Sayın Kemal Kılıçdaroğlu,
Siz, Cumhuriyet Halk Partimizin uzun yıllar Genel Başkanlığını yapmış, partimizin en zorlu dönemlerinde sorumluluk üstlenmiş önemli bir değerimizsiniz.
Bugün yaşanan süreçte de milyonlarca CHP’li, sahip olduğunuz tecrübe ve devlet adamlığı birikimiyle sağduyulu bir yaklaşım göstermenizi beklemektedir.
Partimizin kurumsal kimliğinin korunması, örgütlerimizin ve seçmenlerimizin daha fazla üzülmemesi, Meclis çatısı altında ve kamuoyu önünde istenmeyen görüntülerin oluşmaması hepimizin ortak sorumluluğudur.
Bu nedenle, CHP’nin birliği, kardeşlik hukuku ve geleceği adına atacağınız her yapıcı adımın toplumda karşılık bulacağına ve partimize güç katacağına inanıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi hepimizin ortak evidir. Bu evin zarar görmemesi için göstereceğiniz hassasiyet, yalnızca partililerimiz tarafından değil, demokrasiye inanan tüm yurttaşlar tarafından da takdirle karşılanacaktır.
12 tapu, 4 de konut satışı…
19 yıl boyunca bütün maaşlarını biriktirse, bir ekmek, bir şişe su dahi alıp içmese toplamı 45 milyon lira.
Ama toplam 452 milyon liralık gayrimenkul var.
Milletimize tarih önünde emanet ediyorum.
CHP Lideri Ozgur Ozel, Adalet Bakanı Gurlek hakkında:
• Elinde 12 tapusunun dışında bü sureçte 4 tane de sattığı mulku var.
• Toplam değeri 325 milyon TL. Bu satışlardan elde ettiği gelir toplam 126.500.000 TL.
• Bugün susanlar yarın konuşmasınlar.
#SONDAKİKA Özgür Özel’den Akın Gürlek’e 1 haftalık süre: Çıkıp mal varlığını açıklamazsa; ada ada, pafta pafta, site site, daire daire açıklayacağım. Hem onun üzerine olanları, hem RTÜK’teki bir polis memurunun üzerindeki taşınmazları, hem de Ankara Çayyolu’ndaki avukat bürosunun taşınmazlarını açıklayacağım.
19 Haziran’da hakkımda tutuklama kararı veren Hakimlik, dün (17 Temmuz 2025) tutukluluğumun devamına karar verdi.
Bildiğiniz gibi tutuklamama gerekçe olarak, etkin pişmanlık kapsamında “alınan” iki ifade gösterilmişti. Ancak bu ifadelerin tamamının iftira olduğu somut şekilde ispatlandı.
▪️Şüpheliye avukat ayarladığım iftirası atıldı. Oysa iddia edilen avukatın, 14 yıldır o kişinin avukatı olduğu ortaya çıktı. Onlar avukat-müvekkil ilişkisi kurduğunda ben daha hukuk fakültesi öğrencisiydim.
▪️5 Mart’ta toplantı düzenlediğim iftirası atıldı. Oysa böyle bir toplantıya hiç katılmadığım ortaya çıktı. İlgili şahsın avukatı da bunu resmi makamlara bildirdi.
▪️Sözde o toplantıya Prof. Dr. İzzet Özgenç ile birlikte katıldığım iftirası atıldı. Oysa hocanın kendisiyle hiç tanışmadım, aynı ortamda bulunmadım. Kaldı ki kendisi de bu iddia hakkında HSK’ya şikayette bulundu.
▪️”Şüpheliye baskı yapıldı” iftirası atıldı. Beni hayatında bir ya da iki kez görmüş, hiçbir organik bağım olmayan bir kişi 2 Haziran’daki ifadesinde daha önce etkin pişman olamamasının nedeni olarak kendisine baskı yaptığımı iddia etti. Oysa bu kişinin 15 Nisan’da zaten savcıya gidip etkin pişmanlık ifadesi verdiği ortaya çıktı.
Bunca somut gerçeğe, açık yalanlara ve çöken iftiralara rağmen tutukluluğumun devamına karar verildi. Bu durumda ortadaki beyanların yalnızca tutuklamaya gerekçe olsun diye alındığı çok açık.
Bir avukatı tutuklamaktan beklenen fayda nedir?
Ne amaçla bir avukat tutuklanarak taraf haline getiriliyor?
Tutuklu Avukat
Mehmet Pehlivan
(Çorlu’da bir hücreden)
Av. Mehmet Pehlivan avukattır, avukatlık yapmıştır, İstanbul Barosu üyesidir!
Meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan hakkında İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından verilen tutuklama kararı, avukatlık mesleğinin temel faaliyetlerinin suç sayılması ve kişi özgürlüğü ilkesinin açıkça ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir.
Anayasa’nın 19. Maddesinde yer alan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik bu haksız müdahale, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin ölçütlerin belirlendiği Anayasa'nın 13. Maddesinde yer alan ölçülülük ve hakkın özüne dokunma yasağının ihlalidir.
Meslektaşımız hakkındaki tutuklama kararı, yalnızca avukatlık faaliyetlerine dayandırılmış; bu yönüyle, mesleğimizin temeli kriminalize edilmiştir!
Tutuklama koşulları asla var olmadığı halde açıkça meslektaşımızın mesleği ve müvekkilleri tutuklama sebebi yapılmış, kişi özgürlüğünü koruyan anayasal zırh delinmiştir! Meslektaşımızın kişi özgürlüğünün bu şekilde ortadan kaldırılması, yalnızca bireysel değil; avukatlar için kurumsal ve kamusal bir ihlaldir.
İstanbul Barosu olarak, meslektaşımızın mesleki faaliyetleri nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılmasını kabul etmiyor; bu ağır adaletsizliğin derhal sona erdirilmesini ve meslektaşımızın serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz.
Tekraren bildiririz ki; Av. Mehmet Pehlivan avukattır, avukatlık yapmıştır, İstanbul Barosu üyesidir!
“Suç örgütüne üye olmak” iftirasıyla tutuklandım. Oysa benim üye olduğum tek örgüt, Türkiye Barolar Birliği ve İstanbul Barosu’dur. Yani bu ülkenin onurlu savunma geleneğidir. Ne bir suç yapısının, ne bir kumpas senaryosunun parçası oldum. Olmam.
Bu açık bir yargı kumpasıdır. Tek nedeni de herkesin bildiği üzere Ekrem İmamoğlu’nun avukatlığını yapmamdır. Amaçları korkutmak, susturmak, yalnızlaştırmaktır. Boşuna uğraşıyorlar. Çünkü biz avukatlar teslim olmayız.
İmamoğlu’na avukatlık yapmayı suç sayan bu çarpık zihniyete sesleniyorum: Eğer bu görevi “ateşten gömlek” ilan ediyorsanız, bilin ki biz o gömleği çoktan giydik, yanmayız. Ben giderim, yerime yüzlercesi gelir. Çünkü biz haklının yanındayız. Çünkü biz eğilmeyiz, susmayız, vazgeçmeyiz.
Çünkü bizim avukatlık pratiğimiz boyun eğmez.
Sayın Ekrem Imamoğlu'nun X hesabına erişimi engelleyen mahkeme kararına karşı bugün müvekili şirket X adına Anayasa Mahkemesi'nde dava açtım. Anayasa Mahkemesi, bugünkü diğer gelişmelerle beraber, temel hak ve hürriyetlerle ilgili önemli bazı dosyaları inceleme imkanı bulacak.
Elon Musk’s decision to block @ekrem_imamoglu ‘s X account only in Turkey — where he represents the democratic opposition — is deeply alarming. If President @RTErdogan weren’t in power, and if Musk didn’t share a certain political alignment, this act of censorship would never have happened. This is not tech neutrality — it’s a clear political stance. Under Musk, X is no longer an open, democratic space. It has become a tool of propaganda. The European Union cannot stand by: it’s time to act firmly against this abuse of digital power.
@sandrogozi