Bunu yapan Yahudiler,
insanlık tarihinin en derin karanlığında bile yer bulamayacak kadar tiksindirici varlıklardır.
Bu yaratıklar,
sadece toplumdan değil,
evrenden de silinmeyi
hak eden bir lekedir.
5.000 yıllık tarihimizin en tehlikeli düşmanıyla karşı karşıyayız.
ÇIPLAKLIK!!!
Çok sefil, çok alçak ve çok ahlaksız...
Gençlerin sürüklendiği bataklıklar yetmezmiş gibi, şimdi de Manifest çıktı... Bunlar gençliği ve çocukları zehirliyorlar.
Bunların konserlerine giden, bunları dinleyen, bunları benimseyen, bunları çocuklarına önerenler; "Ben aileyim, ben anneyim, ben babayım." diye gezmesinler.
Nûh Suresi
26. Nûh dedi ki: "Yeryüzünde kâfirlerden bir tek kişi bırakma."
27. "Zira sen onları bırakırsan kullarını yoldan çıkarırlar ve sadece ahlaksız ve kâfir çocuklar doğururlar."
28. "Ey Rabbim! Bana, babama, anama, mümin olarak evime girene ve bütün inanmış erkek ve kadınlara mağfiret buyur. Zalimlerin de sadece helakını artır."
YETER!
BEN BU KADAR ÖZGÜR BİR ÜLKE GÖRMEDİM.
Teşhirciliği özendiren ve hiçbir toplumsal fayda sağlamayan birçok fenomen yasaklansın!
Çoğu çocuk ilk içkisini ve ilk sigarasını bu konserlerde deniyor. Daha fazlasını da yazardım ama edebim elvermiyor.
Sanat adı altında beden teşhirciliği yaparak gençlere kötü örnek teşkil eden davranışlara karşı gerekli tedbirler alınmalı...
Manifest yasaklansın!
#manifestkonserleriyasaklansın
@FUATUGUR Ne gerek var anlaşılır değil,espriye konu edecek dünya kadar anektod var din,iman,inanç bunların dışında olmuyormu yapılamazmı bu basite alınacak birşey ise devamı farklı şekillerde gelir. Yumuşak geçişler tamda böyle başlar olmaz yapılmamalı.Eleştirmiyorsunız taktirde etmeyin
Siyonizm, ‘Kabe’de Hacılar Hu Der Allah’ ilahisinin bilhassa çocuklar tarafından çok sevilmesinin intikamını Manifest’le alıyor. Uyan Müslüman! Siyonist proje Manifest’e hiçbir şehirde adım attırma! Müslüman Türk milletinin çocuklarından intikam aldıklarını fark et artık!
Bulgar Yazar Sophia Proneikos:
▪️Tarih beni asla şaşırtmaktan vazgeçmeyen bir alışkanlığa sahiptir. Neredeyse hiçbir zaman kaybolmaz.
▪️Sadece kendini öyle zarif bir şekilde sunmayı öğrenir ki modern insanlar ona törensel protokol demeye başlar.
▪️İşte bu yüzden Ankara’daki NATO Zirvesi’nin en büyüleyici sahnesi müzakere masasının etrafında değil, ilk tokalaşmadan önce yaşandı.
▪️Yirmi birinci yüzyılın en güçlü askeri ittifakının liderleri, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde dünyanın en eski askeri bandosu olan Mehterin sesleriyle karşılandı; önlerinde ise Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihi kıyafetler içindeki askerler duruyordu.
▪️Ne olağanüstü bir tarihsel süreklilik duygusu: 1949’da savaş sonrası dünyanın sembolü olarak kurulan bir askeri ittifak, kökleri 13. yüzyıla uzanan bir askeri geleneğin müziği eşliğinde bir cumhurbaşkanlığı sarayına girdi. Mehter hiçbir zaman sıradan bir askeri bando olmadı, o bir silahtı.
▪️Osmanlı orduları Belgrad’a, Konstantinopolis’e, Rodos’a, Mohaç’a veya Viyana’ya yürüdüğünde ilk duyulan şey devasa kös davullarının gümbürtüsüydü; ardından zurnaların keskin sesi, sonra borular ve çarpan ziller…
▪️Çünkü bu müzik yalnızca orduya eşlik etmiyordu, ordunun bir parçasıydı. Amacı askerleri eğlendirmek değil, savaş başlamadan çok önce düşmana bir imparatorluğun üzerlerine doğru geldiğini hissettirmekti.
▪️Avrupa’nın Osmanlı İmparatorluğu’yla karşılaşmalarından sonra Batı ordularının yavaş yavaş Osmanlı davullarını, zillerini ve “Türk tarzı”nı benimsemesi tesadüf değildir.
▪️Bu tarz daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven’ın müziğine bile girmiştir. Çünkü bazen tarih bir uygarlığı kılıçla fethetmez. Bir ritim yeterlidir.
▪️İşte bu yüzden bu töreni büyüleyici buldum; kimse Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmaya çalıştığı için değil, Türkiye büyük uygarlıkların her zaman anladığı bir şeyi anladığı için: Geçmiş bir yük değil, bir dildir. Ve bu dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini yalnızca konuşmalarla anlatmaz; bazen birkaç davul vuruşu yeterlidir.
Kalbim durdu.
Kolunuzda ışıltılı bir saat olsam belki daha çok bakardınız.
Rugan ayakkabılarınızda bir toz olsam belki daha çok silerdiniz hüznümü.
Antika vazonuz olsam düşecek olmamdan çok korkardınız biliyorum .
Hediye paketinde bir düğüm olsam heyecanla çözerdiniz belki.
Efendilerinizin kalbi olsam kırmaktan korkardınız eminim.
Vitrinde bir pasta olsam üflerdiniz acımı,
Kiraz ağacı olsam kulağınıza küpe olurdum,
Bir ağaç olsam meyvemden dolayı gölgeme katlanırdınız,
En sevdiğiniz pembe ceketinizde düğme olsam kopmamdan korkardınız anlıyorum.
Bozuk paranız olsam öyle bir köşede illa ki sayacaktınız beni.
Rütbeniz olsam omuzlarda taşınır
Markanız olsam leke kondurmazdınız,
Size sağlıklı yaşamın sırlarını verseydim beni tane tane dinlerdiniz,
Yakın gözlüğünüz olsam bu kadar uzak bakmazdınız bana..
Etkileyici bir kitap olsam filmimin çekilmesini isterdiniz.
Hediye çekiniz olsam hangi tarihe kadar geçerli olurdum sorardınız.
Hiçbir şeyiniz olsam ölürdüm evet.
Siz kazandınız.
Kalbim durdu
Bombalar saatlerden daha çok çalışıyor.
Siz kazandınız .🇵🇸🇵🇸🇵🇸
Do you want to see Munafiq? Look at the Iranian rulers who occupied Syria for 14 years, became Israel's next-door neighbor, did not kill a single Zionist, killed 1 million Sunnis, and still shamelessly put the words of Allah Muhammad Qur'an in their mouth! Don't forget the mirror! Allah bless Erdogan.
İsrail Hapishanelerinde esir Dr. Ebu Hüsam’ın oğlu sesleniyor
“ Bu babamızla son konuşmamız olabilir”
Müslüman arkasına bakmaz
Çünkü hiç kimsenin gelmediğini bilir..
Mike Tyson:
“İsrail'e karşı verdiğimiz direnişin işe yaramadığına bizi inandırmaya çalışanlara aldırmayın.
İsrail'in yıkılması imkansız, güçlü bir rakip olduğunu göstermek isteyen şeytana inanmayın;
Attığımız her yumruk onu yere yıkacağımız son yumruğa hizmet ediyor.”