Kamuoyunun ve tüm yetkililerin dikkatine,
Yaşanan bu acı olayın unutulmasına asla izin vermeyeceğim. Adalet tam ve eksiksiz şekilde tecelli edene kadar hukuk çerçevesindeki mücadelemi kararlılıkla sürdüreceğim.
Bu olay, zaman geçse de vicdanlardan silinmeyecek; sorumluluk taşıyan herkesin karşısına yeniden çıkacaktır. Görev ve yetki sahibi olan herkesi, hukukun üstünlüğü, adalet duygusu ve vicdani sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyorum.
Unutulmamalıdır ki, her insan yaptıklarından hem hukuk önünde hem de Yüce Allah'ın huzurunda hesap verecektir. Bu nedenle tüm yetkilileri adaletin gereğini yerine getirmeye ve vicdani sorumluluklarının bilinciyle hareket etmeye davet ediyorum.
Saygılarımla.
Sessizliğimi sakın çaresizlik sanmayın. Ben susuyorum ama Yüce Rabbim asla susmaz. Geciktirilen adaletin hesabını ilahi adalet mutlaka soracaktır. Makamlar, koltuklar ve güç bir gün sona erer; ancak mazlumun ahı ve Allah'ın adaleti asla şaşmaz. O gün geldiğinde hiçbir vicdan, hiçbir makam, hiçbir güç hesap vermekten kaçamayacaktır.
Ne zaman Yasemin abla yeni bir fotoğraf paylaşsa aynı yerde takılıp kalıyorum. Bu kadar sevgi dolu, iyi kalpli, naif insanların yaşadıklarını düşündükçe aklım almıyor. İçimde tek bir soru dönüp duruyor: neden?😞
#MattiaAhmetMinguzzi
Ne içeridekilerin, ne bu karara imza atan hâkimin, ne de dışarıda kötülüğü besleyenlerin vicdanlarında huzur bulacak bir yer kaldı. Adaletin sustuğu yerde, insanlığın da başını koyacak bir yastığı olmaz.
Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi bu davadan serbest bırakıldı, 19 yaşındaki katilin ise 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi. Dava dosyamız Yargıtay’da!
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet
Yasemin Minguzzi: "Şimdiye kadar hiç anlatmadığım bir detay var...
Ahmet'i yoğun bakımda gördüğümde gözlerim doğrudan alnındaki morluğa takıldı. O morluğun neden olduğunu biliyordum. İşte o an nefes alamadım, konuşamadım, sadece baktım... Evladımın yüzüne, bana bir daha gülümseyemeyecek olan yüzüne.
Sonra kulağında küçük bir yara gördüm. Doktora sordum: 'Bu nedir?' dediler ki 'Başı uzun süre sol tarafa yatık kaldığı için oluşmuş, annesi.'
O küçücük yarayı duyduğumda bile içim kan ağladı. Günlerce kulağındaki o izi düşündüm. Ama kimse bana alnındaki morluğu unutturamazdı. Çünkü o morluk, evladımın çektiği acının sessiz tanığıydı.
Şimdi size soruyorum; ben kulağındaki küçücük yara için kahrolurken, alnındaki o morluğu görünce neler hissetmiş olabilirim? Bir anne yüreği bunu nasıl taşıyabilir?
O gün Ahmet'in alnındaki morluk sadece onun bedeninde değildi; benim ömrüme vurulmuş bir mühürdü. O an kalbim kırılmadı, paramparça oldu. Ve o parçalar hala yerinden toplanamadı. İsmini dile getirmek istemiyorum, son bayramın olur inşallah."
madencinin alamadığı alışveriş listesi. bu kişilere gazla müdahale ediliyor, gözaltındalar. neden? alamadıkları paralarını istiyorlar. kendilerine ait olanı.
Madenci çocuklarını dinleyin:
"Okulda gösterim vardı ama ben babamın yanına geldim. Babam burada bayıldı, hastalığı var. Kaç gündür yürüyor, açlık grevinde."
#HakkımıVerDorukMadencilik