Sadece 1 dakika 56 saniye süren bu Türk yapımı kısa film, tüm dünyayı düşündürdü ve dünya çapında 27 ödül kazandı.🇹🇷🙏🎬
Filmin adı Açlık…
https://t.co/WSLTeRZzTT
Yeni şiir kitabım çıktı...
"...gülendir insan, ağlayandır, inleyendir
kapıyı vurup giden, bastırılmayan isyandır insan
bazen her yanından iyilik akar, bazen kötülüğe gövde
ağacını yakan kibrit çöpüdür insan..."
#şiir
Sayın Yargıç;
Siyaset kurumu devleti soymanın bir aracı değildir.
Siyaset halka hizmet etmektir.
Sayın Yargıç,
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bölme ve parçalama projesinin 2. aşaması başlıyor.
Bakınız, BOP’un 2. Aşaması sürecinde Türkiye alenen bir sığınmacı deposu haline getirilmiştir? Ne acıdır ki para uğruna Türkiye’ye “Geri Kabul Anlaşması” imzalatılmıştır.
Sayın Yargıç Unutmayın, bir ülkeyi bölmek için önce o ülkeyi sığınmacı nüfus olarak büyütüp,
ekonomik olarak küçültürseniz, yani yoksulluğu yaygınlaştırırsanız emperyal güçlerin
ekmeğine yağ sürer ve emellerine hizmet etmiş olursunuz. Açıkça söylüyorum bugün
için yapılan budur.
Bakınız bugün
Devletimiz borçlandığı her 100 lira karşılığında 135 lira faiz ödüyor.
Bakınız! Lütfen dikkat ediniz, Bunu herkesin duyması ve bilmesi gerekiyor!
Her 100 lira için 135 lira faiz ödüyoruz.
Çok değil daha bir kaç yıl önce, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından 128 Milyar dolar buharlaştırıldı.
Sayın Yargıç, tekrar ediyorum.
Millete ait 128 Milyar Dolar para, yandaşa ve 5'li Çetelere arka kapıdan satılarak yok edildi.
Bir vatansever için ne kadar acı bir tablo değil mi?
Borçlanıyor ve borcumuzu ödeyemez hale geliyoruz. Bununekonomi bilimindeki
en basit karşılığı şudur ; "Para alan, emir alır."
Ödeyecek paranız yoksa elinizdeki toprakları vermek zorunda kalırsınız.
Kısa, öz ve direk söylüyorum!
Erdoğan, Kıbrıs ve Ege de taviz ve toprak verecek.
Kendisi daha ilk yıllarında dahi bu amacını dile şöyle dile getirmişti!
Hatırlayın !!
"Gerekirse Kıbrıs'tan bir kısım toprakta verilebilir"Diyen Erdoğan,
"Emir komuta merkezim isterse Papaz elbisesi giyerim"diyen Erdoğan,
"Hem laik hem Müslüman olunmaz" diyen Erdoğan,
"Valilere çukurlar eşilirken, dokunmayın talimatını ben verdim" diyen Erdoğan,
"Ne istediler de vermedik, bitsin bu hasret dön gel " diyen Erdoğan,
Kurucu irademiz ve liderlerimize, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e "Ayyaş" diyen Erdoğan,
Dolayısıyla Erdoğan; Ülkemiz, devletimiz, birliğimiz ve geleceğimiz için bir tehdit ve tehlikedir.
BOP’un 2. Aşaması Kıbrıs ve Ege’den toprak ve taviz vererek tamamlanmayacak Sayın Yargıç!
Devam edecek.
Ülkemize sokulan ve sayısı belli olmayan ama on milyonlarla ifade edilen,
geri kalmış dünyanın hemen her tarafından yurdumuza gelen,
Eğitimsiz, kayıtsız, geçmişi bilinmeyen ve içerisinde çok sayıda cihatçı olduğu tahmin edilen,
milyonlarca sığınmacı, emperyalistlerin Erdoğan eliyle ülkemiz üzerinde kurduğu korkunç
tablo bir beka sorunudur.
++++
Kadın ve Karanfil
Devrime sevdalı
Kadın ve Karanfil
Ateşte kıvılcım
Kadın ve Karanfil
Şafakta kızıl
Kadın ve Karanfil
Sabah yelinde
Güneşi doğuran
Kadın!...
Feride Çelik
-Ufacık bir çocuk yasak bir aşkı gördü diye öldürülmez.
-Hadi öldürüldü diyelim, bizzat ailesi tarafından bu cinayet örtbas edilmeye çalışılmaz.
-Hadi aile de psikopat, hasta diyelim, bütün olarak bir köy böyle bir vahşete sessiz kalmaz.
-Diyelim köylü de korkudan sustu, Aynı köylü 20 kadar fake GSM hattı ayarlayıp, gizli görüşmeler yapmaz,
Onlarca yanlış ihbarda bulunarak jandarmayı oyalamaya çalışmaz.
-Hadi diyelim köy ahalisi tümden birlik olup devleti kandırmaya, vahşi cinayeti örtmeye çalışıyor, koskoca devlet bir koca ayda, k.ç kadar köydeki bir vahşeti aydınlatamayacak kadar aciz olmaz. 3-5 köylü tarafından manipüle edilip, şamar oğlanına dönmez.
Bizimle dalga geçmeyin, böyle saçma bir hikaye olmaz, olamaz.
Hepimizin kafasındaki o şüphe konusunda büyük ihtimalle haklıyız.
Narin cinayeti, sadece bir cinayet değil ve üstü örtülmeye çalışılan Narin'i kimin neden katlettiği değil.
Çok yüksek ihtimalle bu vahşetin ardında toplumu ve devlet otoritesini sarsacak derecede büyük, karanlık bir skandal var ve Narin cinayeti bal gibi de politik.
Cinayeti açıklığa kavuşturmayan irade de bu üst düzey politik aklın bizzat kendisi.
Magazinsel haberlerin hepsi bu skandalı örtmek amacıyla düzenli bir şekilde, bilinçli olarak pompalanıyor, asıl korkunç gerçek sulandırılıyor.
Gerçekler ortaya çıkıncaya kadar, o köyde neler olduğunu sormaktan asla vazgeçmeyelim.
#NariniUnutmaTürkiye
Dersim’in Ovacık ilçesinde bir kafeya baskın düzenleyen özel harekat polisleri şiddet uyguladı ve silah kullandı
Baskında Erkan Kıl adlı bir gencin gözaltına alındığı öğrenildi
https://t.co/b2TCgvl4gQ
Tunceli halkının tanıdığı, sevdiği bir ‘deli’ #Seyuşen.
Evi Tunceli sokakları... Yaz – kış dışarıda yatar; kedilerin, köpeklerin bile buz tuttuğu karlı kış gecelerinde, karları yorgan yapar.
Yine böyle bir gecenin sabahına uyanır... Tunceli sokakları kimsesizdir. Emniyet Müdürlüğüne doğru koşar... Elinde biriktirdiği taşları emniyete doğru savurarak “Ne yaptınız ulan? Halkım nerede?” diye bağırmaya başlar. Oysa, nüfus sayımı vardır o gün. Seyuşen'in sözle ikna olmayacağını anlayan polis, çareyi onu tek tek evleri gezdirmekte bulur. Seyuşen, evleri gezmekten yorgun düştüğü o gece, karlara sarılıp uyurken, bir meczup tarafından kafası baltayla kesilerek öldürülür...!
Seyuşen'in öldürülmesinin ardından, sevgili Kamer Genç heykelini diker Tunceli merkezine. O gün - bu gündür, Tunceli merkezinden olup biteni seyreden Seyuşen, halkına bir zarar gelmesi halinde oturduğu yerden fırlayacakmış gibi durur. Kentin neresine giderseniz gidin, Seyuşen'in gözleri takip ediyordur sizi...
Özümsensin diye söylüyorum; Seyuşen bir imge değildir, Seyuşen bir benzetme değildir, Seyuşen anonim bir halk öyküsü hiç değildir. Seyuşen gerçekten karlı kış günlerinde halkının varlığını tasdik edebilmek için ev ev dolaşmış ve halkının var olduğundan emin olarak yatmıştır kar üzerindeki ölüm uykusuna...
Nasıl olacak şimdi usta
Ez cümle canını da kavganı da yanında alıp götürüyorsun
Güle güle kavganın öğretisi
Hoşça kal bükülemeyen devrimin ustası
#GencoErkal
Son isteği demli çay ve sigara eşliğinde Rodrigo'nun gitar koçertosunu dinlemek olan bir insanı astınız.
Bahçeleriniz bahar görmesin.
Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Arslan'ı saygıyla anıyorum.
Bakın Deniz bu konçertoyu neden dinlemek istemiş.
Bu dinleyiş bile faşizme boyun eğmemektir.
Ülkemiz maden tekellerinin sömürgesi, işçi ve köylüsü de köle değildir. Tahrip edilen vatanımızdır. Siyanürle çalışan madenler derhal kapatılmalıdır. Sen de sesimiz ol #İliçAltınMadeniKapatılsın
Ülkemiz maden tekellerinin sömürgesi, işçi ve köylüsü de köle değildir. Tahrip edilen vatanımızdır. Siyanürle çalışan madenler derhal kapatılmalıdır. Sen de sesimiz ol #İliçAltınMadeniKapatılsın