Rabb’imizin manevi bir lütfu olan Kurban Bayramı’nın ülkemiz, aziz milletimiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını yürekten temenni ediyorum.
Selam ve hürmetlerimle…
Eğitim-Bir-Sen, 15 Mayıs mutabakat sürecinde üye sayısını 444 bin 454’e yükselterek tarihi bir rekora imza attı.
Geçtiğimiz yıl 428 bin 618 olan üye sayımız, bu yıl yaklaşık 16 bin eğitim ve bilim çalışanının ailemize katılmasıyla;
📌 Milli Eğitim Bakanlığında 394 bin 705’e
📌 Yükseköğretim kurumlarında 49 bin 749’a
📌 Toplamda 444 bin 454’e yükseldi.
Eğitim-Bir-Sen’i tarihi zirveye taşıyan 444 bin 454 üyemizin her birine şükranlarımızı sunuyoruz.
Bugünün ve Yarınların Sendikasıyız.
Kalıcı İş ve Eylemlerin Adresiyiz.
#RekorÜyeYerimizZirve #EğitimBirSen
REKOR ÜYE SAYISI İLE TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SENDİKASIYIZ
Eğitim ve bilim çalışanlarının haklarını koruyup ve geliştirme, yasaklarla mücadele ve özgürlük alanlarını genişletme mücadelemiz, 2026 yılında da eğitim çalışanlarının dalga dalga büyüyen teveccühüne mazhar olmuş, mayıs ayındaki üye tespit tutanaklarının ortaya çıkardığı netice ile sendikacılığın zirvesindeki yerini pekiştirmiştir.
Geçen yıl 428 bin 618 olan toplam üye sayımız, açıklanan mutabakat sonuçlarına göre 16 bin eğitim ve bilim çalışanının katılımıyla 444 bin 454’e yükselmiştir. Eğitim ve bilim çalışanları, genel yetkili sendika ünvanını üst üste 16. kez Eğitim-Bir-Sen’e vermiştir.
Eğitim-Bir-Sen’in üye sayısı, Türkiye’de bir sendikanın ulaştığı en yüksek üye sayısıdır.
Bu başarıda emek var, alın ve akıl teri var, dualar var.
Bu başarıda 444 bin 454 üyemizin desteği var.
Eğitim Bir Sen’i tarihi zirveye ulaştıran üyelerimize “444 bin 454” kez teşekkür ederiz.
Hep birlikte daha güçlüyüz.
Hep birlikte Bugünün ve Yarınların Sendikasıyız.
Hep birlikte Kalıcı İş ve Eylemlerin peşindeyiz.
444 bin 454 üyemiz adına taşıdığımız sorumluluğun bilinciyle hareket edecek, eğitim çalışanlarının sorunlarını çözmek, yeni kazanımlar elde etmek için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm gücümüzle çalışacağız.
Haberimizi okumak için: https://t.co/qJ8if09zac
#RekorÜyeYerimizZirve #EğitimBirSen
YASIMIZ BÜYÜK
Dün Şanlıurfa Siverekte bugün Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen ve ne yazık ki bugünkü menfur saldırıda can kayıplarının da yaşandığı silahlı saldırılar, hepimizi derinden sarsan, toplum vicdanında onarılamaz yaralar açan son derece vahim olaylardır. Eğitim yuvalarında yaşanan bu saldırıları nefretle kınıyoruz.
Eğitim kurumlarının; güvenliğin, huzurun ve ilmin merkezi olması gerekirken şiddetin hedefi haline gelmesi endişe verici bir noktaya ulaşmıştır. Okullarımızda öğrencilerimizin ve eğitim çalışanlarımızın can güvenliğini tehdit eden her türlü riskin ortadan kaldırılması artık ertelenemez bir zorunluluktur.
Eğitim çalışanlarına ve öğrencilere yönelen şiddet olayları münferit bir asayiş sorunu olarak görülmemeli; çok yönlü, kalıcı ve caydırıcı tedbirlerle ele alınmalıdır. Okullar, korkunun değil güvenin hâkim olduğu alanlar olmak zorundadır.
Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyor; acılı ailelere, eğitim camiasına ve tüm yakınlarına başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Bu elim olay, sadece bir okulun değil, tüm toplumun ortak acısıdır.
#EğitimdeŞiddeteSon #Siverek #Onikişubat #OkullarTatilEdilsin
🔴Bu Hafta Okullarda Derslere Ara Verilsin!
Okul güvenliği sağlanmadığı müddetce öğrenci ve öğretmen okula gitmemeli.
Siverek’teki okul baskının üzüntü ve şaşkınlığını üzerimizden atamadan Kahramanmaraş’tan gelen okul saldırısı ile adeta yıkıldık.
Eğitim çalışanlarının bu dağılan psikoloji ile eğitim hizmetini sürdürmesi, ailelerin çocuklarını okullara göndermesi mümkün değildir.
Milli Eğitim Bakanlığı acil bir şekilde okulları cuma günü dahil ivedi tatil etmelidir
Siverek’te Yapılan Korkunç Saldırıyı Kınıyoruz
Siverek’te Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bugün meydana gelen silahlı saldırı, toplumun huzurunu hedef alan, derin bir infiale yol açan son derece vahim bir hadisedir.
Masum öğrencilerin, fedakâr eğitimcilerin ve görev başındaki kamu görevlilerinin hedef alındığı bu saldırıda yaralananlara acil şifalar diliyor, ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Ne yazık ki son yıllarda; başta kamu görevlileri ve öğrencilere yönelen şiddetin sıradanlaşma tehlikesiyle karşı karşıyayız. Şiddetin gölgesi eğitim-öğretim sürecinin üzerine düşmektedir. Bu kabul edilemez tablo, artık münferit olaylar olarak geçiştirilemeyecek kadar ciddi bir boyuta ulaşmıştır.
Bugün gelinen noktada eğitim çalışanlarına yönelik şiddet, sadece bireysel bir suç değil; aynı zamanda bir kamu güvenliği meselesidir. Eğitim kurumları; korkunun değil güvenin, tehdidin değil huzurun adresi olmak zorundadır.
Eğitimcilerimizin can güvenliği teminat altına alınmalı; görevlerini onurla yerine getirebilecekleri, güvenli ve saygın çalışma ortamları ivedilikle tesis edilmelidir. Bu konuda atılacak her adım, yalnızca eğitim çalışanlarını değil, toplumun tamamını koruyacaktır.
Şiddetin her türlüsüne karşı durduğumuzu bir kez daha vurguluyor, benzer acıların bir daha yaşanmaması için gerekli tüm tedbirlerin kararlılıkla hayata geçirilmesini bekliyoruz.
🔴 Ara Tatil Uygulamasını 120 Bin’e Yakın Kişiye Sorduk
81 ilde toplam 119 bin 709 paydaşın [öğretmen, yönetici, öğrenci ve veli] katılımıyla gerçekleştirilen en kapsamlı saha araştırmasıdır. Araştırmaya 55 bin 126 öğretmen, 7 bin 792 yönetici, 20 bin 675 öğrenci ve 36 bin 116 veli katılmıştır.
Ara Tatil Uygulamasının Değerlendirilmesi: Okul Yöneticisi, Öğretmen, Veli ve Öğrenci Araştırması” başlıklı saha araştırmamız yalnızca mevcut durumu tespit eden bir rapor değil aynı zamanda eğitim takviminin daha verimli ve dengeli biçimde yapılandırılmasına katkı sağlayacak politika önerileri içeren bir rehber niteliği taşımaktadır.
■ Araştırma sonuçları, ara tatil uygulamasının tüm paydaş grupları tarafından yüksek düzeyde sahiplenildiğini göstermektedir.
■ Olası bir kaldırma kararına yönelik katılmama oranı öğretmenlerde %88,2, okul yöneticilerinde %72,1 ve velilerde %70,5 olarak kaydedilmiştir.
■ Özellikle öğrencilerin (lise %85,7; ortaokul %78,4) uygulamayı devam ettirme yönündeki iradesi dikkat çekicidir.
Araştırma sonuçlarımızdan elde edilen verilere göre, Türkiye’deki ara tatil uygulamasının tamamen kaldırılması yerine verimliliğini artırmak ve paydaşların beklentilerini karşılamak adına şu öneriler geliştirilmiştir:
• Ara tatil uygulamasının devamlılığı sağlanmalıdır.
• Ödev ve proje yükü dengelenmelidir.
• Çalışan veliler için destek mekanizmaları güçlendirilmelidir.
• Kamuoyundaki yanlış algılar ve mevcut kaygılar giderilmelidir.
• Bölgesel ve okul bazlı esneklikler ile dini bayram tatillerinin değerlendirilmesi yapılmalıdır.
• Mesleki gelişim faaliyetleri revize edilmelidir.
Çalışmamızın ara tatil uygulamasına ilişkin tartışmalara sağlıklı bir zemin kazandırmasını ve eğitim politikalarının geliştirilmesine katkı sunmasını temenni ederiz.
Araştırma: https://t.co/f56lPOwOkY
Haber: https://t.co/f56lPOwOkY
Ramazan Maarifin Kalbine girince İdeolojik Spazm Geçirenler Yine Şaşırtmadı !
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında "Maarifin Kalbinde Ramazan" mottosuyla Ramazan Ayı Etkinliklerinin yapılması kararının, değerlerine yabancılaşmış kesimler tarafından haksızca eleştirildiğini ve bazı sendikaların, üyelerine bu kararı uygulamamaları yönünde çağrılar yaptığını görüyoruz. Ve maalesef şaşırmıyoruz!
Çünkü milletle, inancıyla, değerleriyle kavgalı zihniyet yıllardır bu ülkede aynı şeyi yapıyor. Milletin bağrından çıkan ne varsa hepsini; bilimsellik soslu hezeyanlarla, pedagoji maskeli yalanlarla, hukuka bandırılmış kakafoniyle, laik ciyaklamalarla sindirmeye, bastırmaya, susturmaya, çarpıtmaya çalışıyor!
Konu sapkın ideolojiler olduğunda halay başı olup mendil sallayanlar, körpe zihinlere eşcinsellik zehrini akıtmak için karatahtaları mora boyayanlar; mesele bu milletin dini, imanı, Ramazan’ı olunca birden “pedagoji” kürsüsüne çıkıp millete parmak sallamaya başlıyor ve yüzleri hiç kızarmıyor!
Sözde bilimsellik ve hukuk adına yuvarlanan bu gargaralardan, artık kabak tadı veren bu yaygaralardan, ipe sapa gelmez bu tezviratlardan anlıyoruz ki; “marifin kalbinde Ramazan” ile milletin yüreğine on ikiden hitap eden çok doğru bir iş yapılmıştır.
Bu vesileyle buradan açıkça bir kez daha ilan ediyoruz ki:
▪️Bu toplumun inancı, birilerinin köhne İdeolojik paranoyalarına kurban edilecek kadar sahipsiz değildir;
▪️Bu topraklarda Ramazan da kalıcıdır, bu milletin inancı da kalıcıdır. ▪️Geçici olan, bu milletin değerleriyle kavga eden ideolojik kibirdir;
▪️İnancına sahip çıkan öğretmeni de, öğrenciyi de, bu milletin değerlerini yaşatan her bir eğitim neferini de asla yalnız bırakmayacağız!
Bayrağımıza kast eden hainler bedelini ödemelidir
Nusaybin’de yaşananlar sıradan bir taşkınlık değil, bilinçli ve alçakça bir provokasyondur. Sınırı aşmaya kalkışan, askerimize ve polisimize saldıran, ay yıldızlı bayrağımızı gönderden indirmeye cüret edenler; bu milletin sabrını ve devletin kararlılığını sınamaya kalkmıştır.
Malumdur ki tarih boyunca Türk bayrağına uzanan her el kırılmıştır. Bundan sonra olacak olan da budur. Güvenlik güçlerimize yönelen saldırı, 85 milyonun ortak iradesine yapılmıştır. Sokak terörüyle, vandallıkla ve kışkırtmayla sonuç alacağını zanneden müstemleke artıkları şunu iyi bilmelidir: Bu millet bayrağına ve devletine kast edeni affetmez.
Bayrağımızı hedef alan bu alçaklığı en sert şekilde lanetliyorum. Provokatörlük peşinde koşanların, aklıyla zoru olanın aklı başından alınmalıdır.
#Nusaybin #Bayrak
MESNETSİZ ŞİKAYETLERE KARŞI EĞİTİM ÇALIŞANLARINA HUKUKİ GÜVENCE TALEBİMİZ KARŞILIK BULDU
MEB KİK Nisan ve Ekim 2025 toplantısında ısrarla gündeme getirip imza altına aldığımız eğitim çalışanlarını mesnetsiz şikayetlere karşı korumayı amaçlayan talebimiz kabul edildi. Milli Eğitim Bakanlığının yazısı doğrultusunda eğitim çalışanlarını asılsız şikayetlerle mağdur edenler hakkında hukuki işlem başlatılacak.
Eğitim çalışanlarını asılsız şikayetlerle mağdur edenler hakkında hukuki işlem başlatılması yönündeki KİK kararımızın ardından Milli Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği tarafından illere yazı gönderildi.
Yazıda, eğitim çalışanları hakkında yapılan ihbar ve şikayetlerin uydurma ve eğitim çalışanını mağdur etmeye yönelik olduğunun anlaşılması halinde, asılsız şikayet ve isnatta bulunanlar hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “isnat ve iftiralara karşı koruma” başlıklı 25. maddesi kapsamında adli süreç başlatılacağı bildirildi.
Eğitim çalışanlarına duyarlı yaklaşımı için Bakan Sayın Yusuf Tekin’e teşekkür ediyoruz.
Eğitim-Bir-Sen olarak, bakanlığın bu konudaki tavrının ve hassasiyetinin, kurul gündemine taşıdığımız diğer konularda da devam etmesini istiyoruz.
Sevgili öğrenciler,
Beyaz bir örtü gibi şehrimizi saran kar, bugün sizlere küçük bir mola armağan ediyor. Bu tatil; dinlenmek, pencerenizden karı izleyip hayal kurmak için güzel bir fırsat.
Karın sevincini yaşayın ama sağlığınızı ve güvenliğinizi de ihmal etmeyin. Kitaplarınız sizi bekler, okulunuz sizi özler; öğretmenleriniz de yeniden aynı heyecanla buluşacakları günü sabırsızlıkla beklerler.
Hepinize huzurlu, mutlu ve sıcacık bir kar tatili diliyorum. ❄️📚
🎙️KAMUDA ÜCRET DENGESİ KURULMALI, GELİR ADALETİ SAĞLANMALIDIR !
8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde; farklı statülerdeki çarpıklığı giderecek şekilde “memurundan amirine, uzmanından üst yöneticisine, çalışanından emeklisine” kamu personel sistemini bütüncül bakış açısıyla gören teklifimizi kabul etmeyen Kamu İşveren Heyeti; üst düzey yöneticilere yönelik önerge tartışmaları ile bizim sürekli olarak gündeme getirdiğimiz, kamu personel sistemindeki adaletsizliği/ücret skalasındaki bozukluğu bir kez daha görünür kılmıştır.
Memur-Sen olarak çağrımız nettir:
🔹 2026 Ocak’ta tüm kamu görevlilerine ve emeklilere seyannanen zam verilmelidir.
🔹 Kamu hizmetine girişten emekliliğe kadar kapsayıcı bir kamu personel reformu hayata geçirilmelidir.
🔹 4688 sayılı Kanun, sosyal diyalog güçlendirilerek ivedilikle güncellenmelidir.
Kapsamlı düzenleme, ortak akıl, sosyal diyalog ve adalet istiyoruz.
📌https://t.co/fSMvtphdnU
@_cevdetyilmaz | @memetsimsek@isikhanvedat | @avabdullahguler
KAMUDA ÜCRET DENGESİ KURULMALI, GELİR ADALETİ SAĞLANMALIDIR!
Üst düzey yöneticilere yönelik önerge tartışmaları; kamu personel sistemindeki adaletsizliği ve ücret skalasındaki bozukluğu bir kez daha görünür kılmıştır.
Memur-Sen olarak çağrımız nettir:
🔹 2026 Ocak’ta tüm kamu görevlilerine ve emeklilere seyannanen zam verilmelidir.
🔹 Kamu hizmetine girişten emekliliğe kadar kapsayıcı bir kamu personel reformu hayata geçirilmelidir.
🔹 4688 sayılı Kanun, sosyal diyalog güçlendirilerek ivedilikle güncellenmelidir.
Kapsamlı düzenleme, ortak akıl, sosyal diyalog ve adalet istiyoruz.
https://t.co/zbqZkQo7MQ
🎙️ KAMU GÖREVLİLERİNİN BÜTÜNÜNÜ KAPSAYAN
SEYYANEN ZAM YAPILMALIDIR
▪️ Bütçe Kanunu görüşmeleri öncesinde gerçekleştirdiğimiz Eylem’de Meclis’e çağrıda bulunarak kapsamlı bir düzenleme yapılmasını beklediğimizi ifade ettik.
▪️ Tüm siyasi partilerinin ortak uzlaşısıyla geçen önergenin Genel Kurul’da kamu görevlilerinin bütününü kapsayacak şekilde kuşatıcı olarak genişletilmesi temel beklentimizdir.
▪️ Çalışma hayatında barışın sağlanması, kayıpların önlenmesi, günün ihtiyaçlarının görülmesi ve kamu hizmetinin eksiksiz sunulması için ücret skalasındaki çarpıklığın giderilmesi zaruri bir ihtiyaçtır.
▪️ Meclis Genel Kurulu’na çağrımız; Kanun Teklifi’nin, üst düzey yöneticiler ve belirli meslek grupları için yapılan iyileştirmeye ilave olarak, kamu görevlilerimizin bütününü kapsayacak, ifade ettiğimiz sorunları çözecek, çalışanlar arasında ayrım yapmayacak şekilde tüm siyasi partilerin ortak kararıyla genişletilmesidir.
https://t.co/aqm2e9DCY0
KAMU GÖREVLİLERİNİN BÜTÜNÜNÜ KAPSAYAN
SEYYANEN ZAM YAPILMALIDIR
2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu görüşmeleri kapsamında 1 Aralık 2025 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda üst düzey kamu yöneticileri ile uzman, denetçi, müfettiş gibi bazı meslek kadrolarında bulunanların maaş/ücretlerini artıracak şekilde verilen önerge kabul edilmiştir.
Meclis Genel Kurulu’na çağrımız; Kanun Teklifi’nin, üst düzey yöneticiler ve belirli meslek grupları için yapılan iyileştirmeye ilave olarak, kamu görevlilerimizin bütününü kapsayacak, çalışanlar arasında ayrım yapmayacak şekilde tüm siyasi partilerin ortak kararıyla genişletilmesidir.
https://t.co/LwCoetfEFK
“Gelirde adalet ve kamuda çalışanlar arası ücret dengesi bozuldu.”
Sendikacıya düşen;
Maliyenin gerekçelerini değil memurun gerçeklerini haykırmaktır. Sendikacıya düşen hükümetin doğrularını söylemek değil hükümete doğruları söylemektir.
Biz,
Maliye’nin gerekçelerine karşı memurun gerçeklerini söyledik. Hükümetin doğrularına karşı doğruları haykırdık. Gerçekleri ve doğruları her ortamda söylemeye de devam edeceğiz.
Bir kez daha söylüyorum;
Artık, 4688 Sayılı Yasa ile buraya kadar. Bakın buraya kadar. Bundan ilerisi çıkmaz sokak. Bununla bizi bir daha Toplu Sözleşme Masasına oturmaya zorlamasınlar.
Beklenmedik sonuçlarla karşılaşırlar…
@_aliyalcin_ Son ana kadar yılmadan ,yorulmadan mücade eden, memurun hakkını savunan , bunu her şekilde ve her ortamda dile getiren MemurSen Konferasyon Başkanımız @_aliyalcin_ Beye sonsuz teşekkür ederiz.