“—Adl-u ihsan, adl-u ihsan, adl-u ihsan isteriz.
— Öbür gelişte evladlarım, öbür gelişte...”
(Züğürt, 25 Mayıs 1911)
İbrahim Hakkı Paşa, 1910’da Sadrazam olduğunda hükümet programını “adl-u ihsan” ilkesi üzerine kuracağını ilan etmişti…
Yürüyüş devam ediyor, Narlıkapı’dayım… Sahilde iki orta yaşlı kadın mayolarıyla denize giriyor. :) Buralarda pek alışıldık bir şey olmamasına mı şaşırayım, yoksa şu rüzgârda gösterdikleri cesarete mi? Her türlü cesaretlerine sağlık :)
Yedikule’den sahil hattında yürürken Gazhane civarında bir kadının çocuğunu sur duvarına işettiğini gördüm. Asırlık surlara zaten her türlü hoyratlık yapılmışken gözümün önünde yaşanan bu an neden bu kadar zoruma gitti, bilemiyorum.
döneminde bu fikrini değiştirmiş ve mecliste Harf İnkılabı’na giden süreci hararetle destekleyen isimlerden biri olmuş. Ayrıca şapkayı da ilk giyen kişilerden. Bu arada, çizimde Hasan Fehmi Bey'in elinde tuttuğu fotoğraf tablet bilgisayara benziyor.
Karikatür Aralık 1928 yılından yani harf inkılabından hemen sonra. Çizimde "H. F." diye kodlanan kişi, o dönem TBMM III. Dönem Kastamonu Milletvekili olan eski Sinop Müftüsü Hasan Fehmi Tümerkan. Kendisi geçmişte Latin alfabesine karşı mesafeli bir duruş sergilese de Cumhuriyet
Çizim Akbaba’dan, yıl 1930. Çizimin üstünde “Cumhuriyetimiz sekiz yaşına bastı” diyor ama henüz yedi yaşında. Karikatür Cumhuriyetin yıldönümünde dönemin “kontrollü demokrasi denemesini” ironik bir şekilde anlatmış
gölgesi… 1930’da Mustafa Kemal’in isteğiyle Fethi Okyar tarafından kurulan Serbest Fırka, çok partili hayata geçişin ikinci ve acılı bir denemesiydi; ama sadece birkaç ay sürdü. Bu karikatür, o kısa denemenin ardından çizilmiş. “Cumhuriyet henüz çocuk yaşta, muhalefet sarhoş,