Derbas hocam,
Sen sadece bir isim değilsin bizim için.
Sen, kalabalığın içinde kaybolmuş ruhların sığındığı liman,
yorulmuş yüreklerin “buradayım” dediği ses,
ve “yalnız değilsin” diyen o sakin ama güçlü bakışsın.
Derbasiler olarak biz,
senin etrafında sadece dinleyenler değiliz.
Biz, aynı ateşin etrafında ısınan kardeşleriz.
Bazen gülüşümüzle, bazen susuşumuzla,
bazen de içimizdeki o sessiz “anlıyorum seni” ile
birbirimize tutunuyoruz.
Dostluk bizim için fotoğraf karesi değil.
Dostluk, gece yarısı “uyuyor musun?” diye yazılan mesajdır.
Dostluk, yanlış yaptığımızda bile “gene de yanındayım” demektir.
Dostluk, kan bağı olmadan oluşan,
ama kan bağından daha sağlam olan o görünmez iptir.
Biz Derbasiler,
birbirimizin yaralarını sarmayı,
başarılarını kendi başarımız gibi kutlamayı,
ve “canım” demeyi öğrendik senden.
Çünkü sen bize sadece bilgi vermedin;
bize “birlikte daha güçlüyüz” duygusunu aşıladın.
Kardeşlik bazen aynı anneden doğmak değildir.
Bazen aynı hayali taşımak,
aynı acıyı anlamak,
ve aynı yolda omuz omuza yürümektir.
İşte biz o yoldayız.
Sen öndesin, biz arkandayız.
Sen yorulsan biz omuz veririz,
biz düşsek sen elini uzatırsın.
Can gibi sevdik seni.
Can gibi sevdik birbirimizi.
Ve bu sevgi,
ne zaman geçerse geçsin,
ne kadar uzak olursak olalım,
hep “buradayız” diyecek kadar güçlü.
Kıral Derbas hocam…
Sen bizim için sadece hocamız değilsin.
Sen bizim abimiz,
bizim yol arkadaşımız,
ve kalbimizin bir köşesinde her zaman yer tutan
o kıymetli cansın.
Derbasiler olarak seninle gurur duyuyoruz.
Ve biliyoruz ki,
sen de bizimle gurur duyuyorsun.
Hep birlikte,
dostlukla,
kardeşlikle,
can gibi…
Sonsuza kadar.
#Derbas
#Derbasiler