biliyoruz ki iyi parti önceki genel başkan döneminde vekil listeleri üzerinden çok ağır bir operasyon yedi. sonrasında yaşananlar partinin aksını kırdı.
şimdi iyi parti tbmm'de iyi bir iş çıkardı, ivme kazandı, çok insana "ulan iyi ki!" hissini yaşattı. var olsunlar, meclisin şerefini korudular.
fakat ihra�� edilmesi gereken gereksizlere dokunmayıp onlara hamle şansı verildikten sonra istenilen teveccühe ulaşılması zor oluyor.
gürban gibilerine canlı yayında istifalarının istenilmesi kadar sert ve doğrudan bir işlem yapılsaydı, partinin dirayeti korunabilirdi. ne yazık ki bu disiplin kılıcı hak edene değil, ter dökene savruldu.
İYİ Parti, kovması gerekenleri kovmak yerine bekledi. Kovsaydı, hele mevcut planda meclisin namusunu kurtarırken çok daha avantajlı bir imajı olurdu. Şimdi gelecek vaat etmediği için terk edilen bir parti görüntüsü veriyor.
Türk milliyetçisi bir genç kızın hesabında “nude” kelimesi aratıp, kızın yaptığı bir şakayı olmayacak bir ithamla takdim edip, namusuna dil uzatan birinin kovulması gerekirdi. Partiye en zayıf zamanında katıldığım halde, savunduğum ideoloji genel başkan düzeyinde hedef alınınca bunu kabul etmeyeceğini söyleyen bendeniz, disiplinsiz addedilmiştim - istifam istenmişti.
Bahadır’dan kıymetli vekilinizin açık ayıbına sabrederseniz, diğer ayıpları da normalleştirir. Öyle de olmuş - olmaya devam edeceğini de biliyorsunuz.
İYİ Parti, kovması gerekenleri kovmak yerine bekledi. Kovsaydı, hele mevcut planda meclisin namusunu kurtarırken çok daha avantajlı bir imajı olurdu. Şimdi gelecek vaat etmediği için terk edilen bir parti görüntüsü veriyor.
Türk milliyetçisi bir genç kızın hesabında “nude” kelimesi aratıp, kızın yaptığı bir şakayı olmayacak bir ithamla takdim edip, namusuna dil uzatan birinin kovulması gerekirdi. Partiye en zayıf zamanında katıldığım halde, savunduğum ideoloji genel başkan düzeyinde hedef alınınca bunu kabul etmeyeceğini söyleyen bendeniz, disiplinsiz addedilmiştim - istifam istenmişti.
Bahadır’dan kıymetli vekilinizin açık ayıbına sabrederseniz, diğer ayıpları da normalleştirir. Öyle de olmuş - olmaya devam edeceğini de biliyorsunuz.
Erhan Afyoncu, seküler milliyetçilik bizim geleneğimizde yok, biz Türk-İslam anlayışındayız, bunlar ırkçı, gelenek önemli demiş.
1. Türk geleneğinde düşmana kılıç kaldıran teğmenlere düşman muamelesi etmek yoktur. Osmanlı’da bir süre oldu, şükür ki ittihatçılar Osmanlı’yı tedip ettiler.
2. Türkiye’yi şu an Türk-İslam anlayışı yönetiyor. Hem Tayyip Erdoğan hem Bahçeli, Afyoncu’nun tek ve şamil bir gelenek olarak göstermek istediği o mutant havzanın diliyle konuşuyor vizyonuyla hareket ediyorlar. Tam olarak bu dönemde ırkçılık yükseldi.
3. Türk-İslam anlayışının yönettiği ülkenin şu an en büyük gündemi terörist aklamak. Onların eliyle, onların imzasıyla gerçekleşiyor. Her örgüt kuranın suç işleme imtiyazı var artık - övdüğü Osmanlı da memleketi böyle yönetirim sanmıştı, Türk çocuklarının kanıyla bedelini ödedik.
4. Yükselen ırkçılık tam olarak o “geleneğin” Türk’ün sırtına umum paraziti yüklemesi yüzünden akis buluyor. Afyoncu’nun benim kitabımı okuduğunu biliyorum, bunların gelenek dediği hezeyana karşı çıkma gerekçelerimden biri bu radikal sapmaya zemin hazırlamasıdır.
5. Bu günler geçtiğinde, AKP tarih olduğunda, yeni bir dünya kurulduğunda Türk ve Türkçü kelimelerini nazizm benzeri bir mimlemeyle tabu ilan etmek isteyecekler ve bunun önündeki tek engel, tertemiz bir akılla milliyetçilik mevzii tutan seküler milliyetçilik olacak. Sizin günahlarınız Türk gençlerini bugün ırkçı yapıyor, yarın Türklüklerinden soğutacak.
6. Geleneklerimiz cari olsa şu an işgal ettiği makamı hayal dahi edemezdi. O yüzden mevcut iktidarın beslendiği dili ve bakışı övmek zorunda hissediyor.
7. Bugün iktidarla, devletle arasına mesafe koyup yalnız fert ve millet olarak Türk’ün siperlerinden ve bakışından bir milliyetçilik yaratan bizler olmasak, bırak milliyetçiliği Türk siyasi manzarası boğucu bir karanlığa mahkum; milliyetçilik de türedi ve yalaka zihinler elinde temsiline soyunduğu manevi varlığına övgüler düzdüğü millete suikast düzenlenlerin elinde tarih boyunca benzeri görülmemiş bir afyon olurdu.
8. Türkiye’yi 25 yıldır Tayyip Erdoğan yönetiyor. Bir şey iyi gitmiyorsa önce onu eleştirecek, önce onun eksiğine gediğine bakacaksın - okulda ve kışlada bayrağının vakur gölgesinde ettiği yemine sadık kalma terbiyesini herkese ve her şeye rağmen gösteren Türk gençlerini değil. Ne ülkenin demografik yapısını bozduk ne terörist akladık ne “ne istedilerse” verdik ne sokakları çetelerle doldurduk ne Türk insanını açlığa, açıklığa mahkum ettik.
Aklı, hukuku, insan hakkını, saygın yaşama talebini merkeze alan milliyetçilik yarını belirleyecek, üç cemaat vaizinin hülyasını bütün Türklerin geleneği diye takdim edenler kendi çocuklarına bile hitap edemez hale geldiler.
Çete reisleriyle kol kola fotoğraf veren devlet adamlarının, külhanbeyi tavrıyla siyaset yapanların, boktan dizilerin, filmlerin zehirlediği, kendini "devletlü" sanan bir güruh, Ali İsmail'i döverek öldürdü.
Onlarla 180 derece ters değilseniz, potansiyel katilsiniz demektir. Türkiye kendine rol biçen ahlaksız sürülerin kafasına göre genç öldürdüğü bir ülke olsun istemiyorsanız, oturup düşüneceksiniz. İfade hürriyetini anlayacaksınız, hukukun üstünlüğünü benimseyeceksiniz; şeffaflık isteyeceksiniz, had-hudut isteyeceksiniz.
Sınırlar bir kere sizin zevkinize-talebinize göre esnerse, sizin aleyhinize de esner. Yazık ki artık sokaklarda tertemiz bir devlet talep eden gençler yok da suça sürüklenmiş çocuklar var.
Öldürmeseydiniz başka türlü olabilirdi. Nur içinde yat Ali İsmail.
bugün tekno-feodal beyler dijital toprakları tamamıyla ele geçirdi. istemediği sesleri kısmak için ellerinde sınırsız bir yetki var. haftalarca uğraş verilen kanalı kapatmak, shadow-ban atmak için herhangi bir açıklama yapmaya ihtiyaçları yok. çünkü platformlar onların şahsi arazileri, emeğimiz üzerinde diledikleri gibi tasarruf ediyorlar.
bu sistem bir nevi imparatorluk kurdu; istemediği sesleri platformlardan silip atıyor; verilen onca emeği zayi ediyor, görünmez kılıyor. bize, bunlara karşı yapılabilecek bir savunma alanı bırakmıyor. tamgatürk ve kuzguntv'nin nelerle boğuştuğunu hatırlayın; onlara kendimizi 'sevdirmediğimiz' müddetçe yazacak bir harfimiz, konuşacak tek kelimemiz dahi yok.
tamgatürk’ün dergi çıkarması, bu sistemin kuşatmasını ortadan yarıp geçen geleneksel bir hareket. sonuna kadar destekliyorum. karşılaştıkları sayısız sansür ve engele karşı yılmayan ekibin meydan okuma seviyesinin takdir edilmesi gerekir.
var olsun Türklüğün direnme azmi!
Evet, bütün yazarlarımız tamam. Matbaayla anlaşıldı. Tasarım başladı. Ön siparişe açabiliriz!
Aşağıdaki bağlantıyı kullanarak @TamgaTurk dergisine yıllık aboneliğinizi başlatabilirsiniz. Ön siparişe özel 500 TL indirim yaptık. Aboneliğiniz 5 Temmuz 2027 tarihine kadar geçerli olacak.
Ayrıca ilk 500 aboneye çeşitli kitap hediyelerimiz olacak :)
https://t.co/gKLyEGd8En
9 ayda 50.000 kilometre yol yaptığım için rüyalarımda sürekli bir yerlere gidiyorum, bir yerlere varamıyorum, devasa akaryakıt havuzlarına düşüyorum. ne diyelim; uzar, uzar çünkü hiç sonu yoktur yolların.
Yine kötü bir haber: TamgaTürk engellendiğinde KuzgunTV isimli bir marka yaratmıştık. KuzgunTV'nin de para kazanma özelliği Google tarafından sonlandırıldı. Nefes alacak hale gelene dek mevcut altyapıyı kullanma kararımız görüldüğü üzere imkansızmış.
Videolarda sohbet ediyoruz, kaynaşıyoruz. Kesmek niyetinde değilim. Ancak TamgaTürk'ü aylık bir dergiye dönüştürme kararımı kesinleştirdim. Bizi herhangi bir platformdan destekleyen herkese doğrudan ulaşıp onları doğal abonemiz yapacağız. Ayrıca satış noktalarında bizi bulabileceksiniz. Öyle olmuyorsa böyle, böyle olmuyorsa şöyle - Temiz Türklerin sesi olmaya devam edeceğiz.
Bayram öncesi arkadaşlara "artık düzene girdi, dertlerimizi çözdük" dedim ve yine kötü haber geldi. Bu da talihsiz serüvenler dizimizde kayıtlara geçsin.
YouTube destekçilerimiz artık aşağıdaki bağlantıyı kullanarak bizi destekleyebilirler. Sizden ricam lütfen bunu paylaşın, eski destekçilerimize mutlaka ulaşmamız gerekiyor.
https://t.co/z1posen5S8
Cumhurbaşkanı adayını alıp kodese tıkan, şutladığın eski başkanı darbeyle sana kayyum atayan nezaketten, diplomasiden anlar mı?
Başına iş geldiğinde sokağa çıkan, boykot yapan, ben varım diyen milyonlar, durmadan PKK taleplerini dillendirerek siyaset yaptığını unutur mu?
AKP’nin en zayıf olduğu dönemde adayım demeye cesaret edemezsen, Trump’ın desteğini almış bir Erdoğan’a karşı cesaret senden beklenir mi?
Süreci kötü yönettiniz beyler. Size inanan, güvenen milyonları alıştığınız simsar tarzı siyasetle güderiz, hiç bedel ödemeden Türkiye’yi yönetiriz sandınız. Ucuzlattığınız boykot, direniş, hayatı kilitleme eylemlerini konuşmak yerine uygulasaydınız böyle olmazdı. Siz bunu yapabilecek bir yerde oturuyordunuz. Ucuzlattığınız için uzun süre kimse yapamayacak.
Fakat şunu unutmayın, milyonlar bu işi affetmez. Milyonlar yılgın, ama hala öfkeli. Her şeyi biliyor havanızdan vazgeçin, Türklerin sözüne kulak verin. İhtiyacımız para, makam, güç değil - inanç. Bir kerecik olsun seçim sonuçlarından sonra kendine kıyan çocuklar kadar inanın bu mücadelenin hakikatine. O zaman makam arabamız olmadan da örgütleniriz, iktidar da oluruz.
Artık muhaliflerin derebeyi olmayı bırakın, muhalif olun.
ODTÜ'DEYDİK!
Yaşanan olaylarda ilk andan itibaren dernek üyelerimiz sahadaydı. Gece saatlerinde Hukuk Komisyonu bünyesindeki avukat üyelerimiz saldırıya uğrayan Türk gençlerinin yanındaydı. Akşam da Türk bayraklarının ODTÜ'yü süslemesine şahitlik ettik.
Kaybedecek bir Fırat'ımız daha yok!
solcu feminist embesillerin istisnasız her olayda PKK arkasında böcek gibi dizilmeleri inanılmaz keyif verici. akıllarını kaybedip PKK'lı şaklaban şarkıcı savunmaları için bir adet Türk bayrağı yetiyor. bundan iyisini görmedim.