2028 Cumhurbaşkanlığı
seçimi bin yıllık hesaptır.
Türkiye iç barışının, coğrafya barışının, küresel
sistemin kilit ismidir Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır.
Bir “Fetret Dönemi”ni kaldıramayız.
Tarihimiz bunun acılarıyla doludur.
Güçlü Liderler, Patron Devletler çağı.
Bu asla sadece “seçim” olmayacaktır.
Peki neden?
İşte onu anlatmaya çalışıyorum…
https://t.co/CwoFVagdLm
Suriye'nin Golan bölgesinde bu yüzden işgallere girişmişler.
"Türkiye Golan'da askeri üs kurmasın" diye.
Golan'da, İsrail'in sıfır noktasında o üsler kurulacak.
İsrail'i kuşatacak her yerde o askeri üsler kurulacak.
Coğrafyamızın ortak savunma hatları her yerde güç kazanacak.
İsrail artık tarihin akışını değiştiremez.
Buna teslim olmak zorunda kalacak.
"21. yüzyıl Garnizonu" için çarih bitti.
21. yüzyılda, Batı'nın bile, böyle bir devlete ihtiyacı yok.
Mısır ve Türkiye;
Dünyanın en büyük F-16 filolarının tatbikatı
Türkiye'de ne kadar iyi takip ediliyor, emin değilim.
440 F-16 neye hazırlanıyor?
Sina'yı savunmaya mı?
Hangi ülke ve tehdide karşı?
Türkiye ile Mısır arasında ciddi bir askeri
hareketlilik var ve bu giderek yoğunlaşıyor.
Hepimiz biliyoruz ki...
Artık "savunma dönemi" bitti.
Muhteşem cümleler…
Cumhurbaşkanı Erdoğan;
Bir Tayyip Erdoğan gider
bin Tayyip Erdoğan gelir.
Bu dava büyük Türkiye davasıdır.”
“Korkmadık, vazgeçmedik.
Tarihe, ecdada, şehitlere, mazlumlara, gariplere borcumuz var.
Boyun eğebilirdik, teslim olabilirdik, uyum sağlayabilirdik, suyuna gidebilirdik;
'Ağamsın, paşamsın' diyebilirdik.
Ama biz bunu yapmadık.
Biz yollara düştük.
Biz bir hayalin peşinde koştuk.
Geçen seneki savunma sanayi fuarının sürprizi nükleerden önce en güçlü patlayıcı olan GAZAP olmuştu.
Bu sene bütün ülkeyi heyecanlandıran sürpriz ise kıtalararası füzemiz YILDIRIMHAN oldu.
Atlantik’ten Pasifik’e, Kuzey kutbundan Afrika’nın en güney ucuna kadar etkili olabilen,
6 bin kilometre menzili olan bu kıtalararası füze,
Türkiye’yi bir anda küresel güç alanına yükseltti.
Daha bunun 10 bin km. menzilli olanı üretilecek. Daha uzun menzillileri üretilecek.
Savunma teknolojilerinde Türkiye çılgınca yol alıyor.
Dünya nefesini tutmuş, bu yeni gücün yeni sürprizleri neler olacak diye takip ediyor.
Galiba gelecek yılki savunma fuarında çok daha heyecan verici üretimler sahnelenecek.
Böyle devam ederse Türkiye, önümüzdeki beş yıl içinde, savunma teknolojilerinde dünyanın öncü birkaç ülkesinden biri olacak.
Gelin siyasi fırsatçılığı bir yana bırakın, selden kütük kapma hesabını terk edin, bari bu hassas dönemde Ankara merkezli siyaset yapmayı deneyin.
Hükûmetimizin Türkiye’yi etrafını kuşatan bu ateşten koruma çabalarına madem destek olmuyorsunuz, en azından köstek olmayın.
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
"Ortadoğu coğrafyasının, tıpkı bir asır evvel olduğu gibi, yeniden ameliyat masasına yatırılmasını kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz."
"Türkiye artık eski Türkiye değildir. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın…"
Durduğumuz yer işte tam da burasıdır.
Coğrafya ölçekli en üst düşünce ve gerçek budur.
Artık; dışarıdan gelen hiç bir ülkenin, bölgemizde "harita çizme" hakkı yoktur, olmayacaktır.
Mülki İdare Amirlerinin Sosyal Yardımlaşma başvurularını değerlendirirken çok dikkatli ve hassas olmaları gerektiğini anlatan bir anı.
Ankara Valisi Vasip Şahin'in Pütürge Kaymakamıyken başından geçen bir olay bu gerekliliği iyi anlatıyor.
Mevzuat bazen gerçekleri görmeye yetmeyebilir.
@vasipsahin
HERKES İSRAİL'E SALDIRMAK ZORUNDA!
İsrail;
Bütün Sünni ülkeleri, Körfez Araplarını İran’la savaşa sürüklemek için inanılmaz bir kurgu yapmış.
Kimse bu tuzağa düşmemeli.
Asla..
Kimse İsrail adına hareket etmemeli.
İran’la hesaplaşma İsrail silahı ile yapılamaz.
Bu senaryonun birkaç adım sonrasını görenler;
Bölgedeki bütün ülkelerin acilen İsrail’e saldırması gerektiğini de görecektir.
Kırk yıldır aynı tuzaklara düşüyoruz.
Kırk yıldır milyonlar öldü, ülkeler mahvoldu, şehirler haritadan silindi.
Hala, bölge için zaafları silah olarak kullananların oyununa geliyoruz.
Hala mezhep, etnik kimlik kavgaları yürütüyoruz.
Onlar bu zaafları biliyor ve kurguyu buna göre yapıyor.
İran’dan sonra Pakistan’a, Türkiye’ye, Mısır’a, Suudi Arabistan’a saldırdıklarında ne diyeceğiz!
Eğer coğrafyamızın, ülkelerimizin geleceği düşünülüyorsa, her ülke, her birey, her cemaat, her çevre İsrail’e saldırmak zorundadır.
İran'a bakışınız gözlerinizi kör etmesin.
Irak'ta da kör ettiler.
Libya'da da kör ettiler.
Afganistan'da da kör ettiler.
Bir gerekse sundular ve herkes o "gerçeğe" inandı.
Peki ya sonrası!
Yeter artık!
TÜRKİYE MÜDAHALE ETMEK ZORUNDA KALABİLİR!
1- Irak’taki Kürt grupların İran içine girdiği, kara savaşı için mevzilendiği iddia ediliyor.
2- Süleymaniye ve Erbil’deki Kürt grupların üslerini vurmaya başlayan İran;
3- “Herhangi bir Kürt ayrılıkçı grupla bağlantılı güç İran’a girerse, bu durum İran ile Irak Kürdistan Bölgesi arasında büyük bir savaşın başlangıcı olur” Açıklaması yaptı. Yani “Kuzey Irak’a saldırırız” diyorlar.
4- İsrail, bir taraftan PKK/PEJAK gibi örgütleri İran içine sürerken, diğer tarafta bölgesel savaş için komplolara devam ediyor. Bölge ülkeleri içinde sabotajlar yapıyor. Bazı saldırıların İran tarafından değil, İsrail tarafından yapıldığına dair iddialar güç kazanıyor.
5- Çok dikkatli olmalı. Her şey o kadar karıştı ki, kimin ne tür oyun planladığı son derece belirsiz.
6- Eğer PKK/PEJAK gibi örgütler, İran topraklarına girer, Türkiye sınırı boyunca mevzilenirse, Türkiye’nin müdahale etmekten başka çaresi kalmaz. Çünkü bu örgütler, o bölgeden Türkiye’ye de saldıracaktır!
7- Bu arada İran’ın; Rejim değiştirmeye girişirlerse İsrail’in Dimona nükleer tesisini vuracağız” açıklaması son derece ciddiye alınmalı.
8- Türkiye'nin Doğu sınırında, İran tarafında bir Terör Koridoru oluşturulması, Türkiye için intihar anlamına gelecek. İş, İran meselesi olmaktan da çıkacak.
Açık ve net:
Şuan İran’a saldırı için tek bir sebep yok.
Eğer İsrail propaganda dilinin gerçek olduğuna inanırsanız, bütün ülkelere saldırı için gerekçe oluşur.
Daha dün Gazze’de bebek avına çıkan soykırımcılar bunlar.
Bu ülke, ABD silahlarını kullanarak;
Irak’ı, Suriye’yi, Yemen’i, Sudan’ı, Afganistan’ı mahvetti,
Şimdi İran’a aynısını yapıyor.
Sadece İran’a saldırmıyor, ABD üsleri nedeniyle ülkeleri karşı karşıya getiriyor, coğrafya iç savaşı tezgahlıyor.
Yarın Türkiye, Pakistan için de benzer gerekçeler üretilecek.
İsrail coğrafya haritasından çıkarılmadıkça, yüz yıl daha felaketler yakamızı bırakmaz.
Öyleyse çok esaslı şeyler düşünmek lazım.
Kahramanlarımız, gazilerimiz ve şehitlerimizin omuzları üzerinde yükselen bu devlet; bundan sonra da sonsuza kadar kahramanlarıyla var olacak, masum ve mazlumların umut adresi olmaya devam edecektir.
Hepsini toplasan bir Yıldız Tilbe etmez.
Gazze'de önce çadırkent kurdu.
Şimdi de 12 bin kişiye iftar vermeye başlıyor.
İnsan ekseni budur.
Soykırıma ses çıkarmadınız şimdi diliniz çözülmüş.
Türkiye'ye parmak sallamaya başlamışsınız.
Türkiye'nin yüz yıl gerisinde kalan bu bağnazlık bildirilerinin artık bu topraklarda bir karşılığı yok.
Biliriz biz o laiklik sloganlarının hangi ülke istihbarat aparatlarının ajandası olduğunu.
Sizi kim sürdü yine piyasaya?
İsrail istihbaratı mı!
Tam da bu dönemde...
Biz asıl bunu sorgulayacağız ve sizi bulacağız.
Siz tarihi ıskaladınız.
Vatanı da ıskaladınız, coğrafyayı da..
Bu adama küsülmez. Müslümanım diyen herkes, Ayasofya’yı açan, Taksim’e cami diken Recep Tayyip Erdoğan’a sahip çıkmak zorundadır.
Rahmetli Kadir Mısıroğlu’nun dediği gibi, herkes cinsinden olanı sever. Yaşa gönüllerin sultanı Recep Tayyip Erdoğan.
Son nefese kadar yanındayız evelallah. 🇹🇷
YOLUN YOLUMUZ ERDOĞAN
1-İsrail ve İsrail’le birlikte hareket eden bölge ülkeleri, ayrılıkçı gruplar ve terör örgütleri oldukça tedirgin.
2-Suriye cephesinin kapanmasından sonra, Türkiye’nin önü açıldı.
3-Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır, Somali ve Sudan’a yoğunlaştı.
4-Bölgede müthiş bir askeri hareketlilik, hazırlık dikkat çekiyor.
5-Akdeniz’in en büyüğü olan Türk donanması, savaş gemileri ile Somali’de. Tanklar, savaş uçakları füzeler bölgeye akıyor.
6-İsrail’i en çok korkutan şey ise, Türkiye’nin sahip olduğu askeri teknolojiyi bölge ülkeleri ile cömertçe paylaşması.
7-Artık İsrail’in koruma kalkanları dağıldı, duvarları yıkıldı. Bu “Garnizon”un siyasi ömrü bitti.
8-Suriye ve Yemen cephelerini kaybeden İsrail, yakında Sudan cephesinin de çöktüğünü görecek.
9-Ama Türkiye ve bölge ülkelerinin temel hedefi sadece İsrail değil. Bölge içi cephelerin tamamen kapatılması.
10-Yüz yıl sonra ilk kez, coğrafya bütünleşmesi için büyük adımlar atılıyor, cepheler kapatılıyor.
11-Bugünlerde atılan her adım, coğrafyanın siyasi tarihinde büyük izler bırakacak.
12-Suriye ile Türkiye’yi çevreleyen, Yemen ile S. Arabistan’ı çevreleyen, Sudan ile Mısır’ı çevreleyen akıl çöktü.
Bu tarihi bir zaferdir.
Türkiye durdurulamaz.