✒️Sn. @Yusuf__Tekin’in bu açıklaması, aslında eleme mekanizmasını zamana yayarak meşrulaştırma çabasından başka bir şey değil.
✒��Bu söylemle birlikte Milli Eğitim Akademisi, adaylara 'diploman öğretmenlik için tek başına yeterli değil' mesajını veren bir araca dönüşüyor.
✒️Yapılacak elemeler ise 'akademiden mezun olma' kılıfına sokulup yumuşatılarak kamuoyuna sunuluyor.
❗️GELECEK, ADALETLE İNŞA EDİLİR.
✒️ Bir ülkenin yarını, gençlerinin kurduğu hayallerin ufku kadardır. O hayalleri diri tutan, toprağa can veren su gibi besleyen yegâne güç ise adalet duygusudur.
✒️ Eğer bir genç, "Ne kadar çabalarsam çabalayım hak ettiğimi alamayacağım" demeye başlamışsa; orada sadece bireysel bir motivasyon kaybı değil, liyakatin, eşitliğin ve sistemin topyekûn iflası vardır.
✒️ Kendi çocuklarına "imtiyaz", başkalarının çocuklarına "belirsizlik" reva gören bir düzen; sadece bireylerin hakkını değil, bir toplumun geleceğini tüketir.
Unutulmamalıdır ki:
▪️Umut yoksa çaba azalır,
▪️Çaba yoksa üretim düşer,
▪️Üretim yoksa sağlam bir gelecek kurulamaz.
✒️ Bir millet için en büyük yıkım, yetişen bir neslin sadece emeğinin değil; o emeğe, alın terine ve hakikate olan inancının yok edilmesidir.
#AcıAmaGerçek
Bu ülkede eğitim politikası yapılmıyor.
Bu ülkede rastgele karar alınıyor.
Geçen yıl AGS adı altında Eğitim Bilimleri’ni sildiniz. ÖABT’de alan eğitimini yok saydınız. Tek bir bilimsel rapor yoktu, tek bir pilot uygulama yoktu, tek bir akademik kurul kararı yoktu. Sadece bir imza, bir duyuru, bir “böyle uygun gördük”.
Sonra ne oldu?
Bir yıl sonra, üstelik sınava 6 ay kala, “geri getirdik” dediniz.
Bu ne tutarsızlık?
Bu ne plansızlık?
Bu ne ciddiyetsizlik?
Dün gereksiz dediğinizi bugün zorunlu ilan ediyorsanız, ortada akılcı bir sistem değil, kontrolsüz bir yönetim refleksi vardır. Eğitim Bilimleri bir hata değilse neden kaldırıldı? Hataysa neden geri getirildi? Bu soruların hiçbirine cevap yok.
Çünkü cevap yok. Çünkü düşünülmedi. Çünkü hesap yapılmadı.
Bu yaklaşımın adı reform değil, kaostur.
Bu yaklaşımın adı dönüşüm değil, savurganlıktır.
Bu yaklaşımın adı yönetim değil, sorumsuzluktur.
Binlerce öğretmen adayı, sizin bu kararsızlığınız yüzünden planlarını yaktı, kaynaklarını çöpe attı, aylarca yanlış yönlendirildi. Kim özür diledi? Kim sorumluluk aldı? Kim bedel ödedi?
Hiç kimse.
Çünkü bu sistemde bedel ödeyenler karar verenler değil, susmak zorunda bırakılan adaylar.
Eğitim gibi hayati bir alanda, “olmadı geri alırız” diyebilecek bir rahatlık varsa, burada devlet ciddiyetinden söz edilemez. ��nsanların yılları, emeği, psikolojisi bu kadar ucuz olamaz.
Bu bir sınav krizi değil.
Bu bir yönetim krizi değil.
Bu zihniyet krizidir.
Ve bu kriz, her yıl başka bir ad altında öğretmen adaylarının hayatına çarpmaya devam ediyor.
#YusufTekinİSTİFA
Ya bir tane devlet yetkilisi yok mu bu ülkede? Yüzbinlerce gencin, öğretmenin, vatan evladının aklıyla alay edilmesine göz yummayacak? Aileleriyle beraber 2.000.000 kişinin her gün TV başında hayaller kurmasına, ümitlenmesine, ağızlardan çıkacak bir umut cümlesinin peşinde ezilmelerine engel olacak? Diyin kardeşim 1611 mülakat mağduruna hak iadesi yapmayacağız, 2024 KPSS için ek atama yapmayacağız. Devlet Bahçeli ve MHP kanadının kalbini kırmamak için 2025 AGS için yalandan 5000 ilave kontenjan almaya çalışıyoruz deyin hatta onu da alamayabiliriz deyin. Ya vallahi canımız daha acır. Hayatımızı, yönümüzü ona göre çizebiliriz. Sürekli bir haber beklemekten, umut etmekten ve daha da kötüsü hayal kırıklığına uğramaktan YORULDUK, BUNALDIK. Bunca insanı belirsizliğe mahkum etme hakkınız da yok kusura bakmayın haddiniz de yok. YETER ARTIK….
@tcmeb@Yusuf__Tekin@MHP_Bilgi@dbdevletbahceli@tcbestepe
Sayın Genel Başkanımız Dr. Devlet Bahçeli’nin 25 Kasım tarihinde öğretmen adaylarının yaşadığı mağduriyetleri dikkate alarak akademi kontenjanlarının artırılması ve eğitim süresinin kısaltılması yönünde yaptığı açıklama, eğitim camiasında umut ve güven oluşturmuştur. Bu yaklaşım, yalnızca bir siyasi duruş değil; sahadaki ihtiyacı gören, rakamları ve gerçekleri esas alan bir devlet aklının tezahürüdür. Özellikle 2025 MEB AGS sürecinde kontenjan yetersizliği ve uzun akademi süresinin oluşturduğu belirsizlikler düşünüldüğünde, bu açıklama öğretmen adayları adına son derece kıymetlidir. Eğitimin yükünü taşıyan insan kaynağının güçlendirilmesi, Plan ve Bütçe dengeleriyle de örtüşen doğru bir tercihtir. Bu vesileyle, öğretmenlerin sesine kulak veren ve çözüm iradesi ortaya koyan Sayın Genel Başkanımıza teşekkür ediyor, bu hassasiyetin ilgili kurumlarca hayata geçirilmesini temenni ediyoruz.
@RTErdogan@tcbestepe@omerrcelik@tcmeb@M_E_Akademisi@prof_mahmutozer@memetsimsek@iletisim@Mahmut__ozay@afarici@_cevdetyilmaz@RTEdijital@cftcblnt@talatyavuz29@burhanduran@Akparti@MHP_Bilgi@dbdevletbahceli@aliyalcin@EgitimBirSen@TalipGeylan06@turkegitimsen@edipuzen@Yusuf__Tekin@oktay_saral@TalatAtilla
#GündemAGSyeAdil20Bin
Son 30 yılın en düşük ataması 2025 AGS’ye yapılmıştır. AGS’ye en az 20 bin ek öğretmen ataması daha yapılmalıdır. Öğretmenlerin yeri market, inşaat ya da benzinci değil; okuldur. Atama talebi karşılanmalı, mağduriyet giderilmelidir.
#AGSye20BinDEVLETSözü
10 Bin Atama sayısı bir yılı karşılamaya yetmiyorken, iki yılın yükü nasıl bu sayıya sığacak?
2026 boş, 2027 10 bin… Bu denklem çözümsüzdür.
Çözüm bellidir: Ek Kontenjan ile sürecin revizesi.
Emeğimizin karşılığı bu değil.
10 Bin YETMEZ.
#AGSyeAdil20Bin
AGS 2025 sürecinde açıklanan 10 bin kontenjan, hem öğretmen açığıyla hem de sınava giren yüz binlerce adayın emeğiyle bağdaşmamaktadır.
Eğitimde kaliteyi artırmak için ek kontenjan artık zorunlu bir ihtiyaçtır.
#AGSyeAdil20Bin
Yarınlarımızın ışığı öğretmenler büyük bir umutla büyük bir beklentiyle gece geç saatlerde bile dinlenmeden tweet atarak seslerinin duyulmasını istiyorlar atama bekliyorlar
#AGSyeAdil20Bin