@ajansmuhbir1923 Cem Küçük söylediklerinin tamamını hak ediyor orası ayrı mesele ama yazının başında hiçbirşey söylemeyeceğim demiş ya şimdi hiçbirşey söylememiş mi oldu. 😀
@omerrcelik Siz değilmiydiniz İYİ Parti seçime girebilsin diye CHP den transferleri Güneş Motel olayına benzeten? Belediye başkanları transfer edilirken gıkınız çıkmıyor. İnsanları salak yerine koymanın bedelini elbet ödeyeceksiniz. Tabi eğer kaybedeceğiniz seçime saygı duyarsanız.
@omerrcelik Millet İradesi demeyi bırakın artık sizinle yan yana gelmeyecek kelimeler bunlar. Milletin iradesi sadece sizden yanaysa millet iradesidir.
Ellerim kırılsaydı da CHP'den AKP'ye geçen Belediye Başkanlarını aday göstermeseydim demiyorsun,
Ellerim kırılsaydı da otel odalarında belinde havluyla yakalananları aday göstermeseydim demiyorsun,
Ellerim kırılsaydı da belediye başkanlıklarını parayla satmasaydık demiyorsun,
Ellerim kırılsaydı da kurultaya şaibe karıştırmasaydık demiyorsun,
Ellerim kırılsaydı da bindiğim aracımın vip dönüşümünü ve dizaynını milletin vergisiyle toplanan belediyenin parasıyla yaptırmasaydım demiyorsun,
Ellerim kırılsaydı da yüz binlerce trol hesaplarla Hatay'ın kaybedilmesi için çalışma yapmasaydık demiyorsun,
Liyakatli davranmadığınız için kendi kendine lanet okumuyorsun;
CHP için CHP'de kalanlara, millet için kelle koltukta mücadele verenlere laf ediyorsun.
Karga kekliği taklit edeyim derken yürüyüşü şaşarmış, gerçekleri artık oluşturduğunuz algı düzeniyle gizleyemiyorsunuz, yani artık takke düştü, kel göründü....
Artık insanlar sorguluyor, kıyaslıyor ve yaşananları hafızasına not ediyor.
Kısacası; son sözü yine millet söyleyecektir...
Ertuğrul Özkök'e dava açılıyormuş, CB Erdoğan'ı İspanya'yı 1939'dan 1975'te ölene kadar yöneten General Franco'ya benzettiği varsayılarak. Çok yanlış bir benzetme! Franco muhaliflerini kurşuna dizdiriyordu. Resmi kayıtlara göre bu sayı 130 bin kişiyi bu şekilde öldürdü. Türkiye'de ise hiç bir muhalif kurşuna dizilmiyor! Özkök savunmasında inşallah; AKP genel merkezini gezen ilk yayın yönetmeni olduğunu hatırlatarak "plazma ekran kullanan bir parti gerici olabilir mi" diye yazdığını da söyler!
@buketgunduztr Arkadaki "TÜRKİYE'NİN BİRİNCİ PARTİSİ" yazısına ne oldu? Hepinize o battı çünkü siz hepiniz tüm KK yalakaları hepiniz aşağılık bir iktidar yancısısınız. Allahın sopasını ilk seçimde göreceksiniz.
@aybaltaci Bu en önemlisi elbette ama Hrant suikastı, Festus Okey cinayeti, trans cinayetleri, kadın cinayetleri, hayvan katliamları, ergenokon komplosu, asker intiharları, başörtülü kadınlara yapılan zorbalamalar, anadilde savunma sahneleri, Berfo Ana ve Cumartesi Anneleri
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum.
Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak.
Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir.
Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.
Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan.
Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası.
Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem.
Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler.
Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum.
Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürcü Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş.
Anarchy in THE UK
AcunMedya in Turkey
Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim.
İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım.
“Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim:
- Epstein ile kanka olmak
- Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi
Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir.
(*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
@alimansurkaraca KK'nın 2023 seçimlerinde milletvekili yaptığı 90 kişi Yeni Parti'ye geçti. Çünkü KK'dan hiçbirşey olmayacağını en iyi onlar biliyor senin gibi andavallardan birşey olmayacığını tüm X alemi bu salak tweetinle gördü
@OrtaHesapp Herşeyiniz manipülasyon herşeyiniz yalan. Emrah serbest eline tüfek alıp aile katletmedi sorumsuzca davranak ölüme sebebiyet verdi. Hadi aynı yazıyı Burak Erdoğan için yazsana götün yiyorsa
@EmrahC1oglu Senin başörtülü bacıların üniversite okuyamıyordu diye yangınlar yaptınız ya. Şimdi o kızlar mezun ama işsizler şimdi evlen evinin kadını ol diyorsunuz onlara, memur olma hayalleriyle böyle dalga geçiyorsunuz.
@Gkbr48251487@Mustafa83616448@ismailsaymaz Lan godoş yeni ülke kurulmasıyla bugün olanlar aynı şey mi? Şara Suriye'de seçim mi yapıyor? Size kalsa çok partili döneme geçilmezdi bile elinize azıcık güç geçince gördük allah muhafaza ülkeyi kurtuluş savaşına sen gibiler soksaydı halimiz İran'dan beterdi
@Mustafa83616448@ismailsaymaz Senin gibi aşağılık darbe seviciler, demokrasiden nasibini alamamış faşistler oturup geçmişle ilgili mağduriyet sıralar durur. Çünkü haysiyetinizde, karakterinizde, şerefinizde bu kadar