Fenerbahçe Spor Kulübü futbol takımına yönelik olarak 4 Nisan 2015 tarihinde Trabzon’da gerçekleştirilen silahlı saldırı, milletimizin hafızasında derin izler bırakmış, sporun ruhuna ve toplumsal huzurumuza yönelmiş kabul edilemez bir eylem olarak kayıtlara geçmiştir.
Aradan geçen zamana rağmen olayın tüm yönleriyle aydınlatılamamış olması ve soruşturmanın takipsizlik kararıyla sonuçlanması, kamu vicdanını rahatsız etmeye devam etmiştir. Vatandaşlarımızdan gelen haklı tepkileri ve adalet beklentisini dikkatle takip ettik.
Bu kapsamda, Bakanlığımız bünyesinde faaliyet gösteren Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi tarafından söz konusu dosya yeniden ve titizlikle incelendi. Yapılan inceleme neticesinde, dosyaya ilişkin “kanun yararına bozma” kararı dün itibarı ile alındı.
Bu karar ile birlikte, daha önce verilen takipsizlik kararının hukuki yönden yeniden değerlendirilmesinin önü açıldı. Amacımız; bu menfur saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması, varsa ihmallerin ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesinin sağlanmasıdır.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın verdiği vazife doğrultusunda adaletin tecellisi için sürecin sonuna kadar kararlılıkla takipçisi olacağız. Hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına izin vermeyecek; kamu vicdanını yaralayan hiçbir olayın üzerinin örtülmesine müsaade etmeyeceğiz.
Torreira'ya sadece yumruk atan kişi 10 dakikada bulunup, gözaltına alındı.
Takım otobüsümüz kurşunlandı 11 yıldır faili bulunamadı, üstü örtbas edildi.
Unutmadık, unutmayacağız!
12 MAYIS 2012: UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ
3 Temmuz 2011’de başlayan ve Fenerbahçe’yi hedef alan sürecin önemli dönüm noktalarından biri olan 12 Mayıs olaylarının üzerinden 14 yıl geçti.
12 Mayıs 2012 tarihinde stadımızda oynanan Fenerbahçe - Galatasaray maçı öncesinde, FETÖ’cü polisler tarafından planlı bir gerginlik yaratılmış; hiçbir olay yokken stadımız gaza boğulmuş, sokaklarda taraftarlarımız kovalanmış, kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı demeden insanlarımızın canına kast edilmiştir.
Fenerbahçe camiası ise tarihi boyunca olduğu gibi o gün de haksızlık karşısında geri adım atmamış; birlik, dayanışma ve haklılığından aldığı güçle gerçeklerin ortaya çıkması için mücadelesini sürdürmüştür.
119 yıldır onurlu ve dimdik duran; “önce vatan” diyerek daima ülkesinin yanında olan; yaşadığı tüm haksızlıklara rağmen yarıştığı her branşta Türk sporuna hizmet etmeyi sürdüren Fenerbahçe Spor Kulübü olarak;
12 Mayıs 2012’de yaşananları unutmadık, unutturmayacağız.
Fenerbahçe Spor Kulübü
“O kadar fazla” değil demiş TFF Başkanı.. Peki tam olarak “ne kadar”! Mesela Fenerbahçe kaptanı aylarca hapis yatmışken.. Galatasaraylı futbolcunun ‘45 gün hak mahrumiyeti’ ile futbol oynayabileceği ‘kadar’ mı mesela!?
🚨 Yusuf Kenan Çalık: Bu fikre çok karşıyım, hiç katılmıyorum ama ben Fenerbahçe’nin yerinde olsam amatör şubeleri kapatırım; hiç gerek yok yani, madalya takmıyorlar artık Fenerbahçe Spor Kulübü’ne, kimse teşekkür etmiyor.
Fenerbahçe bokstan çekilse, boks çöker. Ülkede boks sporunun çökmesi söz konusu olur bak, Fenerbahçe bokstan çekilirse. Kürek ve yelken keza aynı şekilde. Atletizmde de büyük ölçüde zarar görürsün. Yetiştirdiğin sporcular belli, olimpiyata sporcu gönderen başka kulüp yok diğer branşlarda. Niye yapıyorsun abi, Spor Bakanı çıkıp “Şampiyon Cimbom.” desin diye mi yapıyorsun?
şu anda milyonlarca Fenerbahçe taraftarı, Sayın Bakan'ın, "ŞAMPİYON CİMBOM" dediği videoyu paylaşıyor.
Twitter, Instagram, Facebook, Tiktok, Youtube, WhatsApp, her yerde bu paylaşılıyor.
sizden bir açıklama bekliyorlar.
Fenerbahçe, başka bir ülkenin mi spor kulübü? @Akparti
‘Hakem bile konuşmayacak kadar saha dışına çıkmıyoruz’ diyen yayıncı kuruluşun muhabiri, dün Ederson’un eşi hakkında soru sordu. Siz daha önce İcardi’ye özel hayatıyla ilgili bir soru sorulduğunu gördünüz mü? Nasıl çifte standardın olduğunun özeti.
Dünyada ilk kez bir federasyon milli maç yokken milli maç arası verdi, bizim dışımızda bütün ligler bu haftasonu oynanıyor. Bütün ülke durduk Gs’nin avrupa yorgunluğu bitsin ve sakatları iyileşsin de tekrar lig başlasın diye bekliyoruz.
Kocaeli’de bir sürücü, her iki şeridi de işgal edip arkadakilerin ilerlemesini engelleyen iki TIR’ı böyle kayda aldı:
“15 kilometredir, şu iki tır aynı çizgide ilerliyor, insanlar yol alamıyor. Herkesi mağdur etmiş durumdalar.”
13. saniyeye dikkat.
Barış dirseğiyle Nazım'ın boğazına vuruyor.
sadece bunun için bile kırmızı kart görmesi gerekirken..
maçta kırmızı kart görmesi gereken o kadar şey varken..
sadece ittiği için sarı kart gördü!
bu arada kaç GS'li saldırıyor bakın!
Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, Şehit Emre Mercan'ın mezarının 2 aydır yapılmamasına tepki gösterdi:
“Yapamıyorsanız söyleyin. Biz Türk milliyetçileri olarak iki günde yaparız.”
Kız kardeşini korumak isterken öldürülen Hakan Çakır'ın duruşmasının gerçekleşeceği adliye koridorunda Hakan Çakır'ı öldüren katillerin yakınları slogan atıyor.
Ar, utanma insanlara mahsus bir haslettir. İnsan olmayanda bulunmaz.
Bu manzara bize bu suçun kendi eko-sistemini yarattığını ve bireysel olmadığını gösteriyor.
Bu eko-sistemin yarattığı canavarları cezalandırmak sadece bataklıktaki bir sineği cezalandırmaktır. Bu da sorunu çözmez. Çözüm sineği cezalandırırken bataklığıda kurutmaktadır. NOKTA…
#HakanÇakır
#HakanCakırİcinAdalet
🔻 Kız kardeşini tacizcilerden korumak isterken kekolar tarafından katledilen Hakan Çakır’ın kardeşi Melisa Çakır:
“Ben bu kadar arsız bir topluluk görmedim.
Mahkemeye girdiğimizde hala ‘Zeynal ailesi masumdur’ sloganları atıyorlardı.”
Hayattan koparılan Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Çağlayan’ı dinleyin.
Bu acı, yalnızca bir annenin değil; görmezden gelinen, denetimsiz bırakılan ve giderek çürüyen bir toplumun çığlığıdır.
Dizi ve filmlerde ahlak ve etik değerleri yok sayan;
mafya, çete, silah, şiddet ve çatışmayı olağanlaştıran,
emekle kazanılması mümkün olmayan lüks hayatları özendiren,
aşiret düzenini ve töre cinayetlerini meşrulaştıran yapımlar…
Bunları üreten yapımcılar kadar,
bunlara izin veren, denetlemeyen ve yayınlanmasını sürdüren kanallar da sorumludur.
Rap ile uzaktan yakından alakası olmamasına rağmen “Sözde rap” adı altında;
uyuşturucuyu, silahı, çeteyi, mafyayı, pornografiyi ve kültürsüzlüğü pazarlayan elektronik müzik pazarlamacıları ve bunları dillendiren sözde müzisyenler kadar,
bu içeriklere göz yuman, yaptırım uygulamayan kurumlar da sorumludur.
Sosyal medyada, özellikle TikTok’ta;
para ve etkileşim uğruna kurgulanmış saçma meydan okumalarla
şiddeti, zorbalığı ve akılsızlığı teşvik eden içerikler üretilirken,
bunları düzenlemekle yükümlü olanlar nerede?
Bu tablo yalnızca bireylerin değil;
yıllardır kültür, eğitim, medya ve dijital alanı siyasi politikalarla dizayn etmeye çalışan,
ancak bu tür yapıları görmezden gelen,
gerekli hukuki yaptırımları uygulamayan iktidarın da sorumluluğudur.
Denetlemeyen, korumayan, önlem almayan;
gençleri şiddetten, uyuşturucudan ve yozlaşmadan koruyamayan
bir dönem yaşıyoruz.
Dün Ahmet, bugün Atlas…
Hayatları daha başlamadan sona eren
bizim çocuklarımız.
Eren Elmalı’yla ilgili olarak Galatasaray Kulübü’nün ve Eren Elmalı’nın bana dava açacağını öğrendim.
Harika…
İstediğim de buydu zaten…
Belgeleri ortaya koyma fırsatım oluşacak…
Eren Elmalı’nın kaç yüz maça bahis oynadığını belgelerle ortaya koyacağım…
fotoğrafa bakan golü Galatasaray attı zanneder...
ama bu gol Trabzonspor'un farkı 1'e indiren golüydü.. Fatih Tekke ayağa bile kalkmadı!
Fenerbahçe maçlarında böyle bir boş vermişlik, umursamazlık asla görmüyoruz Fatih Tekke'den!