İyi ya da kötü hayatımın bir yerinde karşılaştığım herkese teşekkür ederim. Hepsi, beni şimdiki ben yaptı. Vefasızdan vefayı, şerefsizden şerefi, kötüden iyi olmayı öğrendim zamanla. Düşe kalka büyüdüm, ve ben oldum. Ben artık, mağlup olmam.
Bana iyi gelmeyen her insanla konuşmayı kestim. bana, benim verdiğim değerden daha az değer veren her insanı sildim. kimse için çabalamak zorunda değilim. "çokluk çöplükttür" diye bir söz duymuştum. çok fazla haklı.
Şöyle bir şey okudum; “Herkesle aran bozulabilir. Bazılarının kaybı iyi bile gelir. Ama kendinle aran hep iyi olsun. O bozulunca, her şey bozuluyor.” O kadar doğru bir cümle ki.
“Kimseye bile isteye sırtımı dönmedim. Gönlümdeki kimseye yalan söylemedim. Yarı yolda veya şüphe içinde bırakmadım. Gönül eğlendirmedim. Sevdasına gönül verdiğim bile oldu bir şeylerin değerini ve sevmeyi bildiğimden. Ama hayat yine en çok beni yordu, olsun vicdanım rahat.”
"Bir depremlik, bir virüslük, bir nükleer savaşlık hayatlarımız var. Nasıl da duyarsızca yaşıyor ve nasıl da hiç ölmeyecekmiş gibi hesaplar içine giriyoruz. Ne çok gönül yıkıyor, ne çok kul hakkına giriyor, ne çok zulmediyor ve ne çok kibirden kuleler inşa ediyoruz."