@HikmetBenoll Hocam, işte onun için boş gün saçmalığı kaldırılıp tüm öğretmenlerin adil ve verimli bir program dahilinde haftaiçi her gün ders vermesi zorunlu olmalı. Mevcut pratik, mesleği haklı olarak ‘öğretmenlik demek tatil demek’ sonucuna hapsediyor.
Haftada 5 gün işe gitmeyi mobing görecek kadar kafayı yemişler. Boş gün olmak zorunda mı? Ne güzel program yapmış adam; aşırı yoğunluk olmadan, dinlenerek, verimli biçimde öğrenciye katkın olsun işte, ne güzel. Boş gün saçmalığı kaldırılıp her gün ders zorunlu olmalı.
#HürriyetçiEğitimsrnTOKİOrhangazide
Sayın @Yusuf__Tekin Bursa Yenişehir TOKİ Orhangazi Ortaokulu’nda ders programı ve nöbet dağılımlarıyla öğretmenlere uygulanan mobbing ve baskıya asla geçit vermeyeceğiz! Okul yönetimini adalete davet ediyor, @bursamem’i derhal müdahaleye çağırıyoruz. Mağdur edilen öğretmenlerimizin hakkını korumak için hukuki ve sendikal tüm süreçleri başlatıyoruz!
@tcmeb
Sıra sana geldi @TurkTelekom@TTDestek eski tarifede 15 günü geçtiğim için eski tarifenin tüm fatura ücreti + 11 gün yeni faturanın ücreti dahil ediliyormuş. Telefonda bana bu şekilde söylenmedi. Eski tarifeden kullanmadığım 11 günün ücretini ödemem.
-abi karım terk etti işten atıldım gırtlağıma kadar borç batağındayım napcam bilmiyorum (34)
+kardeşim bak haftada beş gün dersim var hepsi sabah başlıyor öğleden sonraki derslerlerle aralarında en az 2 saat var ben bu kadar ağlamıyorum dirayetli ol biraz ya (20)
Başlarda kanalın güzeldi (ilk takipçilerindenim), içeriklerin iyiyidi ama sonra çöp haline geldi @istatistikvean1 Hocam, kusura bakma. İlk yıl çocuklarıma bile önermiştim ama yaydığın ümitsizlik vibe’ı ve çöp içerik nedeniyle izlemeyi bıraktık epey bir süredir.
AkademikLink (Prof Dr. Behçet Yalın Özkara), akademisyenlerin sosyal medyada içerik üreterek para kazanmasının yasaklanmasının ardından kanalı bırakıp bırakmayacağı konusu hakkında açıklama yaptı. Kanala devam edebilmesi için takipçilerinin uzun vadeli destek vermesi gerektiğini söyledi.
“İki seçeneğimiz var. Birincisi: kanalı kapatmak ve benim akademik hayatıma devam etmem. Kıdemli profesör olmaya 8 ayım kaldı. 150.000 TL maaş almaya başlıyorum. Türkiye'de profesör çok rahat. Devlet üniversitesinde kimse size "Ne yaptın?" diye sormuyor valla. Hiçbir yayın yapmayıp, ayakları uzatıp, her ayın 15'inde maaşını alan profesörlerimiz var. Dolayısıyla her ayın 15'inde 150.000 TL maaş alıp, çocuk yapıp, güzel bir hayat yaşayabilirim.
Diğer seçeneğimiz ise YouTube'a devam etmem. Burada gerçekten, anlamlı bir şekilde sahip çıkmanız gerekiyor. Katıl ve Kreosus üzerinden destek verilmesi gerekiyor. Diğer türlü benim istifa edip sürdürebilmemin mümkünatı yok. Ben bir tarafta 25 yıl boyunca 150.000 TL alacağım bir işten vazgeçeceğim. Şu ana kadar Katıl'dan gerçekten destek verdiniz. 2 yılda yaklaşık 6 milyon TL'lik bir para biriktirebilmişiz. Benim bunu devam ettirebilmem tek yolu sizlerin bu desteği verebilmesinden geçiyor.”
Bütün e ticaret platformlarına ve esnaf/üretici dernek ve federasyonlarına, acilen toplanıp, bu hanım kızımıza satışların kesilmesi yönünde karar almalarını öneriyorum.
Kitapların sene başında ücretsiz ama zimmetle verilip sene sonunda geri alınması lazım aslında. Bu anlamda israf had safhada. Elindeki malzemeyi düzgün kullanması gerektiğini bilen sorumluluk sahibi genç yetişir hem. Ama biz farklı bir çağda takılı kaldık artık sanırım.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın liderliğinde; üreticimizin emeğini, vatandaşımızın bütçesini ve piyasanın adil işleyişini korurken, fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağlayan ve ekonomik düzeni bozan suçlarla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmada, “tarladan markete fiyat yolculuğu” mercek altına alındı. Ticaret Bakanlığımızdan Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığımızdan Çiftçi Kayıt Sistemi verileri temin edildi; Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca kapsamlı rapor hazırlandı. Yaklaşık 1.029 çiftçinin beyanına başvurularak ürünlerin üreticiden hangi bedelle çıktığı ve tedarikçilere hangi şartlarda ulaştığı incelendi.
Yapılan incelemelerde, hallerin büyük tedarikçileri konumundaki bazı firmaların piyasadaki hâkimiyetlerini kullanarak ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdikleri; sahte müstahsil makbuzları düzenleyerek gerçeğe aykırı maliyet oluşturdukları ve bu yöntemlerle yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları yukarı yönlü manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları yönünde tespitlere ulaşıldı.
Bu kapsamda; fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden yürütülen soruşturmada, 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi; 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldı.
Soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonları gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze; soruşturmaya veri, analiz ve raporlarıyla katkı sunan Hazine ve Maliye Bakanlığımıza, Tarım ve Orman Bakanlığımıza ve Ticaret Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz.
Tarladan sofraya uzanan zincirin hiçbir aşamasının üreticimizin emeği ve vatandaşımızın bütçesi üzerinden haksız kazanç kapısına dönüştürülmesine müsaade edilmeyecektir!
Feyyaz Yiğit’in bir lafı vardı ya “evdeyken dışarı çıkmamak için, dışardayken de eve gitmek için uğraşıyorum” diye. Önce şu mantığı değiştirin. Okula gitmekten nefret eden öğretmen sürüsü ile eğitim mi olur?
Haftada 5 gün işe gitmeyi mobing görecek kadar kafayı yemişler. Boş gün olmak zorunda mı? Ne güzel program yapmış adam; aşırı yoğunluk olmadan, dinlenerek, verimli biçimde öğrenciye katkın olsun işte, ne güzel. Boş gün saçmalığı kaldırılıp her gün ders zorunlu olmalı.
Aileciyiz, LGBT karşıtıyız, ‘Ailem Güvende’yi ve Bakanımız @abakingurlek’i sonuna kadar destekliyoruz. Ailem Güvende resmen bir turnusol vazifesi gördü. Ülkedeki sapkın kişi, dernek, parti vs. kimler olduğunu öğrenmiş olduk.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın ortaya koyduğu 2026–2035 Aile ve Nüfus On Yılı vizyonu doğrultusunda; aileyi, çocuklarımızı ve gençlerimizi her türlü istismar, müstehcenlik, suç ve zararlı içerikten korumaya yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
Bu kapsamda bugün, 81 ilimizdeki 175 ağır ceza Cumhuriyet Başsavcılığımıza kapsamlı bir yazı gönderdik.
Başsavcılıklarımızdan;
- Çocukları ve gençleri hedef alan müstehcen ve suç içerikli faaliyetlere ilişkin ihbarların gecikmeksizin değerlendirilmesini,
- Dijital delillerin derhal tespit edilerek muhafaza altına alınmasını,
- Gerekli hâllerde içerik çıkarma ve erişim engelleme tedbirlerinin uygulanmasını,
- Organize yapı şüphesinde örgütlü suç hükümlerinin devreye alınmasını,
- Suçtan gelir elde edildiğine dair emare bulunması hâlinde eş zamanlı mali soruşturma yürütülmesini,
- Mağdur çocukların ikincil örselenmesini önleyecek koruyucu tedbirlerin eksiksiz uygulanmasını,
- İlgili kurumlarla güçlü ve sürekli koordinasyon sağlanmasını istedik.
Çocuklarımızın üstün yararı bizim için tartışmaya açık değildir. Aile kurumunu, gençlerimizin geleceğini ve toplum düzenimizi hedef alan hiçbir suç yapılanmasına müsamaha göstermeyeceğiz.
Dijital mecralarda da fiziki dünyada da hukuk devletinin gereğini kararlılıkla yerine getireceğiz.
Ailemizi koruyacağız.
Çocuklarımızı koruyacağız.
Geleceğimizi koruyacağız!
@M_Erlang Öyle. RK ve SPK Pusula’nın devrini onaylarsa önü açılıyor demektir. Hatta sistemik risk olmasın diye Pusula’yı zorla aldırıyorlarmış gibi geldi.
Mevcut pratik, mesleği ‘tatili çok bir yatış yeri’ olarak çoktan kodladı. Mesai zabıtalığı değil konu, çürümüş zihniyete teknik usullerin bile uygulanamayışı. Maaşını verdiği personelini mesaiye getirip önlük giydiremez hale gelinmiş; bu halde eğitim konuşmaya daha çok mesafe var
Her gün ve tümmm gün mesai özel okullarda var. Özel okullar son Pisa'da her kategoride devlet okullarının gerisinde çıktı. Öğretmenlerin ağlaması itici duruyor ama tatili ve boş günü üzerinden yapılan lakırdılar mala davara faydası olmayan hususlar.
Hala PISA muhabbeti dönüyor. PISA eskiden bizim müfredattan farklıydı, bizi DOĞRU ÖLÇMÜYORDU. Sömürge aydınları bizim geri zekalı olduğumuzdan emin olduğu için PISA ile uyumlu müfredatta çocukların öne fırlamasını kabullenemiyor.
Herkese bir boş gün veriyormuş; zaten senenin 3’te 1’i çalışmayan tayfaya öğretmen teröründen haftada 3 gün tatil de zımnen zorunlu olmuş. Ne zaman ki bu öğretmen takımı adam edilir, ders yoğunluğu her güne ve tüm mesaiye yayılır; o zaman meydan gerçek eğitim sevdalılarına kalır.
süt izni bir kere hak onu geçiyorum. onun haricinde üç tane çocuk yetiştiren insanlara ders programı açısından yardım etmek bence asıl adil olan davranış.
he ben herkese 1 boş gün veriyorum kafadan. ders yükü imkan sağlıyorsa 3 güne sığıdırdığım en az on tane hoca var.
İstatistik kötü çıkınca hiç sorgulamadan her şeyi hakikat kabul edenlerin olumlu herhangi bir şeyde şüpheciliğin zirvesini görmesi mide bulandırıcı aşağılık kompleksinin tezahürüdür. Tedavisi yoktur.