Keşke Önder Özen'i göreve getirmeseydik.
Hepimiz futbolu, gerekenleri, nasıl bir hoca, sporcular almamız gerektiğini, kesinlik içeren doğrularla biliyormuşuz.
Mesela İtaliano'yu, tarzını bilmeyen yokmuş.
Başarılı olup olmayacağını da 'kesinlik içeren' şekilde bilmeyen yok...
Sergen Yalçın'a teşekkür edeceğimiz bir konu var.
Üslup...
Camiamızı temsil eden, edecek kişilerde üslubun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmış oldu.
Umarım camiayı temsil görevi olan herkes (çalışan/yönetici) bu olumsuz örneği hatırlar, buna uygun davranırlar.
Ülkede en güvenilir, işini en iyi yapan kurum sanırım 'İBB MİRAS.'
Ellerinin dokunduğu her yer yeniden canlanıyor, değerleniyor, güzelleşiyor.
Hayranlıkla izliyoruz.
Bilgi henüz doğrulanmadığından kesin olarak yazamadım tabii.
Lakin kişiye, konumlara, çıkarlara göre işlem talebi olmaz, karar alınamaz.
Alırnırsa ne olur.
Yaşadıklarımız, bize yaşatılanlar olur işte.
Umarım 'özümüze dönmeyi' başarabiliriz.
Adalet. Hepimize adalet...
Doğruysa, sahaya pet şişe atan Genel Kurul üyesi 'kesin ihraç' talebiyle disiplin kuruluna sevk edilecekmiş.
Üye savunmasına 'Kurul toplantısında küfür edip, yumruk atana bir yıl uzaklaştırma cezasını uygun gördünüz. Bana hangi yüzle kesin ihraç istediniz,' dese, ne denir acaba.
Kadın cinayetlerine, hayvan katliamlarına, çocuklara yaşatılanlara, ortada kaydı dahi olmadan ne okuyan ne çalışan gençlere dair tek kelime kuramamış 'beyinler' yine kadın ve hayvan üzerinden ahkam kesmişler.
Bu ülkede delirmemek imkansız.
Kendilerininkinden başka hiçbir fikre, hiçbir yaşam tarzına, hiçbir seçime saygı duymayan canlılar topluluğu.
Yüreğinde sevginin kırıntısını taşıyan bir canlının böyle davranışlar sergileyebilmesi imkansıza yakın.
Sevgiden, paylaşılarak büyüyen sevgiden ölesiye korkuyorlar.
Sevginin her türlüsünü yansıtan, topluma yeniden hatırlatan, tercihini bu şekilde sürdüren ya da bunu yaşamak durumunda kalan insanları anlatan reklama bile tahammülü olmayan, olamayanlar.
"Önemli olan, önemli şeyleri önemli tutmaktır." Einstein'a atfedilir ya bu söz. Tam bizim ülkeye göre bir sesleniş bu.
Utanmazlara utanmaları gerektiğini, yetkili ama sorumsuz olanlara sorumluluklarının gereğini yapmak zorunda olduklarını hatırlatmamız, hesap sormamız lazım.
Dünkü maçla ilgili aklımda kalan tek soru var:
Amir Murillo'nun oyundan 'Beyin sarsıntısı' ihtimaliyle alındığı belirtildi.
Bu sarsıntının yaşandığı pozisyon ve hakemin pozisyonla ilgili kararı neydi.
Not: Amir'in pozisyonunu ve kararı bilmiyor değilim.
Öyle bir yaşam sürersiniz ki, sizinle ilgili olumsuz bir iddia paylaşıldığında, varlığınıza tahammül edemeyen insanlar dahi, öyle söylemeseler bile, 'asla olmaz, yapmaz' diye düşünürler.
Bunun dışındaki her durumda 'kağıttan kaplan' olmanın ötesine geçemezsiniz.
Sevgili @Besiktas yönetimi, hafta sonuna kadar yaptığınız açıklamaya @TFF_Org bir cevap vermez, görüntüleri paylaşmazsa, bu branştaki tüm karşılaşmalara geç çıkmayı düşünür müsünüz acaba.
Eylemsiz bir bekleyiş, yaptığınız açıklamaya sahip çıkmamak demektir.
@young_virginia_ Karşıdaki de böyle hissediyorsa, dünyadaki meselelerin diğer yarısı da hallolmuş demektir.
Dostlarla sohbeti daha sık yapmalı demek ki.
Bizim için kainatın merkezi.
123 yıl önce Serencebey.
56 sahası.
Kulüp binası.
Zübeyde Hanım'ın evi.
Süleyman Seba caddesi.
Şairler parkı.
Atatürk'ün son ikametgahı.
Mabet...
Beşiktaş, sen hep var ol.
03.03.1903
03.03.2026
İstanbul iftar vakti: 19.03
Bu da mı gol değil be...
Umarım hep böyle mücadele eder, arkadaşlarına, camiaya örnek olursun.
Ve umarım yıllar sonra bir gün siyah beyaz süveterle de görürüz seni.
Bu camianın böyle örneklere ihtiyacı var.
@OrkunKokcu