Fethiye’de Çalış Plajına çöken mafyalar!
Sahile bir şey sermek yasakmış siz kimsiniz de bize ait sahillere çöküyorsunuz!
Sahiller Türk milletinindir gereğini yapın @TCKulturTurizm
Sinem Dedetaş'ı Şehir Hatları genel müdürlüğü sırasında tanıdım. AKP döneminde zarar üstüne zarar eden, kendi vapurlarının bakımını Haliç Tersanesi'ne sahip olmasına rağmen özel tersanelerde yaptıran şirketi tekrar kâra geçirdi. Deniz taksileri tasarladı ve Haliç Tersanesi'nde üretti. Atıl haldeki dünyanın en eski tersanesini gemilerin ve teknelerin bakım için kapısında sıra beklediği bir duruma getirdi. Sonra AKP'nin kalesi denilen Üsküdar'ın belediye başkanı oldu. Sorun tanıdığınız Üsküdarlılar'a. Memnunlar mı değiller mi hizmetlerinden. Yakından tanıdığım için en ufak bir yolsuzluğa bulaşmadığına kefil olabileceğim bir isimdir Sinem Dedetaş.
Ama mesele bu değil elbette.
Tek bir CHP'li veya Yeni Partili belediye başkanı kalmayıncaya kadar devam edecekler.
Bu arada AKP'li belediyelerde hiç bir şey olmuyor, her şey pırıl pırıl.
Varsa yoksa muhalif belediyeler.
Sorsan "millet iradesi" derler.
@sdedetas@uskudarbld
Bu yazıyı okumadan geçmeyin. Antalya'da toplanacak İklim Zirvesi (#COP31) için 2 milyar dolara yakın maliyet çıkacakmış. Mecliste bu maliyetle ilgili kanun çıkarılmak isteniyor. Daha kötüsü iklimi katleden kapitalist devletler bir lira para harcamayacak. Daha daha kötüsü "devlet, anayasal çevre hakkını savunan yurttaşa bir kuruş kolaylık göstermiyor ama aynı doğa üzerinde iş yapan şirketlere iklim zirvesi adı altında vergi tavizi ve milyarlarca liralık iş sunuyor." Her şey bir tercih üzerinden ilerliyor. Bu zirve talanın, zehre bulamanın, hastalık saçmanın, mülksüzleştirmenin, kimliksizleştirmenin üzerini örtmek ve gerçek sorunları görünmez kılmaya yöneliktir.
Önüne arkasına bakmadan pazar tezgahında olduğu gibi maden ruhsatı dağıtıyorlar. Ormanmış, suymuş, köymüş, dereymiş, yaşammış, kimlikmiş hiçbir önemi yok. Açık pazar ve ucuz emek politikasına hızla devam ediyorlar. Karadeniz’de muazzam bir örgütlenme var. Daha da büyüyecek.
Yok ettiklerini daha görünür kılalım ki olayım vahameti daha anlaşılır kılınsın. Ülkenin her güzelliği ya bir patrona kâr getirsin diye peşkeş çekiliyor ya da sömürge ve talan madenciliğiyle kökü kazınıyor. Elde kalacak olan çölleşmiş bir ülke ve köleleştirilmiş bir halk.
SKANDAL GÖRÜNTÜLER!
Mersin'de şezlong kiralayan işletme çalışanı, halka açık alanda oturan vatandaşlardan plajı terk etmelerini isteyerek üzerlerine kum fırlattı;
➕️"Kalk baba! Kalkacaksın bu kadar basit ilerle!"
➖️Tamam, kalkacağız, sakin ol!
➕️"3 dakikanız var."
Bu işletme mühürlenmelidir!
Sahillerimiz işgal altında toplu tepkiler şart oldu artık!
Yerel ve küresel şirketlerin ihtiyaçlarına hizmet edecek şekilde bu ülkeye biçilen misyon bu. Emekçisi köle koşullarında yaşayacak ve doğası patronlar için talan edilerek servet bitiktirilecek. NATO için yaşananlar da bundan ayrı değil. Hepsi birbiriyle bağlantılı. Güzelim yayla.
“İhanet ettik” dedikleri İstanbul’un son nefesi, can suyu Kuzey Ormanları’nı villa ve rezidans yığınına, otoyollara ve hatta sanayi bölgelerine çevirmeye devam ediyorlar. Burası en büyük içme suyu kaynağımız. Ömerli Barajı'na yaptıklarına bakın. 👇
Dünyanın En Güzel Dağlarına Ve En Bereketli Yaylalarına Sahibiz HAYVANCILIK Yok.
Her Biri Bir Avrupa Ülkesi Büyüklüğünde Onlarca Ovamız Var TARIM Yok.
Üç Tarafımız Denizlerle Çevrili Soframızda BALIK Yok.
Bu Kadar Yokluk Ancak Sistematik Bir Gayretle Mümkün Olabilirdi Ancak.
Ak Parti verdiği sözleri tutmadığı için mağdur olan öğretmenler, günlerdir Ankara’da en demokratik şekilde seslerini duyurmaya çalışıyor.
Özel sektör öğretmenleri taban maaş istiyor; mülakat mağduru öğretmenler ise adalet talep ediyor.
Ama Ak Parti’nin çürümüş ve yozlaşmış kara düzeni, devletin polisini kendi beceriksizliğine kalkan yapmaya çalışıyor.
O öğretmenlerin polisle de devletle de bir derdi yok. Onlar, kul hakkı yiyen Ak Parti’nin kara düzenine itiraz ediyor.
Bu ülkenin öğretmenlerine, “Hak arayamazsın, adalet isteyemezsin, sus, yerinde otur” diyenlere karşı biz öğretmenlerin yanındayız.
Öğretmenlerle masaya oturmak, dertlerini dinlemek yerine onları günlerdir abluka altında tutan bu zalimliğe itiraz ediyoruz.
İktidarımızda özel sektör öğretmenleri için taban maaş uygulamasını hayata geçireceğiz; kamuda mülakatı amasız, fakatsız kaldıracağız.
Öğretmenlerin hakkını yiyen bu kara düzeni, bugün biber gazıyla terbiye edilmek istenen öğretmenlerle birlikte değiştireceğiz.
Lütfen izleyin. Demokratik haklarını kullanan öğretmenler, basın açıklaması yapıyor. Eylemi bitiriyorlar ama hukuksuz şekilde gözaltına alınıyorlar. Bu gözaltılar suçtur.
Kazdağları’nda kapasite artışına verilen onay; açık ocakları, liç sahalarını ve su kullanımını büyütüyor. Bedeli ise ormanlar, su kaynakları ve yaşam alanları ödüyor.
Artık; Öğretmenlerin yaka paça yerlerde süründürülüp gözaltına alındığı, çocuk istismarcılarının paşa paşa karşılanıp omuzlara alındığı bir ülkeyiz işte...
Gözaltına alınan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Başkanı Eren Edebali’nden Bakan Yusuf Tekin’e çağrı:
“Yaptığınız yanlışlar bu sonuçlara yol açıyor. Öğretmenler sadece onurunu ve haklarını istiyor. Bırakmıyoruz, bitirmiyoruz, Ankara’yı terk etmiyoruz.”
Kirazlı’da ruhsat sahası dışında olduğu belirtilen orman yoluna erişim engelleniyor, yurttaşların alana ulaşması fiilen zorlaştırılıyor.
Kamusal denetimden uzaklaşan ve kamuoyunun bilgi edinme hakkını kısıtlayan uygulamalar kabul edilemez.
Mahkeme “dur” dedi, iş makineleri hâlâ sahada.
Aybastı Perşembe Yaylası ile Korgan yaylalarındaki maden sahası tamamen tahliye edilsin.
Hukuk sadece halka değil, şirketlere de uygulansın.