@snnomade Emek verene ne bu hınç, kibir, tepeden bakmalar neyin nefreti, kin kusmalar ne oluyor bu millete emeğe gösterilen bu saygısızlığa artık tahammül edemez hale geldim.
Toplumsal talepleri ciddiye alarak zamanında yapısal reformları yapmak gerekir. Uzlaşı ve rızaya dayalı adımlar atılmadığı taktirde ipin ucu başkalarının eline geçmesi kaos, kargaşa, bölünmüş topluma dönüşür.
Her rejim kendini yenilemeli.Her yönetim toplumsal talepleri gözetmeli.
Ancak İran için değişim diye sunulan alternatif, Pehlevi ailesinin geri dönüşüne mi kilitlenmeli ?
Türkiye, bölge ülkeleriyle birlikte köklü bir reform sürecine liderlik etmeli. Halklar arasında barış ve bölgesel dayanışma, yeni bir dünyanın kuruluşuna örneklik üretmeli.
🚨#SONDAKİKA
Trump: (Grönland hk.)
“Kolay yoldan olmazsa zor yoldan yaparız.
Bu arada Danimarka’yı severim ama 500 yıl önce oraya bir gemiyle çıkmış olmaları oranın sahibi oldukları anlamına gelmez.
Grönland’la bir şey yapacağız—ya güzelce, ya zorlayarak.”
Kolombiyalı yazar Vasquez’e “ABD ve Avrupa Latin Amerika’ya cenneti mi getirdi cehennemi mi” diye sormuştum:
“Latin Amerika’da sol her zaman daha iyi bir gelecek vadetti; sağ ise daha iyi bir geçmiş. Kaderimiz ve kararlarımızdan biz sorumluyuz. Sorumluluğu başkalarına atmak, başımıza gelen her kötü şeyin başkalarının suçu olduğunu söylemek etik dışı. Her zaman mutsuzluklarımızın bir sorumlusu olduğunu söylemek halkı oyalamanın bir yoludur.” #gelecekfikirler
— Dünyanın son yıllarda sürüklendiği belirsizlik ve güvensizlik ortamı, büyük güçlerin uluslararası hukuku açıkça ihlal eden müdahaleleriyle tehlikeli bir boyuta ulaşmıştır.
— Donald Trump yönetimi tarafından Venezuela’da gerçekleştirilen askerî ve siyasî müdahale ile Nicolás Maduro’nun zorla görevden uzaklaştırılarak ülke dışına çıkarılması, uluslararası hukukun, egemenlik ilkesinin ve devletler arası düzenin açık bir ihlalidir.
— Hiçbir devlet, başka bir ülkenin siyasal tercihlerini beğenmediği gerekçesiyle, o ülkenin iç işleyişini kendi istediği istikamette değiştirmek amacıyla zor kullanma yetkisine sahip değildir. Demokrasi, dış müdahaleyle tesis edilebilecek bir yönetim biçimi değil; halkların kendi iradesiyle şekillenen meşru bir süreçtir. Güce dayalı her “müdahale”, demokrasi iddiasını hükümsüz kılar ve vesayet düzenini meşrulaştırır.
— Uluslararası hukuk, güçlü olanın keyfî tasarruflarını örtmek için değil; gücü sınırlamak ve keyfiliği engellemek için vardır. Birleşmiş Milletler sistemi ve egemenlik ilkeleri, konjonktürel çıkarlar uğruna askıya alındığında, yalnızca hedef alınan ülke değil, küresel düzenin tamamı zarar görür.
— Bir yönetimin insan hakları, özgürlükler veya ekonomik politikalar açısından eleştirilmesi mümkündür ve meşrudur. Dünyanın en zengin petrol rezervlerine sahip olduğu halde, Venezuela halkı maalesef sefalet içindedir.
— Venezuela’da yönetime sahip olanlar, her türlü yolsuzluğu hayatın rutini haline getirmişlerdir. Ancak bu eleştirilerin muhatabı askerî operasyonlar, zorla rejim değişiklikleri ya da kolektif cezalandırma yöntemleri olamaz. Meşru yol; diplomasi, uluslararası hukuk mekanizmaları ve çok taraflı denetim süreçleridir.
— Adalet, seçici uygulamalarla savunulamaz. Demokrasi, zor kullanılarak korunamaz. Kalıcı barış ve meşruiyet, ancak hukuka bağlılık, halk iradesine saygı ve ahlaki tutarlılıkla mümkündür.
— Bugün uluslararası toplumun ihtiyaç duyduğu şey, güç gösterileri değil; sorumluluk bilinci, hukuk devleti ciddiyeti ve evrensel adalet ilkesidir. Aksi hâlde kısa vadeli kazanımlar, uzun vadeli meşruiyet kaybının üzerini örtemeyecektir.
Şimdi Bu Sözün Hakkını Verme Vaktidir
Yıllardır uluslararası kürsülerde yankılanan, adalet arayan vicdanların ortak sloganı haline gelen o meşhur tespiti hatırlamanın tam vaktidir: "Dünya beşten büyüktür!" Bu söz, sadece diplomatik bir itiraz değildir; sömürgeci güçlerin keyfi kararlarına, işgallerine ve ambargolarına karşı yükseltilmiş bir isyan bayrağıdır. Bugün Venezuela kan ağlarken, dünya gerçekten beşten büyükse, o "beş"ten birinin bir halkı açlıkla terbiye etmesine, meşru hükümetleri devirme girişimlerine neden en gür sesle karşı çıkılmalıdır!
@HTutuncu Siyaset halkla beraber olmaktır. Görev bittikten sonra halkı ile beraber olup vefa göstermek ise erdemli olmaktır. Bu tavır halka verilen taktir etmek gerekir. Tebrik ederim
Aydın denilen kişi fabrikada buzdolabı üretir gibi toplumsal mühendislikle üretilmez. Aydın toplumun koşullarına göre organik olarak kendiliğinden ortaya çıkar. Toplumsal mühendislikle üretilen aydın zaten aydın değil, iktidarın algı oluşturma teknisyenidir.
İnsanlar arasında ayrım yapmadan herkesi ciddiye alarak değer veriyorum. Bu eleştiriler olmasına rağmen vazgeçmedim. Hayatınıza giren insanlar boş gelip ,boş gitmezler kimileri sizi eksiltir, kimileri fazla şeyler bırakır. Kimi gider kimi kalır.
Hayat okul, insanlar öğretmendir
İnsanın özne değil, nesne olduğu yerde çürüme kaçınılmazdır. Zihinsel yetisi kaybederek toplum çürümeye başlar. Üretim ve eğitim ilişkisi niteliksel kabiliyeti yerine rol modelleri güç, sermaye dişlisine takılıp çıkarlar doğrultusunda art niyetli ve güvensiz toplumu doğurur.
Türkiye de Kürt sorununun asıl problemi iki ulusun devlet üzerinden çatışmasıdır bunu kabul etmek gerekir. Terör , çatışmanın bitmesi için geçmişe dönerek 1921 anayasına dönmek yada gelecek için ihtiyaçlar üzerine toplumsal mutabakattan kaçmamak gerekir.
Niyetler üzerinden değilde ihtiyaçlar üzerinden konuşarak toplumsal olarak kısır tartışmaları aşılabiliriz . @hc_huseyincelik üstüne aldığı sorumluğu kıymetli ve değerli görüyorum.
“Konuş konuş faydası yok!”
— Artık konuşmanın vakti değil eyleme geçmenin, icraat yapmanın ve alınması gereken tedbirleri almanın, yapılması gerekenleri süratle gerçekleştirmenin zamanıdır. Daha önce de ifade ettiğim üzere:
“Hukuksuz Türkiye algısıyla terörsüz Türkiye hedefine ulaşamazsınız.”
📰 Yeni Yaşam | @newsyeniyasam | @Nezahatdogan3
🔗 https://t.co/Fti0i5yW5v
Selden korkuyoruz, depremden korkuyoruz, yoksulluktan korkuyoruz, konuşmaya korkuyoruz, işsizlikten korkuyoruz, dindarından tutunda , milliyetçilerine varıncaya kadar herşeyden korkuyoruz. Bu kadar ahlaki yetersizliği olan bir toplumda siz olsanız korkmaz mısınız..
Türkiye değişmiyor, sorunları değişmiyor, dünün kavgaları değişmiyor, korkularımız değişmiyor, hukuk değişmiyor, umudun yorgunluğu artarken toplumsal olarak değişim için bedel ödememiz gerekiyor.