Gülistan'ı ararlarken barajı boşaltıyorlar ve bir kadın cesedi bulunuyor, bir dereyi arıyorlar başka bir kadın cesedi bulunuyor. Haber kanalları da bunu "Ama Gülistan değilmiş" diyip geçiyor. Dalga mı geçiyorsunuz lan? Bu normal mi? Kim bu kadınlar? Hangi aileler ağlıyor şu an?
ınceller kendini yetersiz, çirkin ve ucube hissediyor. dünyayı bu yüzden kendilerine borçlu görüyorlar. çıkıp birilerini öldürüp 'intikamlarını' almış oluyorlar. ne otizmle alakası var bu olayın, ne de başka bir psikolojik rahatsızlık. erkeklikle ilgisi var, patriyarka ile var.
Gülistan kaybolmamış, darp edilip tec@vüz edilerek öldürülmüş. Yapanlar da zengin ve nüfuslu kişiler olduğu için yıllarca aileyi ve kamuoyunu kandırmaya çalışmışlar.
Yer yerinden oynamalı kıyamet kopmalıydı.
İNCEL NEDİR?
İncel deyince çoğu kişi sadece kadın düşmanı, cinselliğe erişememiş erkek gibi yüzeyde bir etiket görüyor. Bence mesele bundan büyük. İncel, modern çağın erkek çöküşünün dijital kabilesi. Ergen bir çocuğa küçük yaştan beri güç, statü, arzu edilme ve adam olma başarıyla eşitlendiğinde; o çocuk gerçek hayatta değersizlik, dışlanma ve yetersizlik hissediyorsa gidip kendine bir kimlik arıyor. İşte incel tam orada devreye giriyor. Sadece bir tanım değil, aşağılanmış erkek egosuna verilmiş hazır bir mitoloji. "Sorun sende değil, sistemde. Kadınlar yozlaştı. Toplum seni dışladı. Sen seçilmiş mağdursun." Bu dil çok tehlikeli çünkü çocuğa sorumluluk değil düşman veriyor.
İnsanlar hala bunu dağınık birkaç manyak sanıyor. Hayır. Telegram ve Discord gibi yerlerde olan şey tam anlamıyla dijital radikalleşme hattı. Eskiden mahallede dışlanan çocuk içine kapanırdı, şimdi algoritma onu alıp dünyanın öbür ucundaki başka öfkeli erkeklerle aynı odaya koyuyor. Önce meme/caps, sonra ironi, sonra nefret, sonra normalleşme, sonra görev duygusu. En sinsi kısmı da bu. Her şey şaka gibi başlıyor. Sonra şiddet bir performansa dönüşüyor. Gerçek hayatta beceriksiz, etkisiz, silik hisseden ergen; bu gruplarda ilk kez görülüyor. Alkış alıyor. Kimlik kazanıyor. Bir örgütün yaptığı tam da budur zaten: yalnız bireyi alıp kolektif bir öfkeye bağlamak.
Benim kaçırılmaması gerektiğini düşündüğüm nokta şu. Burada sadece suç değil, endüstriyel ölçekte üretilmiş bir erkeklik krizi var. Sürekli aşağılanan, duygusunu işleyecek dil verilmeyen, başarısızlığıyla baş etmeyi öğrenemeyen çocuklar dijital tarikatlara düşüyor. C31K gibi yapılar boşluğu topluyor, öfkeyi biçimlendiriyor, sonra birini öne sürüp diğerlerini seyirci, teşvikçi, lojistikçi yapıyor. Bu yüzden mesele tek başına yaptı mı yapmadı mı tartışmasını çok aşıyor. Tek fail yok, tek tetikçi var. Geri kalanları ise bu şiddetin iklimini kuran görünmez kalabalık.
Psikoloğun "takip edilmesi gerek" dediği çocuğu poligona götürüp silah kullanmayı öğretecek zeka seviyesine sahip adamlar ülkede emniyet müdürlüğü falan yapıyor işte
Aynı oyunları, aynı dizileri kız çocukları da görüyor kadınlar da görüyor ama nasılsa hep erkekleri etkiliyor. Hem duygusal açıdan zayıf olanın kadın olduğunu söylüyorlar hem de en ufak bi görselden etkilenip cinayet işleyecek kadar iradesiz bi erkeklikten bahsediyorlar.
doğarsın seni küvezde bile çetelerin eline bırakırlar, okula gidersin bozdukları düzenin yarattığı suçluların kurbanı olursun, büyümeyi başarırsan bu kez kadınsın diye başına gelmeyen kalmaz ve hala utanmadan hadi doğur baskısı yaparlar siz daha doğanı, doğuranı korumuyorsunuz ki
Yattığın yerde huzur bulduğunu düşünerek kendimi avutuyorum. İyi ki geçtin bu dünyadan baba. Gittiğim her yerde senden bir parça taşıyorum. Senin kızın olmaktan gurur duyuyorum. İyi uykular baba. Seni çok seviyorum. 🤍
Özellikle babam ve oğlumun ağzıma sıçacağını biliyordum. Zaten belki de bu kadar erteledim izlemeyi. Aftersun gibi bunu da ikinci kez izleyebileceğimi sanmıyorum. İki filmde de kendi babamı ve babamla olan ilişkimi gördüm. Babamı kaybedeli altı yıl oldu. Öldüğünde küstük ve +
mümkün değil biliyorum. Her şeye rağmen seni çok özlüyorum baba. Sesini, gülümsemeni, neşeni unutmayayım diye bana bir hazine bıraktığın için çok memnunum. Hala bana taktığın lakabı kullanıyorum. Herkes beni Berfin değil Fefi diye biliyor.