Elena Rybakina is a breath of fresh air in women’s tennis. No costumes, no flash, no on court antics, no off court yammering, no politics, no self gratifying side projects. She just focuses on her game and systematically destroys her opponents with a sheepish smile on her face. Well deserved US Open title and world number one @lenarybakina
Öncelikle şunu kabul edeceksiniz.. "Hukuk yok, Anayasayı tanımıyorlar, seçimler göstermelik" . Şimdi oturun planlarınızı buna göre yapın. Çıkıp çıkıp "hukuk çiğnendi, anayasaya göre suç, ilk seçimde gidecekler" gibi boş laflar etmeyin. Önce kimlerle mücadele ettiginizi öğrenin!
🇪🇺 Avrupa'nın en büyük lideri:
• 10 milyon göçmeni sınırlarında tutarak Batı refahını korudu.
• Sebze - meyvenin kötüsünü halkına yedirdi, iyisini Avrupa'ya gönderdi.
• Kur farkını 60 kat açarak ucuz tatil fırsatı sundu.
• Kur farkından dolayı ucuz sağlık hizmetiyle Avrupa'ya can simidi oldu
• Avrupa'daki eksik eleman ihtiyacını karşıladı. Nitelikli ve zararsız insanların Batıya gitmesi için elinden geleni yaptı.
• Avrupa'dan her yıl en cok çöpü satın alarak Batı'nın çevre temizliğine bile el attı.
Madem paramız yok her şeyimizi satıyoruz
Siz…!
Neden saraylarda yaşıyorsunuz
Neden makam araçlarınız Mercedes
Neden vekil bakan maaşları yüksek
Neden aileniz bile süper sağlık sigortalı
Futbol programlarında yorumcular voleyboldaki başarının nasıl oluştuğunu incelemek lazım diyorlar. Hiç incelemeyin ben size söyleyeyim: Siyaseti teknik konulardan uzak tutun her alanda başarı gelecektir.
Yıl 2013!
Köprü ve otoyolların özelleştirilmesi gündeme geldiğinde Erdoğan gelen teklifi reddetmiş, "Bu ihaleyi onaylarsam vatana ihanet ederim" demişti.
Yıl 2026!
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararıyla Boğaz köprüleri ve otoyollar özelleştirme kapsamına alınıyor.
Aradan geçen 13 yılda Erdoğan'ın fikrini değiştiren ne oldu?
Bu kararın arkasında ne bir plan ne bir strateji var. Ülkenin kaynaklarını hunharca tüketen iktidar büyük bir çaresizlik içinde gözünü bir defa daha geleceğimize dikti.
Ekonomik buhranı çözmek yerine elimizdeki değerli varlıkları elden çıkararak yol alınmaya çalışılıyor, kaynaklarımız ziyan ediliyor.
Şayet bu yanlış kararda ısrar edilirse garanti gelir otuz yıl boyunca başkasına akacak ve bu açığı kapatmak yine vatandaşa kalacak.
Acizlik şurada: bu köprü ve otoyollar paralı ve zaten devlete gelir akıyor. Özelleştirme dediği şu; 25 yılda akacak gelir 10 milyar $ ise , ver bana 7 milyar $ peşin, benim yerime sen topla geliri.
Yani, nakit akışını iskontolu devrediyor.
Aldığı vergi yetmiyor, çünkü faize harcıyor çoğunu. O da geleceğin gelirini indirimli satıyor, Tam acizlik. Başka bir numara yok
72 yaşında adam Milletin malını 30 yıllığına kiralıyor.
Parasını şimdi seçim kazanmak için harcayacak.
Bildiğiniz milletin çoluk çoğunun malını ipotek ediyor.
Yemin ederek söylüyorum babasının bağını, bahçesini, tarlasını, evini bu kadar kolay satamaz! Satamaz yani! Kardeşleri itiraz eder, akrabaları itiraz eder, komşuları itiraz eder.
Ne itiraz, ne ses, ne soluk!
Tek adam rejimi bu mudur?
İşte tam da budur!
AKP’nin halka ihanet planı Resmi Gazete’de yayınlandı!
Cumhurbaşkanı kararıyla;
2 Boğaz Köprüsü, 8 Otoyol ve 2 Çevre Otoyolunun 30 yıllığına özelleştirilmesi kararı alındı.
Özelleştirme programına alınanlar⬇️
🔴Köprüler
1. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü
2. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü
🔴Otoyollar
1. KGM Avrupa Otoyolu
2. KGM Anadolu Otoyolu
3. İzmir-Aydın Otoyolu
4. İzmir-Çeşme Otoyolu
5. Niğde-Mersin-Adana (Batı) Otoyolu
6. Adana (Doğu)-Gaziantep (Batı) Otoyolu
7. Gaziantep (Doğu)-Şanlıurfa Otoyolu
8. Toprakkale-İskenderun Otoyolu
🔴Çevre Otoyolları
1. Bursa Çevre Otoyolu
(Çağlayan kavşağı-Yenişehir kavşağı)
2. Gaziantep Çevre Otoyolu
Devletin ücretli işlettiği 2 Boğaz Köprüsü ve 8 Otoyolun;
🔵2025 yılı toplam kârı 600 Milyon Dolar
🔵30 yıllık toplam kârı 18 Milyar Dolar!
Güncel kurla 871 Milyar 920 Milyon Lira!
Maliyeti yıllar önce vatandaşın vergileriyle ödenmiş ve devletin yüksek kârla işlettiği bu köprüleri, otoyolları ve çevre otoyollarını özelleştirmek vatandaşa ihanettir.
Bu yolları özelleştirmeyle işletecek olan şirketler 30 yıl boyunca araç geçiş ücretlerine zam üstüne zam yapacaklar.
Bunun adı Türkiye’nin geleceğini satmaktır!
Derhal bu özelleştirme kararından vazgeçin!
Kaynak: 05.09.2026 tarihli Resmi Gazete, 20.10.2010 tarihli Resmi Gazete
Umudunuzu kırmak istemem ama ne güzel günler göreceğiz, nede devran dönecek hesap verecekler.. bu düzen böyle sürer gider.
Ne zaman ki halk uyanır ülkesine sahip çıkmak için birleşir belki o zaman bu karanlıktan çıkabiliriz.
Benim artık siyasetçilerden en ufak bir beklentim yok
🥹❤️ Emocionantes estas palabras de Mirka sobre Roger.
🗣 "Mucha gente alrededor del mundo conoce a Roger como uno de los mejores tenistas que jamás haya existido. Conocen los títulos, los récords, la elegancia, las rivalidades, las victorias y los momentos que se convirtieron en parte de la historia del tenis. Y aquellos de nosotros que conocemos mejor a Roger, conocemos algo todavía mejor: los trofeos y los récords son extraordinarios, pero son solo una parte de su legado. Lo que más me enorgullece no es lo que Roger logró cuando el mundo estaba mirando; es quién es él cuando nadie está mirando".
🗣 "Cuando me enteré de que estábamos esperando gemelos por primera vez, le dije a Roger que mis días de viajar probablemente se habían terminado. Sin dudar ni un segundo, me dijo: 'Entonces ya no juego más'. No estaba siendo dramático, lo decía en serio. Así es Roger: su familia es lo primero".
🗣 "Roger: gracias. Gracias por haber sido persistente todos aquellos años atrás en Sídney. Gracias por elegir a nuestra familia cada uno de los días desde entonces. Ver tu carrera me dio uno de los mayores privilegios y alegrías de mi vida, y compartir tu vida ha sido uno todavía más grande. Y esta noche, es un honor para mí presentar a mi esposo, mi mejor amigo y ahora el miembro más nuevo del Salón de la Fama Internacional del Tenis: Roger".
Kendi sirkimde oyuncumun yediği tokatın hesabını sorarken, diğer yandan UEFA’da ev sahibi avantajını kaybetmemek için ses çıkarmak zorundayım.
Dünyada Türk, Türkiye’de Beşiktaşlı olmak gerçekten zor. Gerçi bu toplumda iyi insan kalabilmek de zor, o başka gözaltının konusu.
Aşağıda gördüğünüz resim Titanik mi? Hayır değil, onun adı “Karadeniz” vapuru. Bizzat Mustafa Kemal'in projesiydi, yüzen fuar'dı, dünyada ilkti. 1924 de satın alındı. 130 metre boyunda, 16 metre genişliğindeydi. Aslında siyahtı, Haliç'e çekildi, bembeyaz boyandı kuğu gibi oldu. 1926 Cumhuriyetin ilanından sadece 3 yıl sonra hazırdı.
Mustafa Kemal Mudanya'dan bindi son denetlemeyi bizzat yaptı. İçinde Türk Malı ürünlerden oluşan bir sergiydi. İçinde üzüm, incir, Hereke halıları, Kütahya çinileri, lokum, Edirne sabunu, nakışlar, bakır tepsiler, tütün, yün, deri, koza, fındık tamamı Türk Malı ürünlerden oluşan sergiydi. Sergi salonları Sanayi Nefise Mektebi öğrencilerinin yaptığı heykel, resim ve biblolarla süslenmişti. İbrahim Çallı gibi ressamlarımızın tabloları asılıydı.
“Dünyanın bize gelmesini beklemeyelim, biz dünyaya gidelim” vizyonuydu; genç Türkiye'nin uluslararası halkla ilişkiler gemisiydi. 180 yolcusu 105 mürettebatı vardı, yolcuları Türkiye'nin aydınlarıydı.
Milletvekilleri, gazeteciler, heykeltraşlar, ses sanatçıları, tiyatro sanatçıları, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, İstiklal Marşı'nın bestecisi Zeki Üngör’ün yönetiminde 47 sanatçısıyla gemideydi. Her gidilen limanında o ülkenin milli marşı çalınıyor, konserler veriliyordu.
Kaptanlığını Atlantik'i geçen ilk yolcu gemimiz Gülcemal'in efsane kaptanı Lütfü bey yapıyordu. Liman İşletmeleri Genel Müdürü Rauf Manyas da sergilerin müdürüydü. 7 lisan bilen Semiha Hanım protokol müdürüydü, dekorasyonu mimar Naci bey tarafından yapılmıştı. Bu kadroyu Mustafa Kemal seçmişti.
İngilizce, Fransızca, Almanca, Rusça broşürler basıldı. Ürünlerin üzerinde 4 lisanda etiketler yapıştırılmıştı. Yabancı tüccarların Türkiye'den ithal bağlantısı kurabilmesi için standar vardı. İş Bankası şubesi bile vardı. Her standın başında iki üç dil bilen öğrenciler vardı.
12 ülkede, 16 şehri ziyaret etti.
Barcelona İspanya, Le Havre Fransa, Londra İngiltere, Amsterdam Hollanda, Hamburg Almanya, Stockholm İsveç, Helsinki Finlandiya, Leningrad Rusya, Gdansk Polonya, Kopenhag Danimarka, Anvers Belçika, Marsilya Fransa, Cenova İtalya, Napoli İtalya, limanlarına uğradı.
İngiliz, Fransız ve Alman gazeteleri “Kemal Paşa'nın kısa saçlı kızları” manşetleri atmıştı, mürettebatın yarısından fazlası kolejlerden seçilen İngilizce, Fransızca konuşan kızlarımızdı. Rengarenk elbiseler giymişlerdi, Avrupa kültürüne hakimdiler. Fesli insanların ülkesi imajını bir anda yıkmışlardı. Avrupa hayretler içinde Türkiye'nin çağdaş yüzü ile tanışıyordu.
Limanlarda verilen konserlerde adeta izdiham yaşanıyordu 10.000 civarında insan izlemişti. Karadeniz Vapuru'nun pürüzsüz İngilizce konuşan Bediha Celal'in rehberliğinde gezen Amsterdam Belediye Başkanı “böyle bir Türk kadını ile karşılaşacağımı düşünemezdim” diyordu.
Erkek mürettebatımız, lacivert ceket, lacivert pantolon, tiril tiril beyaz gömlekler giyiyordu. Zarif boyun bağları takıyorlardı. Doğudan gelen bir vapurun "Orient esintisi" getireceğini düşünenler fena halde yanılıyordu.
Güler yüzlü modern Türklerle karşılaşmışlardı.
Mustafa Kemal zekâsının yansımasıydı. Türkiye'nin sosyoekonomik tanıtımını yapan bu gezici fuar aynı zamanda İzmir Enternasyonal Fuarı'nın işaret fişeğiydi....