🔴Ünlü yönetmen Ezel Akay’ın evine yapılan uyuşturucu baskınının görüntüleri ortaya çıktı!
Lüks evin banyosu da dahil olmak üzere birçok odasına ultraviyole ışık ve iklimlendirme sistemleri kurularak kenevir yetiştirildiği tespit edildi.
Narkotik köpeği “Takip”in dolaplarda ve çekmecelerde gizlenmiş esrarları bulduğu operasyonda, 1 kilo 131 gram kubar esrar ile 21 kök kenevire el konuldu.
Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.
Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur… Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen “seçime hile karıştırıldığı” yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.
Anayasa’nın 79. maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.
Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.
Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.
Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.
Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.
Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.
Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.
Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir.
Konvoylar yapıp sokağa dökülecek misiniz "kadın cinayetlerine hayır" diye sevgili beyler? Yoksa sadece müzik yapan gencecik kadınlardan mı şikayetçisiniz? Ya da hayvan sevgisi sebebiyle kutsal anneliği koruyorsunuz ya buyrun bu güzelim Feride Karakaya da bir anne, onun da hakkını arayacak mısınız?
halk bazen 6 genç kızın konserine karsı konvoya cıkar ama gencecik kadınlar hayattan koparılırken, okullarda saldırılar olurken, deprem bölgesinde insanlar hala konteynırlarda yaşarken üç maymunu oynamayı tercih ederler🤡🤡🤡
Lan ben yanlış okuyorumdur 13 yaşındaki çocuğa OTUZ ALTI KİŞİ DEMİYORDUR. OLM SİZİN ÜSTÜNÜZE CANLI CANLI BETON DÖKERİZ OROSPU ÇOCUKLARI NE DEMEK 36 KİŞİ BU NASIL Bİ SKANDAL LAN!!!!!???? AYAĞA KALKIN LAN KİMSE SUSMASIN NE DEMEK 36 KİŞİ DELİRTMEYİN BİZİ!!!?
23 yaşında bir genç kadın bir uyuşturucu baronu tarafından öldürülüyor.
annesi kayıp başvurusu yaptığı polislerden değil gazetecilerden öğreniyor, cesedinin sarıldığı halıyla uyuyor.
futboldan dolayı gündemde 15ten yukarı gidemiyor. SedefGülerin SesiOl
İzmir'de, 8 yaşından 13 yaşına kadar kuzeni ve yanında çırak olarak çalıştığı kuaför tarafından sistematik olarak tecavüze uğrayan 16 yaşındaki Cevdet Efe, failler beraat alınca intihar etti…
Cevdet Efe'nin babası:
— "Oğlum birkaç kez intihara teşebbüs etti. 'Oğlum, anlat, neyin var?' dedim. 'Baba anlatamam, dayanamazsın' dedi. En sonunda anlattı, çılgına döndüm."
— "Olayı kapatmamız, şikayetimizi geri almamız için sürekli tehdit ediyorlardı. Bir gün faillerden biri evimin önünde beni 6 yerimden bıçakladı. 10 yıl ceza aldı, af geldi, 1 yıl yatıp çıktı. Biz bu saldırılardan dolayı taşınmak zorunda kaldık."
— "Doktorların 'cinsel istismar olduğu' yönündeki raporlarına, Efe'nin beyanlarına rağmen sanıklar önce adli kontrolle bırakıldı, sonra beraat aldılar. Oğlum da canına kıydı. Hakim bana 'Sen istismarı gördün mü?' dedi. Düşünebiliyor musunuz? 'Sen gördün mü?' diyor."
(Esref Larsen)