Enternasyonel bir gavatı çocuklara idol olarak sunan sosyolojiye ne denir peki? "Frankofon Ahlak Kevaşeliği" mi? Siz siz olun henüz Dinç'ken fikir fahişeliğini bırakın! Neyse dert edene yeşil odun etmeyene susuz sabun😂
🗣️ Gökhan Dinç: “Gelelim Fenerbahçe'deki Greenwood konusuna…”
🗣 Mehmet Ayan: "O meselenin tabii futbol dışı yanları da var. Bir hukuk dosyası da var. İstediği kadar Türkiye'yi temizlemiş olup gelsin. Bazı insanlar ister istemez geriye bakacaktır. Fenerbahçeliler de bakacaktır, başta."
🗣 Gökhan: "Abi şöyle söyleyeyim, te**vüz suçtur. Dünyanın her yerinde, her ne şartta olursa olsun, istemsiz yapılan bir şeyse suçtur.
Bunu normalleştirmeye çalışmak benim anlayabildiğim bir şey değil. Orada sosyolojik bir problem var.
Oyuncunun hakkında açılan dosyada daha sonra karşı taraf şikâyetinden vazgeçmiş. Ama öncesinde yapılan paylaşımlar var. Neden vazgeçildi, ne oldu, ne bitti onu bilemem."
(Futbol Arena)
Kamerayı gördüğü gibi role giriyor. Oyunculuğu topçuluğunun çok önünde. Mayası da tam Mesut Özil. Şimdiden kendine yer yapıyor, öyle bir badem bıyık tiyneti var. Çok kalmaz milli nefret unsuru olur
1️⃣ Fenerbahçe camiası, ligin bitimine daha 12 hafta varken sahasında Kasımpaşa ile oynanan bir maçı sezonun final maçıymış gibi bir gerilimle karşılamamalı. Bu tür maçlar, baskının ve sabırsızlığın değil; inancın ve desteğin öne çıktığı atmosferler olmalı. Bu maç bir gerilim filmi değil şölen olmalıydı. Hele yenince rakibini yakalayacakken..
2️⃣ Maç boyunca çıt çıkarmayıp tiyatro izleyenlerin, golden sonra rakip atak yaparken GS’ye boğaz patlatırcasına bağırması hem futbolu bilmediğimizin hem de derdimizin Fenerbahçe olmadığının göstergesi. Şampiyonluk yarışında belirleyici olan, rakibe duyulan öfke değil, kendi takımına verilen kesintisiz cesaretlendirici destektir.
3️⃣ Özellikle ilk yarı boyunca sessiz kalıp “nasıl olsa kazanırız” rahatlığıyla maçı izleyenlerin, dakikalar ilerledikçe homurdanmaya başlayarak takım üzerinde stres yaratması büyük bir rezalet. Destek vermiyorsan, köstek de olma. Oyuncuların en çok ihtiyaç duyduğu anlarda tribünden yükselen huzursuzluk, performansı yukarı çekmez; tam tersine aşağı çeker.
Hafta başlarken fark 3 puandı şu an 2 puan. Mentalite bu olmalı. Travma eşeleyip arabesk editler eşliğinde zorlayıp etkileşim kasmak isteyenler psikoloğa gitsin!
20 yılda yaşadığımız travmaların bazıları;
2006 - Denizli
2010 - Bursa
2011 - 3 Temmuz Kumpası
2012 - Süper Final ve 55 bin kişiye suikast girişimi
2013 - Benfica
2015 - Otobüs Kurşunlanması
2016 - Ivan Bebek
2018 - Şampiyonluğa giden takıma ihanet
2021 - Sivas (1-2)
2023 - İstanbulspor(3-3)
2024 - Sivas (2-2)
2025 - Kayseri (3-3)
2026 - Kasımpaşa (1-1)
Her sezon MHK - TFF - PFDK eliyle yapılanlar cabası.
Bu dakikadan sonra ne hoca değişimi olacak ne de transfer mümkün. Öyleyse 3-5 şarlatanın daha fazla etkileşim almak için kazdığı çukura düşmemek gerekir. Sezon sonuna kadar eldeki malzeme bu; dolayısıyla en iyisi de bu!
Bugün hocanın çıkardığı 11 net biçimde hatalıydı. Fred daha erken girmeli hatta belki de 11 başlamalıydı. Tempo oyunu yerine daha fazla topa sahip olup dolaştırmalıydık. Bu eleştirilerin hepsine eyvallah. Ama takımı ve hocayı itibarsızlaştırmanın alemi yok!
Bugün bize has draması olan bir maç yaşadık yine. Fenerbahçe'nin "negatifi" her zaman daha çok satmıştır. Bunu bilen Abraham Ketengiller, Yamuk Yürekliler, Müflis dönerciler ve daha niceleri ortalığı ateşe veriyor yine. Hep düştüğümüz tuzağa bu kez düşmeyelim! Bitmiş birşey yok!
Tribün hiç dahil olamadı bugün yine. Pozitif katkısı olmadığı gibi gözüne kestirdiği oyuncunun modunu düşürmeyi de bir şekilde becermeye devam ediyor. Yazık!
Asensio'nun bu kadar denkleme dahil olmadığı bir durumda oyun kurmak çok zor. PL temposuna ihtiyaç duyduğumuz maçlarda da İsmail şart. Ön tarafta Şerif haricinde sistematik pres yapacak kimse yok.