"Pes et ya da pes etme. Noodle yap ya da yapma. Olmuş olanla ve olacak olanla çok fazla ilgileniyorsun. Gün artık tarih oldu, yarın ise bir bilmece ama bugün sana hediyedir. Bunun kıymetini bilmek gerekir."
ona bir oda ver baba, bir evi olsun, ama zaman zaman da çıkıp gidebileceği bir ev. ona söylemek istediğim o kadar çok şey var ki... sen söyle ona baba.
bana gittin diyosun ama baba, ben gitmedim, gidemedim, kalamadım da. evim nerde bilemedim. çünki aklımın bi tarafında bi köşesinde hep sen vardın. seninle bu olmamışlık, bu küslük. insanın dönebileceği bir evinin olmaması ne demek biliyor musun baba?
burada doğdum. çok büyümedim. bir ay önce annem öldü. onu severdim. bana benzerdi. bazı haksızlıklar oldu. on sekiz yaşındayım. daha liseyi bitirmedim. iyi bir öğrenci değilim. annemi burada bırakıyoruz. yalnız kaldım. uzun yazmayı sevmiyorum. kadınca bazı dertlerim var.