Rotasyon olarak değerlendirilen Rashica; oyun içi planlamaya dahil edilmeyen Ndidi duruyor lejyonerde. Bu isimlerden, belli başlı gelir kalemleri dahi elde edemedik. Mevcut oyun formasyonumuza efektiflik, ofansiflik katabilecek profil değil bunlar.
Mali olarak, hala bu ikiliye maaş kanalı açıyoruz. Başarı paydan ne kadar çoksa, eleştirilebilecek defoların o kadar fazla. Beşiktaş’ın, 25/26 penceresinde ticari orantı yapabildiği tek kişi Muçi.
Gitmesi, ve yedeklenmeye; rotasyona bağlanması gereken birkaç isim var. Şu gerçekçiliği reddetmememiz, ve kadro mühendisliğini buna göre planlamamız gerekiyor.
Altta ki iki küresel ismin hariciyetinde; Olaitan’ın fiziksel, ve oyun aklı olarak gelişim aldığını her geçen gün görüyoruz.
Hatlar arası progresif top taşıyor; ikinci kademeden oyunu çift kanada açıyor, beklerin hızlı - ofansif bindirmesi için sağ yarı cebe bile basıyor. Olaitan’ı hem rakip ceza yayında şut opsiyonu ararken, hem de sağ yarı çizgiye basarken görebiliyorsunuz. Italiano; Olaitan’da ki potansiyel tavanın farkında, ve motor becerisiyle beraber profilinide çift yönlülüğe bürüyor.
Hücum anında bağlantı noktası kurulması, ve savunmadan risksiz top çıkarımı için belirli pozisyonlarda Olaitan’a ihtiyacımız var. Hızı, ivmelenmesi, adam eksiltmesi, sprint’i, ve dribbling’i buna fazlasıyla olanak tanıyor.
Ofansif 8’in, derinleşerek pas istasyonu kurduğunu pek göremeyiz. Olaitan hem bu niteliğe, hem de bu parçalara sahip.
Olaitan’ın 984’ Dakika Metrikleri
Kilit Pas: 25
Pas: 533
Pas Yüzdesi: 87.4%
Kazanılan İkili Mücadele: 43
Top Kazanma: 41
Asist: 7
Büyük Şans Yaratımı: 19
Başarılı Dribbling: 7
Total harita dağılımına bakar mısınız? Göztepe’den buraya ilk geldiğinde, topa temas etmekten korkuyordu.
Vincenzo Winner Italiano 🇮🇹
3 - Süper Lig'de bu sezon hücum bölgesinde en fazla hat kıran pas atan üç oyuncu da @Besiktas forması giyiyor.
Junior Olaitan - 41
Leandro Trossard - 41
Orkun Kökçü - 37
Stil.
Genelleme yapmana gerek yok sıçmık.
1v1’de, izole ve akan oyun kademesinde; Vlahović’i kutu önünde savunup, markaj altına alabilecek defansif kültüre sahip değilim desen yeter.
Beşiktaş’ın 21 xG üretim yaptığını görüyoruz, sezonun ilk başlarında metrik üretimi var; ama skor devamlılığı yoktu. Üçüncü bölgeye set oyunlarıyla iniyor, çizgi genişletiyor, hatlar arası sarkma menzili buluyor, ama bitiremiyorduk.
Italiano’nun faktörü burada yine yüzeyselleşiyor. Fark ettiyseniz; Pasör 4 Ümit’ten, yedek Mobil 9 Oh’una. Herkese bitiricilik antrenesi yaptırıyor Italiano.
Atıyorum; Salih sol yarı cebe basıyor, ve topu üçüncü kademeye diyagonal bir pasla aktarıyor. Böyle olunca; hem üçüncü blokta yerleşik bir hücum şeması kurmamız, hem de son topları değerlendirmeniz gerekiyor. Son topları değerlendirebilecek kolektiflikte bir ayak tekniği olmayınca, ya İlhan - Cerny; ya da Orkun bitiriyor.
Örnek bir aksiyon verelim:
Orkun yarı sahanın birkaç metre önünde, ve topsuz alanda İlhan’a dikey nüfuz etmesini söylüyor. İlhan dikey nüfuz ederek hem rakip savunmanın markajını kırıyor; hem de yerleşik savunma bloğunun aralığından, altıpas’a doğru kusursuz bir koşu atıyor. Sonuç, tabela. Efektif, ve motor becerisi öldürücü olan her hücumcuyla; Beşiktaş girdiği her pozisyonu, her alanlamayı değerlendirebiliyor.
Vlahović, bizi ayaklandıran en büyük etken oldu.
Beşiktaş’ın ürettiği pozisyonların toplam kalitesi 2.44 xG değerindeyken; Vlahović, tabelaya çevirdiği 4G ile, +1.56 xG’lik fark yapmış.
Vlahović’in çektiği şutların kalitesini, vuruş tekniğini gösteren xGOT değeri 3.91 bandında. Bu da; kaleyi bulan şutlarının 1.17’sinin gol olduğunu, ve kutusunda izole kalınca ölümcül olduğunu gösteriyor. Evet; sezon başından beri, tek problemimiz bitiricilik eksikliğiydi. Ve Vlahović, kökünden söküp çözdü bunu.
Haydarpaşa’da semtini; boğa heykelini koruyamayan ezik orospu çocuğu
Kalamış’ta ki tesisini muhafaza edemeyen ezik orospu çocuğu
Köyiçi’ne, Kazan Birahanesi’ne adım bile atamayan ezik orospu çocuğu
Kadıköy iskelesini tutamayan ezik orospu çocuğu
El emeğini, pankartını koruyamayan; Beşiktaş’ta ters açmamıza göz yuman ezik orospu çocuğu
Ablaya alınmış Beleştepe’ye, otobüsüyle giremeye cesaret edemeyen ezik orospu çocuğu
Altunizade Tesisleri/Kuşdili’nde pankart kaptıran ezik orospu çocuğu
Polisin çemberine rağmen; meşaleli ve taşlı yüklenmelerimizde otobüslerin arkasına, stadın deplasman kapısına doğru kaçışan VHS kasetçisi ezik orospu çocuğu
Maratonundan yaralılar indiren ezik orospu çocuğu
Münferit değil, doğrudan organize olmuş tayfamızla polis kordonunu yararak Salı Pazarı'na girdik, yine savunamadın. Ezik orospu çocuğu, kalk siktir ol git karşımdan. Sen benimle boy ölçüşemezsin.
Uğraşsan ne, uğraşmasan ne yarrağımın kurma kolu? Sen beni, tarihinin hangi noktasında bastırabilmişsin? Joplu çeviğe su, şişe fırlatıyorduk Kocaeli deplasmanında.
Dap dar göt deliğinizin çeperini dört beş adam sıkıyor, sıktığı yetmediği gibi büzüyor. Siz pasifsiniz oğlum, güruhunuza; içinize işleyen bir olgu bu. İtler köpekler gibi boyun eğeceksiniz yüce Beşiktaş tribününe, tek gayeniz bu.
Münih’ten peşkeş edilmiş bu domuzun kitle popülasyonunu, bizimle karşılaştırıyor yarım akıllı ezik götlekler.
Ortaya somut bir oyun felsefesi, sportif skala koyun; ondan sonra açın o zevzek ağzınızı.
Takipçiyle flex atmak nasıl bir eziklik basiresidir oğlum? Vallaha siklemiyoruz sizi. “Biz de varız, bizi de umursayın.” Komplekslerinizin üzerine iki kilo bok fırlatıyoruz her seferinde.
Sizin herhangi bir kulvarda, sosyal medya icrasında kendinizi bizimle kıyaslama gibi bir hakkınız var mı?
Varlığınızı unutuyoruz, tükürüğümüzde; osuruğumuzda boğarız sizi. Yardımcı antrenöre bak, şiddet faili 😂
Stoper kurgusunda; ve alanlamada birini öne çıkaracaksak, o kişi Agbadou olmalı. Emirhan’ın atletikliği, fiziksel marjı savunmada ki yerleşimi esnetmez. Hem geçişleri minimalize ederiz, hem de rakibin hat aralığından sızmasını köreltiriz.
Agbadou geride kalınca; yenilen ilk dikey geçişte topu ağlarımızda görüyoruz. Mevzilenmesi, ve pozisyonlanması çok yanlış çünkü. Agbadou; stoperlerimiz arasında ayağı, ve oyun açılımı en iyi olan isim. Italiano bu yüzden arkada, kutusuna sabitleyerek değerlendiriyor.
Emirhan’ın ivmelenmesi, ve sprint’i daha kapsamlı olduğu için bilerek önde bastırıyoruz. 1v1’e düştüğünde, rakibi markajdan kaçırsa bile hücumu olgunlaştırmadan kesebiliyor. Arada ki fark bu.
Üçlüğümüz 3/15 - 20%
Sayı avantajımızın olduğu süre sadece 3:00
8/14 Serbest Atış - 57% Başarı Oranı
Atış tekniğimizde bir orantısızlık var, yay dışından attığımız hiçbir üçlük girmemiş neredeyse o potaya. Fizik, ve bağlantı oyunumuz çok yetersiz kalıyor. Takım yeni ayrıca, en büyük faktör bu. Fenerbahçe’nin kadrosu daha oturuk, ve sisteme asimile olmuş.
Abi çok merak ediyorum; biz daha kaç kere ikinci top şansı, ve fadeaway vereceğiz?
Fizik koyuyorlar, perde talep ediyoruz; geçiş yapıyorlar, yerleşemiyoruz. Pota altında, rebaund bile alamıyoruz. Alınan hücum ribaundu neredeyse iki.
Üçlük kısırlılığı var takımda, 6/1 yapmışız. İnanılmaz.
Orkun - Olaitan, topsuz alanda üçüncü kademeye bu kadar önde basmasa; birkaç metrelik çizginin arkasına sarkıp, pas istasyonu kursa biz bu köpekleri çok kolay ezerdik. Hep yapmasaydı, etmeseydi de kalıyor işte. Kafamı gözümü, kaşımı saçımı parçalayacağım sinirden.
Hem merkez hattımızdan, yani kendi silahımızla vurulduk; hem de çizgiye basarak, iç cebimizi boş ve alanlı bıraktık. 4-4-2’lik bir formasyonda çok kolay yayılırsın hat aralığı maksimize olan, tek 6’lı bir orta çizgiye.
Çift kanat dinamikliğiyle, seri yaptılar yakaladıkları her geçişi. Agbadou’nun hantallığı, pozisyonel yanlışlığı, ve ivmelenme yetersizliği kaybettirdi maçı bir bazdan. Silah zoruyla falan koşturun şunu, topukları götüne vursun.
Salih’in, rakip bloklar arasında izole kalması; Amed’den geçiş yememizi çok daha kolay kıldı. Orkun - Olaitan önde basarak hatları genişlettiği için, Salih arkada yalnız kalıyor; ve alan savunmasını 4-4-2’lik sıkı press kutusuna karşı sürdüremiyor.
Salih’e, ön kademeden sürekli bir bağlantı; ve pas üçgeni gerekiyor. Ön hatlarla bağlantı kuramayınca, Agbadou - Djalo/Emirhan tandemini üçleyemiyor. İki stoperin arasına girip, bağlantı pasları çıkartabiliyor sadece. Üçüncü gol aksiyonu, tam bu esnada gerçekleşti. Böylece hem dağınık savunma şemasıyla geçişler verdik, hem de çok kolay deldirdik savunmayı. Maçın tekrarını kaç bininci kez oynuyorum kafada acaba, sayamıyorum artık.
Ortaya koyulan deplasman atmosferi, ve dışarıda ki formasyon değişikliklerinin somut örnekleri bunlar. Oyuncularımızın fiziksel tezleri, deplasmanda çok kolay sindiriliyor. Biraz da, yaş ortalamasından kaynaklı bu. Takımımız çok genç.
İnönü’de A faktörü varsa, deplasmanda B faktörü çıkıyor ortaya. Italiano lig perspektifine yeni adım attı, şu an emekliyor desek yeridir. Birkaç aya yürüyecek, hatta koşacak. Sabır, ve antrene devamlılığı ile çözülür.
İvmelenmesi yüksek bir oyuncu olduğu için; bu durumu koşu temposuyla kaç kere telafi etmeye çalıştı? İlk dokunuşta topun vücut merkezinden uzaklaşması yüzünden; rakip oyuncuları kaç kere kademeye soktu, ve temaslı müdahalelerine olanak tanıdı gerizekalı maymun?
First-Touch anında yumuşak bir temas yerine, fazla itmeli bir dokunuş yapması hücum temposunu; ve olası set oyununu kaç kere aksattı?
Bir dünya hücum aksiyonunu, böyle böyle piç etti. Balık hafızanın amına koyayım senin, dün yediği ekmeği; sıçtığı boku unutanlar, yıllardır her zerresini okuduğum Rafa’yı anlatıyor bana. Kalkta siktir ol git şuradan ya, oturduğun yeri kirletiyorsun moron.
Orkun’un karar verme mekanizmasına; ikinci dalga yönetimine, dikey ve diyagonal pas menziline; ofansif, hızlı ve hat arkası düşünme baremine bakar mısınız..
Kademeler arası gönderdiği bazı pasları; first-touch’u berbat olan Rafa almış, final dokunuşlarınıda; ayak, ve motor becerisi teknik kırıntı barındırmayan Abraham yapmış. Bundan sekiz ay önce, Orkun atağı olgunlaştırıyor; lakin hücumcularımız ceza yayına hem dikey nüfuz edemiyor, hem de sırtı dönük top alarak çift koridoru oyuna itemiyordu. Böylece; hücum girişimlerimiz yetersiz, ve sonuçsuz kalıyordu.
Orkun’un 1007’ Dakika içinde ürettiği metrikler:
Kilit Pas: 3.57
Pas Yüzdesi: 88.2%
Pas: 60.33
Kazandığı İkili Mücadele: 2.77
Top Kazanma: 4.20
Asist: 0.45
Yaratılan Şans: 2.86
Başarılı Dribbling: 0.18
xG: 2.04
xA: 1.67
Sırbistan’a Vlahović’ten kötü haber!
Sakatlık yaşayan Vlahović, teknik direktör Veljko Paunović’e Uluslar Ligi’nde oynanacak dört maçta forma giyemeyeceğini bildirdi.
(Mozzart Sport)
Salih’in, rakip bloklar arasında izole kalması; Amed’den geçiş yememizi çok daha kolay kıldı. Orkun - Olaitan önde basarak hatları genişlettiği için, Salih arkada yalnız kalıyor; ve alan savunmasını 4-4-2’lik sıkı press kutusuna karşı sürdüremiyor.
Salih’e, ön kademeden sürekli bir bağlantı; ve pas üçgeni gerekiyor. Ön hatlarla bağlantı kuramayınca, Agbadou - Djalo/Emirhan tandemini üçleyemiyor. İki stoperin arasına girip, bağlantı pasları çıkartabiliyor sadece. Üçüncü gol aksiyonu, tam bu esnada gerçekleşti. Böylece hem dağınık savunma şemasıyla geçişler verdik, hem de çok kolay deldirdik savunmayı. Maçın tekrarını kaç bininci kez oynuyorum kafada acaba, sayamıyorum artık.