Hz. Ali’nin torununa ait yeni keşif. Bu yazıtta da Hz. Ali’nin imametine hiç değinilmiyor.
“Allah'a iman etti Zeyd bin Hasan, O'na hiçbir ortağı olmaksızın, tektir; şahitlik etti ki Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir ve Muhammed O'nun kulu ve resulüdür; buna inanarak yaşadı ömrümce, buna inanarak öleceğim eğer ölürsem; ve O'ndan, dünyada ona ne kadar yakın kıldıysa ahirette de onu ona yakın kılmasını diler, onu O'nun en sevgililerinden, en samimilerinden ve en seçkinlerinden kılmasını diler. Allah'ım, bu evimizde bize bereket ver ve ondan da, şer sahiplerinin şerrinden de bizi koru."
Kur’an’a Sinsi Suikast: Sözde İlahiyatçıların, Hadisçilerin, Karanlık Odakların ve Paravan Dinî Yapıların "Orijinal Kur'an Metni Yok" Yalanını Çökertiyoruz!
Mezheplerin din olmadığı birer siyasi yapı olduğu, Buhari başta olmak üzere Hadis Kitaplarının orijinal el yazmalarının bulunmadığı ve hadis külliyatındaki 300 yıllık karanlık filolojik metin boşluğunun kamuoyunda yayılmasının ardından, ellerinde hiçbir dini delil kalmayan paravan yapılar sinsi bir operasyon başlatmıştır. Kendi uydurma din mekanizmalarını kurtarmak adına bizzat Kur'an-ı Kerim’in tarihsel korunmuşluğunu ve orijinalliğini gayrimüslim tezleriyle tartışmaya açmaya yeltenmektedirler. Amaçları, "Hadis kitaplarının orijinal müellif nüshası yok diyorsunuz ama Kur'an'ın da orijinali yok, o halde ikisini de kabul etmek zorundasınız" yalanıyla kitlelerin zihnini bulandırmaktır.
Biz sloganlarla değil; yazıbilimi, arkeoloji ve somut laboratuvar vesikalarıyla konuşuyoruz. Bu sinsi küresel tezleri ve yerli işbirlikçilerini; dünya çapındaki tanınmış 98 kütüphanenin dijital arşivinde barındırdığı ilk tarihi orijinal el yazma Kuranları,ilk yüzyıla ait binlerce el yazması yaprağı ve karbon testlerini merkeze alarak sıfırlıyoruz
Birmingham Kur'an El Yazması Mucizesi (Karbon-14 Testi Tescilli)
2015 yılında İngiltere Birmingham Üniversitesi'ndeki Cadbury Araştırma Kütüphanesi arşivlerindebulunan deri üzerine yazılı 74 erken dönem Kur'an yaprağı, Oxford Üniversitesi Radyokarbon Hızlandırıcı Birimi'nde (Rya) Karbon-14 testiyle laboratuvar ortamında incelenmiştir. Bilimsel testler, %95,4 kesinlikle bu parşömenlerin M.S. 568-645yılları arasına, yani bizzat Hz. Muhammed’in (s.a.v.) yaşadığı döneme veya ilk 4 Halife devrine ait olduğunu fiziksel olarak tescillemiştir. Hicrî birinci asrın ilk yarısına ait olan bu tescilli arkeolojik vesika, bugün elimizde tuttuğumuz Kur'an-ı Kerim metniyle TEK BİR HARF, TEK BİR NOKTA FARK OLMAKSIZIN %100 BİREBİR AYNDIR! Kul sözü olan hadis kitaplarında asırlar süren metinsiz boşluklar dururken; harfi harfine laboratuvarda tescillenmiş olan Allah'ın kelâmına şaibe bulaştıramazsınız!
Türkiye'deki ve Mısır'daki İlk Dönem Mushaf Gövdeleri
Topkapı Sarayı Müzesi: Hazreti Osman'ın bizzat okuduğu ve şehit edildiğinde kanının sıçradığına inanılan "İmam Mushaf", Kur'an metninin %99'undan fazlasını içeriyor ve en kıymetli ilk dönem nüshalarındandır.
Türk ve İslam Eserleri Müzesi (İstanbul): Hz. Osman'a ve Hz. Hazreti Ali'ye nispet edilen erken dönem mushafları barındırmaktadır. Hz. Osman Mushafı 439 yapraktan oluşur; yazmada yalnızca 17 yaprak eksiktir ve Kur'an'ın tamamının %96'sını teşkil etmektedir.
Mısır İslam El Yazmaları Merkez Kütüphanesi: Hz. Osman'a atfedilen ve Merkez Kütüphanede korunan bu anıtsal Kur'an gövdesi, Kur'an metninin tamamının %99'unu eksiksiz barındırmaktadır.
Taşkent (Semerkand) Mushaf-ı Osman Belgesi ve Küresel Kataloglar
"Semerkant Kur'anı" olarak bilinen ve literatürde günümüze ulaşan en eski orijinal nüshalardan biri kabul edilen parşömen, Taşkent'teki Eski Eserler Müzesi'nde koruma altındadır. Hz. Osman'a nispet edilen bu el yazmasının yapraklarının bir bölümü tarihsel süreçte eksilmiş ve kaybolmuştur. Bu, Kur'an'ın tamamının yaklaşık %81'ini oluşturmaktadır; metinsel ve anlamsal olarak bugünkü Kur'an'la tamamen uyumludur. Ceylan derisi üzerindeki bu devasa mushaf, asırlardır İslam dünyasının elindeki en büyük fiziksel paleografik anıttır ve elimizdeki Kur'an ile aynı metin mimarisine sahiptir.
-İki ayrı cilt halinde kataloglanan, Hicretin 1. yüzyılına ait ve Kur'an metninin %90'ından fazlasını içeren eşsiz el yazması mushaf İran Kütüphanesindedir.
-Hicazi hatla yazılmış, İslam'ın ilk yüzyılına ait en eksiksiz ve en büyük Kur'an el yazmalarından biri British Library'dedir.
-Miladi 649-675 yılları arasına karbon testiyle tarihlendirilen, Hz. Muhammed'in vefatından sadece 20-40 yıl sonrasına ait son derece nadir Hicazi parşömen nüsha Tübingen Üniversitesi Kütüphanesindedir.
-Fransa Milli Kütüphanesi, İslam dünyası dışındaki en zengin Hicazi ve Kufi el yazması Kur'an kataloglarından birine sahiptir
Aradan geçen 1400 yıla rağmen, bu erken dönem nüshaların beşerî hiçbir tahrifata, kasıtlı ekleme veya çıkarmaya uğramadığı uluslararası yazıbilimi ve arkeoloji dünyasınca resmen kabul edilmiştir. Dünyadaki hiçbir klasik antik metne (Platon, Aristo vb.) veya beşerî fıkıh kitabına nasip olmamış bu eş zamanlı çoklu arkeolojik kanıt ağı, Kur'an'ın fiziksel olarak da korunduğunun kurşun geçirmez belgesidir.
Dijital Arşivlerinde ilk dönem Kur'an ve Kur'an'a ait binlerce tescilli yaprak bulunduran 98 kütüphaneden bazıları şunlardır:
-Vatican Library,
-British Library,
-Bibliothèque Nationale (Paris),
-Berlin Staatsbibliothek,
-University of Tübingen Library,
-Qatar National Library,
-Egyptian National Library,
-Meşhed Astân-ı Kuds-ı Rezevî Kütüphanesi,
-Imām Alī Library,
-Yemen Darü'l-Mahtutat, Russian National Library,
-Royal Library (Copenhagen),
-Harvard Art Museums,
-Cambridge University Library,
-Boston Museum of Fine Arts...
"Mütevâtir Ezber" Mekanizması (Sözlü Canlı Laboratuvar)
Hadisler gibi kulaktan kulağa, tekil şahısların (râvîlerin) şifahi hafızasındaki zaaflara veya saray ulemasının siyasî hırslarına bırakılmayan Kur'an; bizzat peygamber döneminden itibaren on binlerce sahabi tarafından aynı anda harfi harfine ezberlenmiş (Mütevâtir nakil) ve kitleler eliyle tescillenmiştir. Bugün dünyadaki tüm kâğıt fabrikaları, matbaalar ve dijital serverlar yok edilse bile, dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca hafız bir araya gelerek tek bir harfi bile değişmemiş olan Kur'an-ı Kerim'i en kısa zamanda yeniden sıfırdan yazabilir! Bu, insanlık tarihinde hiçbir kitaba nasip olmamış, nesilden nesile aktarılan muazzam bir "canlı koruma" mekanizmasıdır.
"Kuran'ı Peygamber Metinleştirmedi" Diyen Sözde İlahiyatçılar, Akademisyenler Sapmasına, Karanlık Odaklara ve Paravan Dini Yapılara Reddiye
Bazı unvanlı ilahiyatçılar, akademisyenler çıkıp, "Hicr Suresi 9. Ayet, metnin korunmasıyla ilgili değildir, vahyin otantikliğiyle ilgilidir. Hz. Peygamber ölürken ortada bir metin bırakma projesi yoktu; bunu Buhari'deki rivayetten biliyoruz, Hz. Ebû Bekir önce Kuran'ı toplamayı reddetmişti" diyerek akıl dışı iddialarda bulunmuştur.
Sırf asırlar sonra yazılmış o çelişkili hadis kitaplarını kurtarmak için bizzat Kur'an'ın mushaflaşma tarihini şaibeli göstermeye kalkan bu zihniyete soruyoruz: Siz dini ve tarihi bizzat Buhari'nin ölümünden asırlar sonra yazılmış kütüphane kopyalarındaki şifahi rivayetlerden mi öğreneceksiniz, yoksa Yüce Allah'ın ayetlerinden mi?
Peygamberimizin Kur'an'ı metinleştirme niyeti yoktu demek apaçık bir cehalettir! Bizzat Kur'an'da bu kitabın daha peygamber hayattayken yazılı bir metin (mushaf) haline getirildiği şu ayetlerle tescillidir:
Furkan Suresi 5. Ayet: Müşrikler bizzat peygamber hayattayken şöyle feryat ediyordu: "Bu Kur'an, onun başkasına yazdırdığı esâtîrdir (yazılı metinlerdir)! Bunlar sabah akşam ona okunmaktadır (yazıya geçirilmektedir)" Müşriklerin bile "yazılı kitap" dediği gerçeği ilahiyatçılar, akademisyenler ve Paravan Dini Yapılarnasıl inkar ediyor?
Beyyine Suresi 2. Ayet: "Allah tarafından gönderilen bir elçi, tertemiz sayfaları (mushafı) okumaktadır."
Tur Suresi 2-3. Ayet: "Andolsun satır satır yazılmış Kitaba, yayılmış ince deri (parşömen) üzerine!"
Peygamberimiz vefat ettiğinde Kur'an zaten parşömenler, tahtalar ve deriler üzerine harfi harfine yazılmış durumdaydı; Hz. Ebû Bekir dönemi sadece bu dağınık sayfaların iki kapak arasında (Mushaf) birleştirilmesi kronolojisidir. Kul sözü olan hadis rivayetlerini temize çıkarmak adına bizzat Allah'ın harfi harfine korunmuş metin tarihine dil uzatan ilahiyatçı akademyası iflas etmiştir!
Sonuç:
Yüce Allah Hicr Suresi 9. ayette, "Kur'an'ı kesinlikle biz indirdik; onu koruyacak olan da mutlaka biziz" buyurarak bu ilahî ve fiziksel korumayı mühürlemiştir. Kur'an laboratuvarda, tarihte ve arkeolojide tescilli tek eksiksiz kaynaktır (En'âm, 38, 115). Kendi uydurma din mekanizmalarını kurtarmak için Allah'ın kitabına şaibe bulaştırmaya kalkan o sinsi çevrelerin ezberleri çökmüştür. Beşerî tahrifatlara değil, laboratuvarda harfi harfine ispatlanmış olan Allah'ın sarsılmaz kelâmına biat edelim!
SLOGANLARI BIRAKIN, BİLİMSEL VESİKALARLA KONUŞALIM!
GÖRSEL NOTU:
Görselde yer alan erken dönem Hicazi el yazması Kur'an yapraklarını İngiltere Birmingham Üniversitesi Cadbury Araştırma Kütüphanesi Arşiviniden aldım.
Hukuki ve Etik Not
Düşünce ve ifade özgürlüğüne saygılıyım.
Eleştiri, belgeyle karşı çıkma ve karşı görüş sunma her zaman mümkündür.
Ancak:
Küfür,
Hakaret,
Aşağılayıcı ifadeler hukuka aykırıdır.
Yasal Uyarı:
Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca, sosyal medya yoluyla işlenen hakaret suçu 3 aydan 2 yıla kadar hapisveya adli para cezasıile cezalandırılır.
Hakaret içeren paylaşımlar delillendirilecek ve yasal yollara başvurulacaktır.
Doğacak tazminatlar, özellikle yoksul öğrenciler için kullanılacaktır
“Kur’an ayetleri bulundu"
Suudi Arabistan’da erken İslam tarihine ışık tutan dikkat çekici keşif:
Medine bölgesi El-Mehd’de yapılan arkeolojik taramalarda 1.774 buluntu belgelendi. Bunlar arasında 461 İslami yazıt, Semûdî yazıtlar, kaya sanatı panelleri ve Hz. Ömer’in adını taşıyan kaya yazıtları var.
İslam hafızasının yalnızca kitaplarda değil, taşlara kazınmış izlerde de yaşadığını gösteriyor.
Hz. Osman döneminden önceye tarihleniyor”
-Hz. Ömer’in vefatını kaydeden Züheyr yazıtının 24 H / 644 tarihli olduğunu belirtiyor.
KUR'AN'IN DEĞİŞTİRİLMEDİĞİNİN YENİ KANITI!
Suudi Arabistan Kültürel Miras Komisyonu Medine'de 1700 yazıt arkeolojik kalıntı buldu. İslam'ın ilk dönemine ait ayrıntılar keşfedildi. Hz. Ömer'in övüldüğü bir yazı sosyal medyanın gündemine oturdu:
"Allah, dünya ve ahirette Ömer bin Hattab'ın velisidir!"