergileriyle o faturanın bir kısmı sübvanse ediliyor ve bu da vatandaşa bir lütufmuş gibi anlatılıyor.
Mesele faturanın yarısını kimin ödediği değil; o faturanın neden bu kadar yüksek olduğu ve nasıl düşürüleceğidir.
Abi bu arabalara küçük 1 tane yangın söndürme tüpü koymayı akıl edememişler mi? Ağırlık etkeni vs desen küçük bir tüpün ne etkisi olabilir. Tüp olsa Loek Hartog sağa sola koşup tüp aramaktansa kendi aracından tüpü alıp daha hızlı söndürebilirmiş yangını.
Yine de helal olsun Loek Hartog’a duyarsız kalmamış kendini de tehlikeye atma pahasına Ollie Millroy’u kurtarmış.
Resmen terapi. Her sabah güne bu sesle uyanacaksın. Ne sendrom kalır ne dert ne tasa.
Özellikle o görüntüden önce gelen motor sesi var ya insanı gençleştiriyor.
@marius_rednblue Araçtan ziyade bu bence oyunun yapay zekası ile ilgili bir durum. Senin kullandığın aracın marka farketmeksizin hızı düştüğü zaman ya da devri düştüğü zaman arkadaki sürücülerin sana yaklaşması çok kolay oluyor.
Bu oyunla Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'nde inanılmaz üzerler. Özellikle Liverpool ve Athletico Madrid maçlarında olacakları düşünemiyorum.
Oyun kurulumu yok.
Herhangi bir oyun şablonu da yok.
Orta saha çalışmıyor.
Kanatlar çalışmıyor.
Baskıdan çıkılamıyor.
Topa sahip olunamıyor.
Maçın başından beri tek oyun şablonu Vedat'a atılan uzun toplar. Vedat indirirse bir şeyler oluyor. İndiremezse takım baskı yemeye devam ediyor.
Üzülerek söylemek isterim ki; bu oyun anlayışı devam ederse Fenerbahçe'nin hem ligde hem de Şampiyonlar Ligi'nde işi çok zor.
Fenerbahçe böyle oynamaya devam ederse Beşiktaş maçı kazanacak. Tüm Türkiye bunu görüyor da sen göremiyor musun İsmail Kartal. Müdahale et artık oyuna.
Tienes en tu plantilla a un jugador creativo como Arda Güler. Ha generado 19 ocasiones de gol en apenas 194 minutos en La Liga. Sin embargo, en los instantes finales del partido contra el Betis —cuando necesitabas un gol desesperadamente—, ese jugador no estaba en el campo. Fue el peor cambio que he visto en mucho tiempo.
Saca a tus delanteros incompetentes, no a Arda Güler. Es un error enorme sustituir a Arda Güler cuando necesitas un gol y generar ocasiones. Si le preguntaras a Hansi Flick, sacaría a Arda Güler del campo solo para perjudicar al Real Madrid. Arda Güler no merece ser el primero en ser sacrificado en cada partido.
Fenerbahçe yönetimi transfer döneminin son gününde büyük bir kumar oynadı.
Transfer penceresinin kapanmasıyla birlikte beklenen orta saha transferi yapılmadı. Belki Can Uzun, belki Yasin Ayari, belki Lamine Camara..
Üstelik mesele kötü bir kadroya sahip olmak değil. Tam tersine; Şampiyonlar Ligi’ne katılmış, önemli oyuncular transfer etmiş ve ciddi yatırım yapmışken kadrodaki böylesine belirgin bir eksiği tamamlamamak, kadro derinliğini oluşturmamak eleştiriyi daha da haklı kılıyor.
Guendouzi ve Kanté gibi iki önemli oyuncuya sahibiz. Ancak önümüzde lig, kupa ve Şampiyonlar Ligi ile uzun bir sezon var. Sakatlıklar, cezalar, yorgunluklar ve form düşüklükleri mutlaka yaşanacak. İşte o günlerden biri geldiğinde bugün yapılmayan transfer yeniden hatırlanacak.
Belki yönetim haklı çıkacak. Umarım da öyle olur.
Ancak Fenerbahçe gibi artık sadece iyi futbol oynamak değil, şampiyon olmak ve Avrupa’da başarılı olmak zorunda olan bir kulübün böylesine önemli bir konuda risk almaması gerekirdi.
Eleştirimizi yaptık. Transfer dönemi artık bitti.
Bundan sonra sürekli yapılmayan transferi konuşmanın sahadaki takıma hiçbir faydası yok. Çünkü bizim işimiz yönetimleri değil, Fenerbahçe’yi desteklemek.
Yönetimler gelir gider. Teknik direktörler, futbolcular değişir. Biz kalırız.
Sezon içerisinde belki yine kızacağız, belki “Biz bunu transfer döneminin son günü söylemiştik” diyeceğiz. Ama o forma sahaya çıktığında yine kazanmasını isteyecek, yine bir golde ayağa kalkacak, yine son düdüğe kadar arkasında olacağız. Çünkü Fenerbahçelilik biraz da budur.
Kızarsın, eleştirirsin, hesap sorarsın ama Fenerbahçe’den vazgeçmezsin.
Şimdi transfer defterini kapatıp önümüze bakma zamanı. Eksikleriyle, doğrularıyla, yanlışlarıyla bu bizim takımımız. Hep destek tam destek. 💛💙
@atomfb1907 Bir de Fenerbahçe’ye gol atan oyuncuları transfer etme hastalığımız vardı. Fenerbahçeye karşı iyi oynayan, gol atan oyuncuları hemen transfer etmek ister ve ederdikte. Gökhan Emre Ciksin, Ali Bilgin vs gibi. Daha sonrasında da örnekler var mı hatırlayamadım.
@YasaMertus İsmail Asensio’nun yedeği mi yoksa kante Guendouzi ikilisinden birisinin mi?
Hayır Asensio’nun yedeğiyse durum gerçekten vahim. Bari irfancan Asensio’nun yedeği olsun. İrfancan o pozisyon için daha uygun.
Hocam kimse kadro zayıf demiyor. Kadro derinliği yetersiz diyor. İkisi birbirinden tamamen farklı şeyler. İlk 11’in çok güçlü olabilir. Ama çoğunlukla yedek kulübesi şampiyon yapıyor takımları. Zaten taraftarın tepkili oldukları oyunculara bıraktın şu an rotasyonu. Yarın Asensio’yu dinlendirirken İrfancan’ı tribünler yuhaladığında - ki ihtimaller dahilinde - o zaman kimse transfer neden yapılmadı demesin.
8-10 pozisyonlarında ve kanatlarda oynayabilecek bir oyuncu transferi, taraftarın tüm beklentisini ve tepkisini nötrleyecektir. İşte o zaman yönetim çıkıp tamamen hazırız. Artık destek zamanı diyip topu taraftara atabilir.