Herhangi bir partiye üye değilim. Seçim zamanında vaktinden,kesesinden harcayarak canla başla “PARTİLERİ” için çalışanları,yorulanları biliyorum.O kişiler koltuklara büyük bir emeğin sonucunda oturuyorlar. Kim olursa olsun kendi tercihim diye
parti değiştirmek doğru gelmiyor.
55 yaş ve üzerindeki yaklaşık 6 bin kişinin beş yıl boyunca takip edilmesiyle düzenli kitap, gazete ve dergi okuyan bireylerde aşağıdaki sonuçlar görülmüş:
- Kurgusal bir metne odaklanarak geçirilen sadece 5 dakikanın bile stres seviyesini yüzde 20'ye kadar düşürebildiğine dikkat çekildi.
- Kitap okuma eyleminin beynin hafıza, öğrenme ve duygu kontrolünü yöneten kortikal bölgelerindeki sinirsel bağlantıları güçlendirdiği saptandı.
- Zihinsel zayıflama ihtimalinin belirgin şekilde düştüğü, Alzheimer riskinin ise yüzde 33 azaldığı tespit edildi.
Futboldan anlamam ama insan davranışından anlarım. Voleybolcu kadınlara şampiyonluktan sonra esirgenen desteği, ortada hiçbir başarı yokken futbolculara verenler bu sonucu hazırladı. Devletin de, markaların da, halkın da buradan çıkaracağı ders açık: Önce performans, sonra ödül. Önce başarı, sonra alkış.
Davranışbilimin temel kuralı şudur: Ödüllenen davranış devam eder! Türkiye olarak futbolda yıllardır devletiyle, markasıyla, taraftarıyla vasatlığı ödüllendiriyoruz.
Futboldan anlamam ama milli maçları seyrederim. İlk defa bu maçları seyretmedim içimden gelmedi. Maça çıkmadan takımı şampiyon ilan ettik. Daha önce de çok çok abartılarak yapılan tanıtımlar, beklentiler sonucunda hep hüsrana uğradık. Şimdi ki gibi,sonuç elde var 0🤦🏻♀️ #MilliTakım
“Bir insana lekesiz ve katıksız inanabilmek ne büyük saadet…
“Mutluyum” dediyse mutludur.
“Hava soğuk” dediyse soğuktur.
“Şuraya gidiyorum” dediyse oradadır.
Çünkü insan en çok, şüphe duymadan güvenebildiği yerde dinlenir.
Sürekli kanıt aramak yorar.
Sürekli sorgulamak eksiltir.
Sürekli ihtimal hesaplamak, ruhun omzuna görünmez bir yük bırakır.
Oysa güven;
Bir insanın sözünü delil istemeden kabul edebilmektir. Belki de sevilmekten daha kıymetli olan budur: birinin cümlelerini tereddütsüz karşılayabilmek.
Çünkü insan bazen birine sahip olmayı değil, ona gönül rahatlığıyla inanabilmeyi özler.”😌🧠