Keçiören Belediye Başkanı Sn.Mesut Özarslan’a ve meclis üyelerimize AK Parti ailemize hoş geldiniz diyorum.
Ak Parti’nin eser ve gönül belediyeciliği anlayışıyla Keçiören’imize kazandırılacak hizmetlerin daha da artacağına inanıyorum.
Keçiören’imize hayırlı olsun.@OzarslanMesut
Çocukları nişangâh olarak kurşuna dizen alçaklardan intikam alamadığımız sürece rahat uyku haram bize!
Elleriniz kurusun!
Ruhsuz mahluklar!
Canavarlar!
Bölgemiz ve dünyamız, belki de İkinci Cihan Harbi sonrasındaki en kritik günlerini yaşıyor.
İktidar ve ittifak olarak hem Türkiye’yi çevremizdeki ateş çukurundan uzakta tutmaya hem de hizmet ve eser siyasetimizi sürdürmeye çalışıyoruz.
Terörsüz Türkiye sürecimizle ise ülkemizin yarım asırlık bir sorununu kalıcı biçimde çözmenin gayretindeyiz.
Terörün karanlık gölgesini önce ülkemizin, sonra bölgemizin üzerinden tamamen kaldırmak istiyoruz.
Bu hedefe giden yolda şimdiye kadar çok önemli mesafe katettik, inşallah tempomuzu biraz daha artıracağız.
Bizim tek bir derdimiz vardır, o da 86 milyonun huzuru ve güvenliğidir.
Bizim tek bir hedefimiz vardır, o da Türkiye Yüzyılı’nın inşasıdır.
Bizim tek bir arzumuz vardır, o da milletimizin hayır duasına mazhar olmaktır.
Sahip olduğumuz kapasitenin değerini, etrafımızı kuşatan kriz fırtınasına baktığımızda çok net görebiliyoruz.
Tarihin ve kaderin bize yüklediği sorumlulukların idrakinde olarak inşallah bu kapasiteyi içeride ve dışarıda tahkim etmeye devam edeceğiz.
Osmanlı çınarı, bayrağımızı 7 iklimde gururla dalgalandırmıştır.
Osmanlı’nın yerini alan Türkiye Cumhuriyeti bu topraklardaki ilk değil, son devletimizdir.
Devlet-i ebet müddet, aziz milletimizin bizatihi kendisidir.
Türk milleti var oldukça devletimiz var olmaya devam edecek.
‼️ANKARA’DA TEMMUZ’DA 1 HAFTA HAYAT İPTAL…‼️
📌Başkent’te 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde NATO Zirvesi var.
Bu sebeple…
▪️Altındağ
▪️Çankaya
▪️Etimesgut
▪️Gölbaşı
▪️Keçiören
▪️Mamak
▪️Pursaklar
▪️Sincan
▪️Yenimahalle ilçelerindeki tüm kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personel…
6-12 Temmuz 2026 haftasında idari izinli sayılacak.
(Sağlık
Güvenlik
Göç hizmetleri
Ulaşım
Lojistik
112 Acil Çağrı Merkezi
Altyapı
Haberleşme
İtfaiye
Acil durum ve afet yönetimi personelleri hariç)
📌6 Temmuz 2026 Pazartesi saat 06.00’dan 12 Temmuz 2026 Pazar saat 24.00’e kadar;
▪️Sınavlar
▪️Sempozyumlar
▪️Paneller
▪️Mezuniyet törenleri
▪️Şenlikler
▪️Konserler
▪️Eğlence ve kutlamalar
Benzeri kamuya açık etkinlikler
yasak…
📌Cumhurbaşkanlığı Külliyesi
ATO Congresium
delegasyonların konaklayacağı oteller ve güvenlik birimlerince belirlenecek güzergâhlarda;
▪️Toplu katılımlı etkinliklere,
▪️Trafiği aksatacak organizasyonlara,
▪️Güvenliği riske sokabilecek açık veya kapalı alan faaliyetlerine izin verilmeyecek.
📌Hassas bölgeler dışında kalan düğün ve benzeri etkinlikler yasak kapsamında değil.
📌Hassas bölgelerde yapılacak etkinlikler ise ilgili kaymakamlığın iznine tabi olacak.
Teşkilatımıza uzun yıllar emek veren, hizmet eden değerli yol arkadaşımız Mustafa Batur ahirete irtihal etmiştir.Kendisine Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve tüm camiamıza başsağlığı dilerim. Mekanı cennet olsun.
Millî iradenin savunulmasını nasıl namus borcu olarak görüyorsak kamu malının israf edilmesine, yasa dışı ve usulsüz yollarla istismar edilmesine, bilhassa ikbal hesaplarına merdiven yapılmasına da göz yummuyoruz.
Bu konuda bizim tavrımız, duruşumuz gayet nettir:
Kamu malında 86 milyon vatandaşımızın her birinin hakkı vardır; garip gurebanın, tüyü bitmemiş yetim ve öksüzün payı vardır; beytülmal, aynı zamanda gelecek kuşakların bizlere emanetidir.
Makamı, ünvanı, mevkisi ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi bizim kırmızı çizgimizdir.
Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynaklar, kimsenin babasının malı değildir.
Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır; biz buna izin veremeyiz.
Hele hele son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez.
Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek, bizlerin boynunun borcudur.
Mübarek Kurban Bayramımızın ülkemize ve İslam coğrafyasına birlik ve huzur getirmesini diler, sevdiklerinizle birlikte nice bayramlara erişmenizi Rabbimden niyaz ederim. Kurban bayramımız mübarek olsun.
Hak bildiği yolda gözünü budaktan sakınmayan şairler sultanı, büyük dava ve aksiyon adamı Üstat Necip Fazıl Kısakürek’i ebedî âleme irtihalinin 43’üncü yılında rahmetle, minnetle, özlemle yâd ediyorum.
Bir uzmanlık öğrencisi bitirme tezliye ilgili ondan akıl alıyor, bir danışan çocukluğuyla ilgili zor meseleleri onun yardımıyla çözüyor. Karşımızda ‘her derde deva’ yapay zeka.
Mesele algoritmalar ya da yapay zekâdan ibaret değil. Asıl mesele, dünyanın artık canlı bir varlık olarak değil, ölçülebilir, yönetilebilir ve sömürülebilir bir kaynak olarak görülmesi. Ekonomik büyüme ve verimlilik takıntısı, sınırsız ilerleme inancı, ve insanın kendi köklerinden kopuşu asıl mesele.
İnsan artık göğe bakmıyor, toprağa dokunmuyor, sessizliğe katlanamıyor. Sürekli bağlı, sürekli meşgul, sürekli uyarılmış halde yaşıyor; ama bütün bu hareketin ortasında ruhu yavaş yavaş çürüyor. Modern çağ, insanı özgürleştirdiğini söylerken aslında onu görünmez ağlarla kuşattı. Eskiden zincirler demirdendi; şimdi ise ekranlardan, reklam dillerinden, veri akışlarından ve “ilerleme” denilen büyülü kelimeden yapılma prangalarımız var.
Her teknoloji, beraberinde bir dünya görüşü getirir. Örneğin sürekli hızlanan iletişim araçları, yalnızca haberleşme biçimimizi değiştirmez; dikkat süremizi, sabır kapasitemizi, hatta insan ilişkilerimizin ritmini de dönüştürür. İnsan giderek daha hızlı düşünmeye zorlanır, ama daha az derinleşir. Her şey erişilebilir hale gelirken hiçbir şey gerçekten içimize işlemez. Bilgi çoğalır, hikmet azalır.
Batı uygarlığı birkaç yüzyıldır insanlığa tek bir masal anlattı : Daha fazla üretim, daha fazla büyüme, daha fazla teknoloji bizi daha mutlu edecekti. Fakat bugün ortaya çıkan tablo bunun tam tersi : İnsanlık hiç olmadığı kadar bağlantılıdır ama hiç olmadığı kadar yalnızdır. Hiç olmadığı kadar zengindir ama hiç olmadığı kadar anlam kriziyle boğuşmaktadır.
Şehirler büyürken insanlar küçülmüştür. Sistem genişlerken ruh daralmıştır.
Modern çağ insanı toprağın ritminden kopardı. Mevsimleri unutan, geceyi ekran ışıklarıyla delen, sessizliği kayıp bir dil gibi yitiren bir uygarlık doğdu. Modern insan artık “ait olmak” istemiyor, yalnızca “kontrol etmek” istiyor. Nehirleri dizginlemek, genleri düzenlemek, bedenleri yeniden tasarlamak, ölümü geciktirmek, hatta insan doğasının sınırlarını aşmak…Bütün bunların altında aynı dürtü var: sınır tanımamak. Had bilmemek. Oysa insanı insan yapan şey biraz da sınırlı oluşudur. Ölümün bilgisi, kırılganlık, ihtiyaç duymak, acı çekmek, beklemek… Modern kültür bunları zayıflık olarak görüyor. Oysa tam tersine, insan ruhunun derinliği tam da bu kırılganlıktan doğuyor.
İnsanlar artık dünyayı “ev” gibi hissedemiyor. Geçmişlerinden utanmaya, geleneklerinden kopmaya, kendi kültürlerini bir yük gibi görmeye başlıyorlar. Her yer birbirine benziyor. Aynı kahve zincirleri, aynı ekranlar, aynı dil, aynı hız, aynı tüketim alışkanlıkları… Dünyanın çeşitliliği yerini küresel bir tekdüzeliğe bırakıyor. Bu bir medeniyet başarısı değil, büyük bir ruhsal çölleşme…
Eğer insan yalnızca optimize edilmesi gereken bir veri yığınına dönüşürse, sevgi, merhamet, dua, sadakat, yas, fedakârlık gibi şeyler nasıl ayakta kalacak? İnsanlığın yavaş yavaş “verimli ama ruhsuz” bir türe dönüşmesi an meselesi.
Ne yapmalı? Küçük direniş alanları mümkün. Toprakla bağ kurmak, sessizliğe zaman ayırmak, çocukları ekran kültüründen korumaya çalışmak, yerel topluluklar ve dost çevreleri oluşturmak, gelenekleri yaşatmak, ibadet etmek, yavaşlamak, dikkatini geri kazanmak…
Yaşadığımız kriz yalnızca ekonomik veya ekolojik kriz olarak görülemez, bu aynı zamanda metafizik bir krizdir. İnsan artık neden yaşadığını bilmiyor. Sırtını yasladığı bir ülkü, zorlukları karşılayacağı bir anlam dizgesi yok. Her şeyin fiyatı var ama hiçbir şeyin anlamı yok. İnsanlar sürekli konuşuyor ama pek azı dinliyor.
Bazen çağın ortasında yapılabilecek en büyük direniş, hâlâ sessizce dua edebilmek, bir ağaca dikkatle bakabilmek, bir dostla telefonsuz oturabilmek, toprağa çıplak elle dokunabilmektir.
İnsan ruhu derinlikten beslenir. Belki de bu çağda en devrimci şey, bizi aynılık girdabına çeken akıntıya direnmek ve yavaşlamayı öğrenmektir.
#Çorumfk Süper Lig'de, Tebrikler!
Tribünlerin coşkusu, günlerdir dinmeyen heyecanımız ve Çorum halkının muhteşem birlik ruhu zaferi getirdi.
Bu tarihi başarıda emeği geçen teknik heyeti, futbolcuları ve tüm hemşehrilerimi yürekten kutluyorum.
Yolun açık olsun #Çorumfk
Trendyol 1. Lig play-off final mücadelesini kazanarak bu yıl Süper Lig’e yükselen son takım olan Arca Çorum FK’yı, @corumfk camiasını ve tüm Çorumlu kardeşlerimi yürekten tebrik ediyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanına yönelik sarfedilen saygısız sloganları reddediyor ve iade ediyoruz.
CHP'de ve mahkemede kaybettiklerini AK Parti'de arama yanlışından vazgeçmeyi, kaba sloganları teşvik etmemeyi öneririz.
Biz dünyanın, bölgemizin ve Türkiye'nin sorunlarıyla meşgulüz.
CHP'nin kurumsallaşmış geleneği olan parti içi kavgalarına ayıracak vaktimiz de yok niyetimiz de.
Yaklaşık 5 ay sonra kesintisiz iktidarımızın 24 yılını dolduracağız.
Büyük AK Parti ailesi olarak hem süre bakımından hem de Türkiye’ye kazandırdığımız eserler bakımından aşılmaz rekorlara imza atmanın haklı gururunu yaşıyoruz.