SPK’nın “Takas Kesinliği ve PBLK Hususlarına İlişkin Basın Duyurusu” başlıklı 22 Ekim 2026 tarihli paylaşımı incelendiğinde özetle;
“Takas kesinliği ve rehin hakkı” başlıklı SPK m.79/1’in; TEFAS’a verilen her talimatı kapsamayacağı, kapsama girilebilmesi için satış emri neticesinde nihayeten nakdin yatırımcının hesabına geçirilmesi gerektiği, aksi halde takasın tamamlanmamış kabul edileceği şeklinde yorumlanması gerektiği sonucuna varıldığı,
Ancak bu duyurunun; SPK m.79’un lafzına, ruhuna, piyasa güvenine ve Anayasa m.35 ile İHAS 1. Ek Protokol m.1 tarafından teminat altına alınan mülkiyet hakkına aykırı olduğu,
SPK’nın bu basın duyurusunda belirttiği şekilde; takas işlemi nakdin yatırımcıya aktarılması ile tamamlansa idi zaten ortada bugünkü gibi bir fon krizi olmayacağından, yatırımcıların haklı ve meşru beklentisi ile SPK m.79’un emredici hükümlerinin gözardı edilemeyeceği, konunun normlar hiyerarşisinde “üst norm” niteliği taşıyan Anayasa ve İHAS çerçevesinde ele alınmasının gerektiği, bu normlara aykırı düzenlemelerden hareketle SPK m.79’un ve mülkiyet hakkının ihlal edilemeyeceği,
Gözönünde bulundurulmalı ve “hukuk devleti” ilkesi esas alınmalıdır.
SPK takas, PBLK ve 79.maddeye ilişkin açıklama yapmış.
Ama kendi açıklaması, kanun maddesi ile çelişiyor.
Açıklayalım, durumu kurtaralım derken tam tersi olmuş!
Halkın ve yatırımcının feryadını kulak ardı edemezsiniz. Devletin denetimindeki sisteme güvenen insanların birikimine kılıf uydurarak el konulamaz. Takas güvencesini yok saymayı bırakın, MKK tescilli hakkımızı ve paramızı verin. @avabdullahguler@spkgovtr #AbdullahGülerPBLKvardır #PBLKdanMuhalefeteTeşekkür