İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi:
“Mısır, Süveyş Kanalı'ndan her geçiş için 200.000 ile 700.000 dolar arasında ücret alıyor; büyük konteyner gemileri veya tankerler için bu rakam 1 milyon doları aşabiliyor.
Türkiye, İstanbul Boğazı için geçiş ücreti alıyor.
Kanada, St. Lawrence Deniz Yolu için ücret alıyor.
Panama, her geçişten 100.000 ile 450.000 dolar arası ücret tahsil ediyor; büyük Neopanamax gemilerinin Panama Kanalı'ndan geçiş maliyeti 500.000 doları buluyor.
Amerika Birleşik Devletleri, St. Lawrence Deniz Yolu için ücret alıyor.
İran ise onlarca yıldır Hürmüz Boğazı için ücret almayı reddetti. Geçişleri ücretsiz hale getirdi! Maruz kaldığı tüm karalamalara, yaptırımlara ve izolasyona rağmen bunu yaptı. Ve hâlâ buradaki "kötü adamın" İran olduğuna inanmamı mı bekliyorsunuz?”
TEK VE EBEDÎ BAŞKOMUTAN!
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Başkomutanlık unvanının verilişinin 105. yıl dönümünü gurur ve saygıyla yâd ediyorum.
Cumhuriyetimizin banisi, ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü; bağımsızlığımız uğruna destan yazan tüm İstiklal kahramanlarımızı rahmetle ve sonsuz saygıyla anıyorum.
Dr. Hasan AKGÜN
Büyükçekmece Belediye Başkanı
Ruhumun yarısına…
Bir düş ötekini örterken,
köpüklü dalgalar vurur kayalıklara.
Gerisin geri döner sessizce,
kabahat işlemiş bir çocuk gibi.
Başka bir ekran açılır zihnimde.
Bir rüzgâr; hırçın koparmak istercesine
Koca bir çınarı kökünden.
Dalında bir kuş yuvası.
Utandı melteme döndü rüzgâr.
Küçük kızın tokasındaydı
kır çiçekleri.
Seni hayatıma uğratan kaderin
vardır bir bildiği.
Daha az tutsak hissetmek içindi her şey.
Kurulmuş bir saat gibi açılan avlunun kapısına bakarken,
uzaklara dalıp gitmem
ondandır.
Bir kapanda spor yapma telaşım...
Kendimden kaçabildiğim anlarda,
ruhumun ağaçlar arasında dolaşması
ondandır.
Tek başıma yaptığım kahvaltıların,
bir başıma geçirdiğim onca zamanın,
ellerimden kayıp düşen yalnızlığımın
kalabalıklara karışıp uzaklaşması
ondandır.
Hayatına uğrayan adam
sende buldu kendini.
Yeni yaşın kutlu olsun...
Güzel sevdam.
05.08.2026
Mehmet’in
Beylikdüzülü komşularıma ve kamuoyuna…
Bugün özgürlüğümden mahrum bırakılışımın 500. günü. Bu satırları sizlere büyük bir özlemle yazıyorum. Geçen her gün bana özgürlüğün, ailemin, komşularımla selamlaşmanın, Beylikdüzü’nün sokaklarında yürüyebilmenin ve sizlerle aynı havayı soluyabilmenin ne kadar kıymetli olduğunu yeniden hatırlattı. En büyük dileğim; adaletin tecelli etmesi, özgürlüğüme kavu��arak aileme, yol arkadaşlarıma ve siz değerli komşularıma yeniden kavuşmaktır. Bu zorlu süreçte dualarıyla, desteğiyle ve sevgisiyle yanımda olan herkese yürekten teşekkür ediyorum.
İnsanı güçlü yapan makamlar değildir. Alkışlar değildir. Günün şartları da değildir. İnsanı güçlü yapan karakteridir; bağlı olduğu değerlerdir; vazgeçmediği ilkeleridir. Hayatım boyunca bana yol gösteren anlayış da hep bu oldu. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren Beylikdüzü’nde hiçbir ayrım yapmadan, herkesi eşit gören bir anlayışla çalıştık. Çünkü bizim için önemli olan insanların kimliği değil, insan olmasıydı. Hiç kimseyi ötekileştirmeden, her komşumuzun kendisini bu güzel kentin eşit bir parçası hissetmesi için gayret ettik. Bugün de aynı anlayışa, aynı değerlere ve aynı sorumluluk duygusuna yürekten inanıyorum. Cumhuriyetimiz bizlere yalnızca bir yönetim biçimi bırakmadı; aynı zamanda bir ahlak, bir vicdan ve bir sorumluluk anlayışı emanet etti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük mirası da budur.
Sevgili Komşularım, umudumu hiçbir gün kaybetmedim. Çünkü biliyorum ki hiçbir haksızlık sonsuza kadar sürmez. Adalet er ya da geç yerini bulacak, bizler de yeniden aynı meydanlarda, aynı sokaklarda umutla buluşacağız. O güne kadar desteğinizi, dualarınızı ve dayanışmanızı yüreğimde taşımaya devam edeceğim. Hepinizi sevgiyle, saygıyla ve umutla selamlıyorum.
Mehmet Murat Çalık
Çevreyi yalnızca gündem oluşturmanın bir aracı olarak görenlerin, çevre duyarlılığına ilişkin söylemlerinin samimiyetini kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.
“Hürriyet."
Adına marşlar bestelenmiş, şiirler yazılmış, türküler yakılmıştır.
Uğruna milyonlarca vatan evladı canını hiçe saymış, bir an olsun geri adım atmamıştır.
Çünkü hürriyet, bir milletin en kıymetli mirasıdır.
Tarih boyunca esareti kabul etmemiş bir milletin evladı olarak...
Gökyüzüne demir parmaklıkların ardından bakmak, insanın yüreğine ağır geliyor.
Yine de isyan etmiyor; "kader" diyor, sabretmeyi seçiyorum.
Çünkü sabır da, mücadele de inancın bir parçasıdır.
Dört ay geçti.
64 duruşma günü geride kaldı.
Geçen yalnızca zaman oldu.
İnancım eksilmedi.
Umudum tükenmedi.
Adalete olan güvenim ise dimdik ayakta kaldı.
En nihayetinde...
Cezaevleri de bu memleketin bir parçası değil midir?
İnsan nerede olursa olsun, vatan yine vatandır.
Ve insanın yüreğinde taşıdığı hürriyet, hiçbir duvarın ardında esir edilemez.
En uzun gecelerin bile bir sabahı vardır.
Hakikat, bazen gecikir...
Ama mutlaka gün yüzüne çıkar.
Ve o gün geldiğinde, geriye yalnızca hakikatin sesi kalır.
Kıymetli Özsayın Ailesi,
Değerli Mesai Arkadaşlarım,
Sevgili büyük Büyükçekmece ailem,
Bugün sadece değerli mesai arkadaşımızı değil, 41 yıllık yol arkadaşımı, kardeşimi ve Büyükçekmece sevdalısı çok kıymetli bir insanı ebediyete uğurluyoruz.
Sevgili Zafer Hocamızla 1986 yılından bu yana aynı hayali kurduk. Bu kentin yatay yapılaşması, yeşil alanlarının korunması, parklarının çoğalması, sahilinin, meydanlarının ve yaşam alanlarının insan odaklı planlanması için gece gündüz birlikte çalıştık.
Yüksek Mimar olarak başladığı görevini; İmar Müdürü, Planlama Müdürü ve Belediye Başkan Yardımcısı olarak tam 41 yıl boyunca büyük bir emek ve Büyükçekmece sevgisiyle sürdürdü.
Bugün TÜYAP Fuar Merkezi’nde, TV Kulesi’nde, Marina’da, Kordonboyu’nda, parklarımızda ve bu güzel kentin dört bir yanında onun emeği, bilgisi ve alın teri vardır. Büyükçekmece’nin bugün Türkiye’nin örnek kentlerinden biri olmasında Zafer Hocamızın çok büyük katkısı vardır. O, bu şehrin hafızasıydı; bu şehrin geleceğini düşünen en kıymetli isimlerden biriydi.
Hayatımın en büyük üzüntülerinden biri de, bugün yaşadığımız adaletsiz süreçler nedeniyle kırk bir yıldır birlikte yürüdüğüm yol arkadaşımı son yolculuğunda omuzlayamıyor olmamdır. Bu acıyı tarif etmek gerçekten çok zor.
Ama şunu herkes bilsin ki; bir insanın gerçek mirası ardında bıraktığı eserler, dokunduğu hayatlar ve hafızalarda bıraktığı izlerdir. Zafer Hocamızın adı da, emeği de Büyükçekmece’de daima yaşayacaktır. Kendisine Yüce Allah’tan rahmet; değerli eşi Ani Hanım’a, sevgili evlatlarına, ailesine, tüm yakınlarına, mesai arkadaşlarıma ve büyük Büyükçekmece aileme sabır ve başsağlığı diliyorum.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Hoşça kal sevgili Zafer Hocam… Seni hiçbir zaman unutmayacağız.
Dr. Hasan AKGÜN
Büyükçekmece Belediye Başkanı
Büyükçekmece’mize uzun yıllar büyük bir özveriyle hizmet eden; Yüksek Mimar, eski Belediye Başkan Yardımcımız, Teknik Koordinatörümüz ve Danışmanlığımı yapan kıymetli yol arkadaşım Sayın Zafer Özsayın’ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim.
Zafer Özsayın, sadece görev yaptığı makamlarla değil; dürüstlüğü, çalışkanlığı, mütevazılığı ve Büyükçekmece’ye duyduğu sevdayla hepimizin gönlünde özel bir yer edindi. Başta Kültür Park olmak üzere ilçemize kazandırılan birçok önemli projede alın teri, emeği ve imzası vardır.
Kentimizin gelişimine yıllarını adayan kıymetli yol arkadaşımızı; güler yüzü, nezaketi, insanlığı ve belediyemize duyduğu güçlü aidiyet duygusuyla daima saygı ve minnetle hatırlayacağız.
Merhuma Yüce Allah’tan rahmet; başta değerli ailesi olmak üzere tüm yakınlarına, çalışma arkadaşlarımıza ve tüm büyük Büyükçekmece aileme sabır ve başsağlığı diliyorum.
Ruhu şad mekanı cennet olsun.
Dr. Hasan AKGÜN
Büyükçekmece Belediye Başkanı
Bugün, benim için yine buruk geçen bir Babalar Günü…
Görüş günümüzde, kısa bir süreliğine de olsa evlatlarımı görebilmek; onlara sarılabilmek ve kokularını içime çekebilmek en büyük şükür sebebimdir.
En büyük temennim; hiçbir babanın evladından ayrı kalmaması, her evladın da ulu bir çınar gibi koruyup kollayan babalarının yanında huzurla büyümesidir.
Başta baba olmanın sorumluluğunu ve sevgisini yüreğinde taşıyan tüm babalarımızın, baba adaylarımızın ve ebediyete intikal etmiş kıymetli babalarımızın Babalar Günü’nü kutluyorum.
Sevgili gençler, canım evlatlarım;
Bir yıl boyunca hayallerinize giden yolda büyük bir emek verdiniz, azimle çalıştınız. Şimdi ise verdiğiniz emeklerin karşılığını alma zamanı.
Şunu asla unutmamanızı istiyorum; sınavlar hayatınızın tamamını belirleyen bir sonuç değil, azminizi, emeğinizi ve hayallerinize olan inancınızı gösteren önemli bir duraktır. Her sonuç yeni bir başlangıcın, yeni fırsatların kapısını aralayabilir.
Yarın gireceğiniz üniversite sınavında hepinize gönülden başarılar diliyor, her birinizin hayalini kurduğu üniversiteyi kazanmasını ve geleceğe umutla yürümesini temenni ediyorum.
DEĞERLİ BEYLİKDÜZÜ HALKINA VE KAMUOYUNA
Bulunduğum haksız tecrit şartlarından, Beylikdüzü’ne ve halkımıza hizmet etmekten başka hiçbir gayesi olmayan yol arkadaşlarıma yönelik gerçekleştirilen gözaltı işlemini büyük bir üzüntü ve dikkatle takip ediyorum.
Şunun çok net bilinmesini isterim: Beylikdüzü Belediyesi’nde görev yapan, her kararın altına imza atarken yetim hakkını gözeten, teknik ve hukuki mevzuata harfiyen uyan idari ve teknik kadromuza, tüm mesai arkadaşlarıma güvenim tamdır. Onların dürüstlüğüne, kamu ahlakına ve devlete olan bağlılıklarına dün olduğu gibi bugün de kefilim.
Gözaltılara gerekçe olarak sunulan imar dosyalarının tamamı, teknik olarak tamamen şeffaf, kayıt altında ve yasal mevzuata uygun süreçlerden ibarettir.
Biz, mevzuat neyi gerektiriyorsa onu yaptık; kentimizin düzenini koruma noktasında her zaman yapıcı bir yaklaşım sergilerken, yasal sınırların dışına çıkan uygulamalara karşı da hukukun öngördüğü denetim ve encümen süreçlerini objektif bir şekilde işletmekten geri durmadık. Belediyemizin bu dik duruşu, evrakları ve yasal kararları dosyada açıkça dururken, görevini yapan belediye başkan yardımcılarımızın ve teknik personellerimizin suçlu gibi gösterilmesi bir haksızlıktır.
Bu operasyonlar, ne benim ne de çalışma arkadaşlarımın Beylikdüzü halkına olan hizmet aşkını ve dürüst yönetim anlayışını gölgeleyemeyecektir. Ortaya atılan bu iddialar, adalet duvarına çarpıp karşılıksız kalmaya mahkûmdur.
Gözaltındaki çalışma arkadaşlarımın dürüstlüğüne sonuna kadar inanıyor, her birine ve ailelerine sevgilerimi, desteklerimi gönderiyorum. Hak yerini bulacak, mesai arkadaşlarım da ben de halkımızın hizmetinde kucaklaşmaya devam edeceğiz.
Dualarım ve inancım sizlerle.
Mehmet Murat Çalık
Seçilmiş Beylikdüzü Belediye Başkanı
Almira’nın yüzündeki gülümseme bize bir kez daha gösterdi ki sevgi, dayanışma ve umut en zorlu yolları bile aydınlatmaya yeter.
Bu anlamlı günde kızımız Almira’yı yalnız bırakmayan, mutluluğuna ortak olan tüm komşularıma teşekkür ediyorum.
Zorlu bir mücadeleyi başarıyla geride bırakan Almira’yı ve bu süreç boyunca her an yanında olan kıymetli ailesini yürekten kutluyor; kendisine sağlıklı, mutlu ve umut dolu bir ömür diliyorum.
Seni öldürende yoktur din, iman…
Bölücü terör örgütü pkk tarafından şehit edilen Şenay Aybüke Yalçın öğretmenimizi şehadetinin 9. yılında rahmetle anıyorum.