Aksaray Akademisi'nde eğitim gören bir öğretmen adayıyım. Hak ve Sorumluluklar dersimize giren öğretim görevlisi Şenyurt Yenipınar, akademide sadece iki sınıfın dersine girmesine rağmen bizlere karşı açıkça psikolojik şiddet, baskı ve mobbing uygulamaktadır. Kendisi sürekli olarak bizim hiçbir vasfımızın olmadığını söylüyor.
Dersimize geldiği ilk gün; “Öğretmenler çok kötü, vasıfsız. Görev yaptığım süre boyunca sürekli kötü öğretmenlerle karşılaştım. Ben de dedim ki bu işi kökten halledeyim, Öğretmen Akademisine geleyim, düzgün yetiştireyim.” diyerek mesleki saygınlığımızı ve gururumuzu zedeliyor. Öğretmenlerin üç temel görevi olduğunu iddia edip bunları bile beceremediğimizi öne sürüyor ve akademi hakkındaki bilgisizliğine rağmen, buradaki öğretmen adayları üzerinden kendi egosunu tatmin etmeye çalışıyor.
Bize ilk hafta 40 sayfalık makale verip “Haftaya bundan size sınav yapacağım.” dedi. Biz bir hafta boyunca bu makaleye çalıştık. Ders günü geldiğinde ise “Şimdi yapmayacağım sınavı.” dedi. Bize ilk haftadan 550 TL’lik kitap aldırdı. “Sınavı bu kitaptan, kendi slaytlarımdan ve makalelerden yapacağım.” dedi. İzlenceye bunun uymadığını söylesek de bizi dinlemedi. Biz hepimiz o kitabı aldık ve okuduk. Gidip bunu Akademi idaresine bildirdik, bize hocayla konuşacaklarını söylediler. Sonra hoca geldi ve bize sınavın sadece slaytlardan olduğunu söyledi. Kitabı boşu boşuna almış olduk. Sınavı dediği gibi slayttan yapmıştı. Sınıf olarak sınavımızın çok iyi geçtiğini düşünüyorduk ama sınav sonucu açıklandığında şoka uğradık.
Bu psikolojik şiddetin ve haksızlığın boyutu sınav sonuçlarıyla da somut bir şekilde ortaya çıkmıştır. Şenyurt Yenipınar’ın dersimize girdiği her iki sınıfta, 60 puanın altında not alan toplam 12 kişi bulunmaktadır. Hocaya 60 altında alırsak Akedemiden atılacağımızı söyledik zaten elenmeye geldiniz buraya elemeceksiniz dedi. Sınav sonuçları açıklandığında, uğradığım bu haksızlık ve baskı karşısında sınıfın ortasında sinir krizi geçirdim; fakat kendisi bu durum karşısında en ufak bir üzüntü veya empati göstermek yerine karşımda sadece sırıttı. Bizim sınıfımızın not ortalaması 71, dersine girdiği diğer sınıfın ortalaması ise 69’dur. Buna karşın, bu hocanın girmediği diğer tüm sınıfların not ortalamaları 90 ile 95 arasında değişmektedir. Bu durum, notlandırma sürecindeki kasıtlı ve adaletsiz yaklaşımı açıkça gözler önüne sermektedir. Akademi içerisinde haksızlık vardır.
Tüm bunların yanı sıra, kendisi dini ve manevi hassasiyetlerimize de saygı göstermemektedir. Cuma günleri normal şartlarda cuma namazı sebebiyle öğle aramız saat 12.30’da başlamaktadır. Ancak bu hoca, cuma günleri dersine kendisi 10 dakika geç gelip, çıkışta bizi 15 dakika geç bırakmaktadır. Onun bu sorumsuz davranışı ve ders sürelerini keyfi olarak esnetmesi yüzünden sınıftaki erkek öğretmenler cuma namazına yetişememekte ve mağdur olmaktadır.
Maruz kaldığımız bu sistemli mobbing, psikolojik baskı, haksız notlandırma ve saygısız tutumları lütfen yetkili birilerine bildirin.
Sosyal medyada öğretmen düşmanlığı yapılıyor. Buna bakanlık önlem almalı bunun sonu iyi değil dedik. Birçok kötülüğü körüklüyor dedik. Dikkate alınmadı.
Zorunlu eğitim uzun, okula gelmek istemeyenler zorla geliyor ve ciddi sorunlar çıkartıyor dedik ama öğretmenler değil özel okul babalarının dediği oldu.
Okullara giriş çıkışlarda sorunlar var. Öğrenciler de öğretmenler de risk altında dedik. Anlatamadık.
Daha dün eylem kararı alınınca bile öğretmenler yatıyor denildi. Tek kelime sahip çıkanımız olmadı.
Giden canlarımıza yanıyoruz. Çok yazık çok...
Öğretmenlere yatmak için fırsat doğdu diyen gerizekalılara sesleniyorum: Okullarda öğretmenden çok öğrenci var. Böyle bir saldırı olayında sizin de çocuklarınız tehlike altında. Bunu idrak edemeyecek kadar ahmak olmayı nasıl beceriyorsunuz. Sade öğretmenler değil tüm vatandaşın sokağa dökülmesi lazım. Bir düşünün bakalım, 10 yaşında çocuğunu okula gönderiyorsun kurşun yemiş olarak dönüyor sana?
Dün Urfa bugün Maraş…Öğretmen; sınıfın düzenini bozan,arkadaşlarına karşı akran zorbalığı yapan, küfür eden, hakaret eden öğrenciye 'Sus!' dahi diyemez oldu. Ne yazık ki öğretmeni ezdirmenin, en küçük bir olayda 'Seni CİMER’e şikayet edeceğim.' düzeninin sonucudur bu yaşananlar.
Öğretmen camiası olarak derin bir hüzün içindeyiz.
Cehalete karşı açılan bu savaşta kalemi, ilimi, irfanı öğretmeye adanan bir meslektaşımızı öğrencisi tarafından bıçaklanması sonucu kaybettik.
Haberlerimiz Sözcü ve Karar Gazetesi'nde 👇
🔴 6 Şubat'ta 105 kişiye mezar olan Bilge Sitesi davasında 3 yılda yaşananlar: Eski Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara'nın tutuklanma ve tahliye serüveni
🔴 6 Şubat depremlerinde yıkılan Nur Sitesi... İçişleri Bakanlığı, AK Partili belediye başkanları hakkında soruşturma izni vermedi
🔴 Alpargün Apartmanı davası: Yerel Mahkeme müebbette ısrarlı, Başsavcılık "300 yılda bir görülen afetti" diyerek indirim istedi
“Bir günde her şeyimi kaybettim.”
O gün sadece Eşimi kaybetmedim; nefesimi, evimin sıcaklığını, huzurumu da kaybettim.
Beş aylık oğlum Yağız, annesinin sesini, kokusunu bile duyamadan büyüyecek.
Her sabah onun gözlerine bakarken, annesiz kalmış bir çocuğun sessiz feryadını duyuyorum. O kadar acı veriyor ki..
Bir çocuk direksiyon başına geçti, bir hayatı değil, bir aileyi yok etti.
O günden beri ben nefes alıyorum ama yaşamıyorum.
Her gün mezarının başında, “Sana söz, Ümran… Adalet yerini bulacak.” diyorum.
Ben artık sadece bir eş değilim; bir baba olarak adalet arayan, içi yanmış bir adamım.
Yağız büyüyecek… Ve ben onun gözlerini bakınca gururla biz annen için verdiğimiz mücadeleyi kazandık dik yürü oğlum diyebilmek istiyorum.
#ÜmranİçinAdalet
Önemli!!! SES VERİN!!!
#FreeTurkistan hashtagıyla gündem çalışması başlattık. Algoritmanın algılaması için bu tweet’i gören herkes nokta dahi olsa yorum yazsın.