Hastaneden çıkan bir kadın…Ankara’da taksiye biniyor.Evine gelince 400 TL uzatıyor.
Taksici parayı alıyor, bir an bakıyor, sonra geri uzatıyor:
— “Hanımefendi, siz 150 TL verdiniz.”
Kadın önce şaşırıyor.
Sonra ısrar ediyor:
— “Hayır, 400 tl verdim.”
Tartışma büyüyünce kadın:
— “Polisi çağıralım.” diyor.
Polis geliyor.Bir işaret var mı parada.
Kadın sadece şunu söylüyor:
— “Burnum kanıyordu… Parada kan izi olabilir.”
Polis taksicinin koltuğunun altını kaldırıyor.
Bir bakıyorlar:
200 TL… Üzerinde kan izi.
Taksiciyi alıp götürüyorlar.
İnternette okuduğumda içimden şunu demiştim:
“İnsanlık ne hâle geldi…”
Bu sefer Ankara’ya ben gittim.
Otobüsten gece 23.30’da indim.
Bir genç geldi:
— “Abi taksi lazım mı?”
Normalde böyle çağıranla gitmem.
Ama sarı taksi… Yorgunum… Gece…
Bindim.
Bir de “arkadaşım da o tarafa gidecek” dedi taksici.
“Binsin” dedim.
Yolda bunlar sözde birbirleri ile tartışıyorlar.
Bağırmalar, kızmalar, tantana…Adresi bulamamislar
Hani şu kurbanı ürkütmek için yapılan gürültü var ya…
Tam o.
Neyse vardık.
— “Işığı yakar mısın?” dedim.
Ben 200 TL verdim.
Parayı aldı.
Bir baktı…
20 TL gösterdi.
— “Bunu verdiniz.”
Önce dedim ki:
“Belki ben karıştırdım… Karşımda sonuçta bir esnaf var.”Pardon dedim.
Sonra…
O okuduğum yazı geldi aklıma.
Dedim ki:
— “Senin ne yaptığını anladım.”
Bir an yüzü düştü.
Ek para vermedim...
İnerken plakanın fotoğrafını çektim.
Ona da bozuldu.
Şoförler Odası’na şikâyet ettim.
— “Biz halledeceğiz.” dediler.
Dönüşte başka bir taksiciye anlattım.
Adam iç çekti, dedi ki:
“Hiç sormayın abi…
Bunlar özellikle hastane önlerinde, otogarlarda, geceleri bekler.Bazen de gunduz yaşlı emekli kovalarlar.
İnsanlar dalgın olsun diye.
Her gün kendi aralarında:
‘Bugün şu kadar enayi parası yedim’ diye konuşurlar.
Biz emeğimizle taksi plakası kiraliyoruz.
Bunlar çok kazandığı için plaka kiraları da yükseliyor.Bazen 1.5 -2 katı verirler.
Bu yazıyı okurken “bana olmaz” deme.
Oluyor.
Sessizce oluyor.
Gece oluyor.
Yorgunken oluyor.
Ve çoğu zaman…
İnsan farkına bile varmıyor.
Paylaş belki birinin başına gelirse itiraz eder.
İstanbul’da trafik yoğunluğu an itibarıyla %90’a ulaştı.
Kentsel altyapı bu nüfusu ve iktisadi örgütlenmeyi taşıyamıyor.
İnsani sınırların zorlandığını daha nasıl anlayabiliriz?
Bu durum ciddi ekonomik kaynak israfına ve verimsizliğe de sebep oluyor. Doğal afet riski de cabası.