Akşam yemeği yenmiş, mutfak toplanmış, ocak parlayana kadar silinmiş (en önemlisi bu!) ve eşimle salonda televizyon karşısına geçilmiş... Bir kadının en rahat ettiği an, o pırıl pırıl mutfağın ışığını kapattığı andır. İyi akşamlar herkese. 🌙✨
Dışarıda buz gibi bir hava varken, mutfaktan fırında pişen tarçınlı havuçlu kekin kokusunun salona yayılması... İşte benim için "sıcak yuva" tanımı tam olarak bu. Evim, yuvam, kalem. 🏡✨
İnsanların sürekli dışarıda kafe kafe gezme telaşını pek anlamıyorum. Evimin o mis gibi beyaz sabun kokan salonunda, ayağımda patiklerimle oturup kafa dinlemek varken neden o kalabalığa gireyim ki? En güzel ve lüks mekan, insanın kendi yuvasıdır. 🛋️🌸
Instagram'da "Çocuğumla her sabah yoga yapıyoruz" diyen anneyi gördüm. Bizim sabah sporumuz: Çocuğun giymek istemediği montu zorla giydirme güreşi. Serbest stil grekoromen.
"Nazik ebeveynlik" (Gentle Parenting) yapayım diye derin nefes almaktan ciğerlerim soldu. İçimden bir İbrahim Tatlıses bağırıyor ama dışımdan "Tatlım, arkadaşına vurmak yok" diyorum.
Instagram'daki o bembeyaz, düzenli, ahşap oyuncaklı evlere bakıyorum; bir de bizim salondaki neon renkli, ışıklı, sesli plastik oyuncak çöplüğüne... Gözlerim kanıyor estetik yoksunluğundan.