@ersoydede Yedi sekiz yaşında olanlar dizi izliyor, yaşı büyüdükçe dizilerden, tlfn ve bilgisayara ile şiddet içeren oyunlara geçiş yapıyor. Bazı çocuklar ise babalarıyla pubg tarzı oyunlar oynuyor.
@gundemedairhs Böyle bir travmayı yaşamış on iki, on üç yaşindaki çocuklarla röportaj yapmak da ne oluyor, üstelik çocuğun adı, sanı yüzü her şeyi ortada, pes doğrusu!!! @tcmeb@EmniyetGM@tcailesosyal
Trabzon...
Ülkede seksen tane daha şehir var, ama hiç biri bu kadar merak edilip tartışılmıyor. Sosyal Bilimler açısından tam bir doktora konusu. Umarım birileri çalışır üstüne.
Ben çocukluktan beri doğaya ve tarihe meraklıyım. Yani mümkün mertebe hayatımı bu eksene oturttum. Dedem ve babam bu konuda net bir rol modeldi bana ama tabi şu an hiç mütevazi olamam ikisi de gerimde kaldı :). Gördüğümü, duyduğumu ve okuduğumu da kolayına unutmam. Yakın çevrem beni bu konuda hasta ilan etmiştir. Yakın arkadaşlarımı da bulup sorarsınız merak ederseniz. Zira ben çok geniş ama aslında çok dar bir çevrede yaşıyorum.
Bunu anlatma sebebim şu bu yakın çevremde Beşikdüzü'nden Of'a kadar olan bölgede her ilçede arkadaşım var. Haliyle hiç bir şey bilmesem dahi onlara bakıp bir şeyler öğrendim. Babamın Akçaabat, Annemin Oflu olması da ayrı şans oldu. Batı ve Doğu Trabzon'a dair daha çok öğrenme fırsatı buldum. Merkezde tam merkezde büyüdüm. Liseyi Beşikdüzü'nde okudum. Dayımdan dolayı ticari hayat erken başladığı için de her ilçe ile git gelim herkesten fazla oldu. Kısacası öğrenme açısından oldukça şanslı bir çocuktum. Hevesim olduğu için çok daha kolay oldu. Bunun yanında Atilla Bölükbaşı babamın dostu olduğu için Trabzon Tarihini kitaplardan öğrenme ve kitaba sahip olma konusunda da olağanüstü şanslı oldum. Dediğim gibi bu benim hobim, şanslıyım ve hevesliydim.
Ben Trabzon'u üçe ayırırım. Bunu da şu an ki sınırla yapmam. Ordu-Akçaabat arası, Akçaabat-Of arası, Of-Batum arası. Hatta Hemşin bölgesine de ayrı bir parantez açılabilir.
Ama şu an mevcut Trabzon'un batısı ve doğusu hakkında yazacağım.
Beşikdüzü-Akçaabat arası 1071 sonrası bölgeye gelen ve beylik kuran Çepnilerin direkt olarak yerleşim yeridir. Hatta bu Çepniler Alevi/Bektaşi kökenlidir. Çok uzun zaman dışarıya kız alıp vermediler. Bugün Alevi/Bektaşi üç dört köy var. Bunlardan en büyüğü Eskiköy. Eskiköylüler hala dışarı kız alıp verme işine sıcak değil. Gidip sorabilirsiniz. Öğrenmek isteyene yol orada. Bunu da kültürlerini korumak için yapıyorlar. Haliyle bu adamlar gidip DNA testleri yaptırınca Türki Bölgelerden DNA kalıntıları daha yüksek çıkıyor. Adamlar sürekli kapalı yaşamış. Yaylalarda bile Oba Oba.
Akkese Obası, Kızılağaç Obası vs vs vs.... Sünnileşmeleri 1900'e yakın yıllarda tamamlanıyor. Dediğim gibi şu an dört köy var merak edenin parası yoksa ben götürürüm.
Bu bölge arka taraftan Kelkit ile yaylalarla iletişimde olduğu için aslında Türki etki tahminlerden çok daha eskiye gidiyor. Bknz. Güvenç Abdal Ocağı
Hatta ilk Türki Kavimlerin Kommenoslar döneminde Hristiyanlaşması ile ilgili sözlü hikayelerde mevcut.
Bunun yanında Beşikdüzü Dağlıca köyü mesela Romeika konuşur. Bugüne kadar gelmiştir. Tonya İskenderli'de Romeika vardır. Bugüne gelmiştir. Kültür korunmuştur.
Romeika ve yerlilik konusuna ileride gireceğim. Bu burada dursun.
Akçaabat'ta Romeika hiç bir köyde yoktur. Maçka'da vardır.
Aynı Maçka'da Manastır kayıtlarında Kuman/Kıpçak kökenli bir çok isim ve kelime kaydı vardır. Bunlar yerli yabancı bir çok makalede kendine yer buldu. Artık bunlar hipotez değil. Gerçeklik. Ama bu Trabzon tamamen Kıpçaktır demek midir?
Böyle bir şey mümkün değil. Ama Kommennos Hanedanında Kıpçaklar var ve isimleri Türkçe olan hanedan üyeleri var. Bu da bilimsel bir bilgi bunlar benim uydurduğum şeyler değil.
Doğuyu bütün halinde ele alacağım.
Bugün Trabzon hakkında yazılan en eski kitaplara göz attığımızda şehrin kuruluşunu Roma'dan eskiye atar.
Bu kuruluş haliyle göç ile olmuştur. Kafkasya'dan bugün isimleri ve dillerini dahi tam olarak bilinmeyen onlarca yüzlerce kabine gelip buralara yerleşti. Bunların içinde modern etnisiteleri oluşturan bir çok kabile var. Biz İskit ve Kimmerleri Prototürk kabul ediyoruz. Sen kabul etme bunda da sorun görmüyorum.
Bu bölge yoğun Kafkasya göçü altında kendini bir süre sonra bazı devletlerin egemenliği altında buldu. Helenler, Romalılar ve Persler dönem dönem buralara hakim oldu. Kazaklar istila etti. Gotlar akınlar yaptı.
Pers kökenlilerin kurduğu Pontos Devletinde kendine yer buldu.
Ama insanlığın biraz daha geliştiği dönemde hakim olan Roma oldu. Roma devleti paganlıktan-hristiyanlığa çok sert bir geçiş yaşadı. Bu geçişte o dönem Roma hakimi altında olan Trabzon'da nasibini aldı. Kabileden bir devletin tahakkümü altına giren halk Romalı gibi konuşan, Romalı gibi inandı. Roma dağıldı. Batı-Doğu diye ayrıldı. Doğu istila edildi. Hanedan Trabzon'a kaçtı. Trabzon'da başka bir dönem başladı. Bu kaçış aynı zamanda Anadolunun Türkleşmeye başladığı döneme denk geldi. Sağdan soldan Türkler Nwakaeme-Visca gibi sağdan soldan Avcı'yı dinlemeden akınlar yaptı. Kommenoslar sağa sola kız verip kurtuluruz gözüyle baksa da Hazreti Fatih son noktayı koydu. Trabzon Türklerin Sancak Şehri oldu. Bu fetih Tabzon'un batısında tamamlanan Türkleşmeyi Trabzon'un doğusuna yaydı. Bunu İslam ve Ayan aileler ile yaptı. Yani tarih başladığında oraya gelen ve tarih boyunca hakimiyeti altında kaldığı devletlere göre şekil alan bölge insanı Türkleşmeye başladı.
Etnisite yavaş yavaş oluşmaya başladı.
Fransız İhtilaline kadar dünya dine göre, ondan sonra milletlere göre ayrıştı. Tabi ki o dönemde dil bazlı etnik farklılıklar biliniyordu ama ulus bilinci yoktu.
Trabzon'u gezen seyyahların hiç birisi mevcut Trabzon sınırları içinde bir Lazca'dan, Gürcüce'den bahsetmez. Trabzon'da Helen döneminden Romeika ve Türkçe vardır.
Romeika'nın oldukça az olduğu da o dönemde bile kaydedilmiş. Sahil komple Türkleşmiştir.
Ortodoks olarak kalanlar yani tarihten beri burada olan ve Türkleşmemiş olanlarıa ise Rum demiş. Karamanlı Ortodoks Türklere de Rum diyorlar. Ermenilere Ermeni demiş kilisesi farklı. Bunlar da mübadele ile gönderildikten sonra Trabzon'da Türklük dışında tek bir etnisite kalmamıştır.
Bugün Avrupa'da mevcut devletler de böyle etnik kimlik kazanmıştır Türkler'de.
Yörüklerde ve Çepnilerde Türki Bölgeden kalıntıların yüksek olması toplumdan izole yaşamalarında doğrudan ilintilidir.
Kısacası etnisite DNA ile oluşmaz. DNA size atalarınızın nerede ayak izi olduğunu söyler bu kadar. Etnistenizi söylemez.
1000 sene Türklere karşı savaşmış Bagratuni Hanedanından Türki haplo çıkıyor. Bunlar Türk mü mesela?
Helen çıkmıyor kardeşim nasıl burası Helen olabilir mesela? Yazılı kaynak Helen değil diyor bilim Helen değil diyor. Sen hala anlamsız bir etnik öfke içindesin. Bu ne ahrazlık
Yani bu genetik bilimi 25 takipçili ergenlerin yuvalandığı bir konu haline geldi. Kuzey Kafkasyadan, daha önceden, Çpniler arasına girmiş G haploları var. Bu mal kafalar Q, C, N dışındakilere hemen Türk değil diyor sanki Türk Alaska yerlisi ki izole yaşasın. Türk dünyanın en geniş coğrafyasına yayılmış bir etnisite. Her neyse....
Ordu'da Gürcü köyleri var. Gürcüce var. Gürcüce konuşanlar hala var. Dernekleri var. Gürcü Gürcü olduğunu biliyor. Rizeden sonra, Sakarya'da Lazlar, Hemşinliler var. Hepsi Lazcayı Laz kültürünü biliyor. Herkes ne olduğunu biliyor zaten.
Ama Trabzon'un 18 ilçesinde, herhangi bir köyünde ne Lazca, ne Gürcüce, Ne Abhazca, Ne Çerkezce yok. Yeni değil 1000 senedir yok. Buranın ilk sakinleri de bu etnisitilere ayak uydurmamış.
Ez cümle Trabzon şehri Sultan Fatih'in hayali, Gazi Mustafa Kemal'in yoldaşı, Yavuz'un Memleketi, Kanuni'nin sevdası olmuş. Metehan dışında sayılacak tüm Türk büyüklerinin sevgisine mazhar olmuştur.
Trabzon şehrinin aziz evlatları Sakarya Savaşında, herkesin kaçtığı bir ortamda süngü ve yumrukla düşmanı yere sermiş destanlaşmıştır. Bu hikayesi ve destanı Atatürk tarafından gurur ve hüzünle anlatılmıştır.
Dedelerimiz Türklüğümüzü Sakarya'ya yazmış bu yüksek mertebe Türklük için yeter de artar.
@seyfikarsli Seneye gurubu da kapatacağım, sonuçta ben ne söyleyeceksem sınıfta öğrencilere söylüyorum,velilerle iletişim için de yazılı belge kullanacağım. Yok öyle "Armut piş, ağzıma düş. " Biraz da onlar çabalasın.
@seyfikarsli Velimin birini engelledim, ancak sınıf gurubuna yazdığım her bilgilendirmeyi görüyor ve buna rağmen diğer öğretmen ve veliler aracılığıyla bana ulaşıp, saçma sapan sorular sorup, isteklerde bulunuyor. Vay efendim öğlede kızını alacakmış, yok efendim kutlama yapılacak mıymış?
@AkistenNotlar Dönem arasında nakil gelen çocuklar oluyor, nedeni sorulunca genellikle öğretmen suçlanıyor, iki gün sonra anlıyorsun ki sorun en önce veli de sonra çocukta😔
@AkistenNotlar Şu var ki, okul idaresi, öğretmenler, ve diğer öğretmenler dirayetli olunca veli de işbirliğine açıksa çoğu sorun büyümeden çözülebilir. Ancak asıl sorun veliler, bence her öğrenci kayıt veya nakline veliler en az yirmi saatlik bir eğitime alınmalı, tamamlanınca kaydedilmeli++